E-Nasıl.Com

İnternet Gündemi

Ekim 5th, 2008 iin arsiv

BOP’un Ayakları

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Makaleler

1) Ortadoğuda Siyasal Dönüşüm: Mevcut coğrafyadaki yönetimlerin Batı standartlarına göre yeniden formatlanması ve “demokrasi”nin bölgeye hakim kılınması.

2) Ortadoğu’da Ekonomik Dönüşüm: Söz konusu coğrafyada serbest piyasa ekonomisinin teşviki, liberal ekonomik sistemlerin yerleştirilmesi, devlet denetimindeki alanların özel teşebbüse açılmasının hızlandırılması. Uzun vadede bölge ekonomilerinin Batı ekonomik sistemine entegrasyonunun sağlanması.

3) Ortadoğu’da Toplumsal/Kültürel Dönüşüm: Klasik –din eksenli- eğitim veren kurumların reformasyonu veya tasfiyesi, Batı kültürünü teşvik eden eğitim, medya ve benzeri kültür araçlarının teşviki. Batılı hayat normlarının ve yaşama tarzının bölge insanının gündelik yaşamına nüfus etmesinin sağlanması.

4) Ortadoğu’da Stratejik Dönüşüm: Batının “tehdit” olarak kabul ettiği ve öne sürdüğü (terörizm, kitle imha silahları vb.) odakların yok edilmesi ve bölgenin Batılı güvenlik norm ve konseptine uygun hale getirilmesi.

Peki bütün bunlar gerçekte ne anlama geliyordu? Onları ise şu şekilde açıklamak mümkün:

1) Siyasi anlamda ABD ile uyumlu yönetimlerin oluşturulması veya zaten mevcut yönetimlerin bu yöndeki sadakatlerinin teminat altına alınması. Böylelikle bölgede ABD politikalarına ters yönetimlerin tasfiye edilmesinin sağlanması.

2) Ekonomik anlamda bölgenin Batılı şirketlerle, Batılı sermayeye açılması yahut bunların önündeki engellerin ortadan kaldırılması. Böylece “ yabancı sermaye1nin bölgede tam ve kesin bir hakimiyeti için uygun zemin oluşturulması. Liberal ekonomik açılımlara gidilmesi

3) Toplumsal ve kültürel olarak Batı değerlerine ters bakmayan bir İslam kültürü geliştirilmesi (Bunun alr ergümanları “Ilımlı İslam” veya “Yeşil Kuşak” olarak zaten daha önce förmüle edilmişti”) “İslami radikalizmin” belinin kırılması.

4)   Bölgede ulusal güç odaklarının ve silahlı güçlerin oluşumu engellenerek, Batı çıkarlarını tehdit edebilecek herhangi bir silahlı gücün olmasına veya oluşmasına izin verilmemesi.[1]

Amerikan Girişim Enstitüsü isimli muhafazakar bir kuruluşta 26 Şubat 2003 tarihinde yaptığı konuşmadır. Bush burada “Ortadoğu’da Serbest Ticaret Bölgesi kurulması gereği”nden söz etmiştir. 6 Kasım 2003’teki “Ulusal Demokrasi Vakfı”nda yaptığı üçüncü konuşmasında da “Ortadoğu’yu Özgürleştirme Stratejisi”nden bahsetmiştir. Ocak 2004’te yaptığı “Birliğin Durumu” başlıklı son konuşmasında ise niyetini daha açık olarak ortaya koymuştur. Aynı yönde görüş bildiren bir başka yetkili isim ise ABD Başkanı’nın Güvenlik Danışmanı Condoleezza Rice idi. Rice, 7 Ağustos 2003 tarihinde The Washington Post’ta yayınlanan “Transforming the Middle East” (Ortadoğu’yu Dönüştürmek) başlıklı yazısında, Bush’un söylediklerini bir kere daha teyid ediyor ve projenin 22 ülkeyi kapsayacağını ifade ediyordu. ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney de 2003 Davos Dünya Ekonomik Forumu’nda yaptığı konuşmada projenin seyrine ilişkin bir takım ipuçları sunmuş idi. Cheney, “İslam inançları ve kültürü demokrasi ve özgür değerleri yaratmaktan yoksun değildir” diyerek projenin ilk işaretlerinden birini vermişti. Cheney’nin bu konuşmasının ilginç yanlarından biri de bu projede yanlarında olmaması durumunda Avrupa’ya aba altından sopa göstermesiydi. Cheney, Avrupa’nın “evrensel güvenlik sorumluluklarını” yeterince paylaşmadığından şikayet ediyordu. Cheney’nin konuşmasında ayrıca ilginç olansa aslında demokrasi ile hiçbir ilgileri olmasa da, sırf ABD ile işbirliği yaptıklarından dolayı Fas Kralı ile Bahreyn ve Ürdün devlet başkanlarına övgüler yağdırmaktan geri durmamasıydı. Onu Colin Powell’ın açıklamaları ve

bölge ülkelerine yaptığı ziyaretler izledi


[1] Akar, age., s: 25-26

131


BOP’un tarihsel arka planı

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Makaleler

Projenin Tarihsel Arka Planı

Büyük Ortadoğu Projesi’nin arka planına baktığımızda –1. Dünya Savaşı sonrası durumu bir yana atarsak- aslında konuyu 1991 Sovyet sisteminin yıkılışına kadar götürmemiz mümkün. Proje, Sovyet nüfus alanından boşalan yerleri ve ortaya çıkan dengeleri – ya da dengesizlikleri- yeniden tanımlamak ve bir strateji geliştirmek ihtiyacından doğdu. Dünyada tek başına süper güç olarak kalan ABD, geleceğe kendi çıkarları doğrultusunda şekil vermek için daha da cesaretlenmişti. İşte tam bu noktada Genişleyen Ortadoğu kavramı yavaş yavaş doğdu ve belli bir bölgeyi kapsayan türde strateji geliştirildi.[1]

Büyük Ortadoğu Projesi’ni birdenbire ortaya çıkmış yeni bir proje olarak görmemekte yarar var. Ancak burada dikkat çeken bir nokta; Büyük Ortadoğu Projesi’nin ABD resmi belgelerinde görünmemesidir. Plan kendini daha ziyade, ABD’de derin devlet ve CIA hesabına çalışan Fikir Üretme Merkezleri’nin raporlarında ve ABD resmi ağızlarının gayrı resmi toplantılarda ifade edilen beyanlarında belli etmektedir[2]

Başkan George W. Bush bu konuya şimdiye kadar birçok yerdeki konuşmasında değinmiştir. Bush konunun işaretlerini ilk olarak ABD Harp Okulu Mezuniyet Töreni’nde 1 Haziran 2002 tarihinde yaptığı konuşmasında vermiş ve “ İslam ülkelerinin de demokrasi özgürlüklere layık olduğu”nun altını çizmiştir


[1] Akar, age., s: 19-20

[2] Akar, age., s: 21

212


Büyük Ortadoğu Projesi ( Genel Hatları İle )

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Makaleler

Emperyalist güçlerin çıkarları doğrultusunda dünyayı şekillendirdikleri bir devirde gün geçmiyor ki devletler arasında bir gün anlaşmazlık çıkmasın, işgal altında bulunun yerlerde kan dökülmesin. Daha düne kadar Osmanlı sınırları içerisinde insanlar farklı ırklardan da olsalar huzur içinde yaşıyorlardı. Ama bugün o bölgelerdeki halklar için bunları pek söylememiz mümkün değil. Özellikle de Ortadoğu’da. Her zaman öne sürülecek bir taş olarak kullanılan Ortadoğu bugün İsrail ve Amerika’nın, resmi belgelerinde yer almayan fakat uygulamaya çoktan geçmiş oldukları Büyük Ortadoğu Projesi’ni o bölgenin haklına empoze etmeye çalışıyorlar. ABD Dış İşleri Bakana Rice tarafıdan ilk önceleri adı “Greater Middle East Project-Büyük Ortadoğu Projesi” olarak ilan edilen, 21. Yüzyılın sömürücü ve siyonist planın hareket alanı Tevrat’ta vaad edilen kutsal topraklardır.

221


TPAO Akdeniz’i Tarayacak

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Kategorilenmemiş

TPAO, Akdeniz’de 2 boyutlu sismik çalışma yapacak.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Akdeniz’de 2 boyutlu sismik çalışma yapması için bir gemi kiraladı.

Geçen ay sismik tarama faaliyetlerine başlayan gemi 5 bin kilometrelik alanda çalışma yürütecek.

Konuyla ilgili bilgi veren bir TPAO yetkilisi, buradan alınan sonuçların olumlu çıkması durumunda arama programları oluşturulacağını ve riski paylaşmak için ortak aranacağını söyledi.

Akdeniz’de İskenderun Körfezinde petrol emaresine rastlandığını, fakat ekonomik öneme sahip bir bulgunun çıkmadığını ifade eden yetkili, Akdeniz’in derin sularında arama faaliyetlerinin devam edeceğini bildirdi.

Son yıllarda petrol arama sektöründe büyük bir canlılık olduğu için özellikle derin deniz sondajı yapan gemilerde sıra bulmakta zorlandıklarını belirten yetkili, sondaj yapabilecek geminin bulunması durumunda Batı ve Orta Karadeniz’de de 2009 yılı içinde 2 adet kuyu açmayı planladıklarını kaydetti.

Bu arada Suriye-Türkiye sınırında nerelerde ortak çalışılabileceği konusunda TPAO’nun Suriye tarafı ile görüşmelerin devam ettiğini belirten yetkili, yeni petrol ve doğal gaz kaynakları açısından Suriye sınırından çok ümitli olduklarını kaydetti.

Kaynak

240


Cebit’e Türk damgası

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Teknoloji Haberleri

Avrasya’nın en büyük bilgi ve iletişim teknolojileri fuarında Türk malı bilgisayarlar sergilenecek.

Cebit Bilişim Eurasia, 7 Ekim’de kapılarını açmaya hazırlanıyor. Beylikdüzü Tüyap’ta 12 Ekim’e kadar devam edecek fuarda en son teknolojileri kullanan firmalar gövde gösterisi yapacak. Bu yıl Cebit Bilişim Eurasia’yı verimli bir şekilde ziyaret etmek isteyenlere büyük bir kolaylık sağlanıyor. Cep telefonu ya da internet üzerinden erişilebilen “Akıllı Randevu” uygulamasıyla, ilgi alanına göre girilen konularla, katılımcılar ile önceden randevulaşmak mümkün olacak.

AVRUPA’YA AÇILMAK İSTEYENLER BURAYA
İş dünyasına yönelik yeni çözümlerin yanı sıra hem iş hem özel yaşamı etkileyecek geleceğin teknoloji eğilimlerinin sergileneceği Cebit Eurasia’da önemli uluslararası konferanslar, etkinlikler ve iş birliği programları da yer alıyor. Fuar ziyaret programında öne çıkan etkinlikler şöyle sıralanabilir: Avrupa’ya açılmak isteyen bilişimcilere fırsat, 7. Türk Cumhuriyetleri İş Birliği Platformu, Avrasya ve Avrupa arasındaki iş trafiğinde yeni bir köprü, ilk ‘yüzde 100 Türk malı’ bilgisayar.

ÜRETİM İÇİN TEŞVİK
Bu platformlardan en dikkat çekeni kuşkusuz ilk ‘yüzde 100 Türk malı’ bilgisayar olacak. Türkiye’nin bilişim sektöründe üretici konumunda olmasına teşvik etmek üzere Bilişim Sektörü Derneği (TÜBİDER) tarafından düzenlenecek CPU Turkey 2008 yarışmasının finali Cebit’te gerçekleştirilecek. Bilgisayar işlemcisi tasarlayan finalistlere ödüllerinin dağıtılmasının ardından ilk kez Türk tasarımı işlemciyle çalışan bir bilgisayar sergilenecek. Ve işlemci tasarımı ile ödül alan genç ve nitelikli iş gücünün iş dünyasıyla buluşturulması sağlanacak.

FUARI 150 BİN KİŞİ GEZECEK
Cebit Bilişim Eurasia 2008’i, dünyanın dört bir yanındaki 70 kadar ülke ve bölgeden 150 bini aşkın ziyaretçinin gezmesi bekleniyor. Yaklaşık 1000 katılımcı firmasının hedefledikleri kitleye daha kolay ulaşma fırsatının yanı sıra verimli iş bağlantıları da yapabilecek.

Kaynak

203


Nano - Futbol

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Bilim
Nano-Futbol!
Nano-Futbol!
Bir pirinç tanesi üzerinde, saç telinden daha kalın olmayan bir topla ve bir amibin altıda biri büyüklüğünde oyuncuların oynadığı bir futbol maçı… Bilim kurgu filmlerinden bir kesit gibi görünen bu tanım, mikro-elektro-mekanik sistemler (MEMS) programları çalışan üniversiteler için yeni takım sporunu anlatıyor: Nanofutbol.

178