E-Nasıl.Com

İnternet Gündemi

Ekim 6th, 2008 iin arsiv

Infosecurity Russia 2008

Yazan: admin Tarih: Eki 6th, 2008 | Kategori:: Kategorilenmemiş

Infosecurity Russia 2008


Zaralı yazılımlarla mücadele, sistem güvenliği, hacker ve spam ataklara karşı güvenlik ana sunumcusu “Kaspersky Laboratuarı”, 7-9 Ekim tarihleri arasında Moskova Expocenter’da gerçekleştirilicek olan; uluslararası bilişim güvenliği ve fuarı olan Infosecurity Russia 2008 katılımcı olarak yer alacak.

Fuarda dünyada bir ilk olan “Anti-Hırsız” modüllü Kaspersky Mobile Security Enterprise Edition, Windows – Linux – Smartphone taşınabilir bilgisayarlar için Kaspersky Open Space Security ürünlerinin tanıtımını yapmayı planlıyor.

Kaspersky Lab EEMEA teknik destek yöneticisi Andrey Zerenkov, 7 Ekim saat 16:00 16:15 arası “Durum, Eğilim, Gereksinim: Kaspersky Laboratuarı İleri Teknoloji Ürünleri” adlı kısa bir sunum yapacaktır.

Kaspersky Lab EEMEA teknik destek danışmanı Roman Kosichkin, 9 Ekim saat 12:15 – 12:30 arası “Kişişel bilgilerin antivirus programları ile teşri gereksinimi” adlı kısa bir konferans verecektir.

Kaspersky Laboratuarı antispam laboratuarı yöneticisi Andrey Nikishin, 9 Ekim saat 10:30 – 12:00 arası “Spam ve Biz: Birlikte 30Yıl” adlı bir yuvarlak masa katılımı gerçekleştirecektir.

Infosecurity Fuarı hakkında:

Uluslararası güvenlik sistemleri Infosecurity fuarı Londra, Toronto, New York, Paris, Milan, Brüksel gibi bir çok düzenlenmektedir. 2004 yılından bu yana fuar Moskova’da oldukça başarılı bir şekilde düzenlenmektedir. Infosecurity 2008’de ilk kez konferans meydanında katılımcılara ait ürünlerin tanıtılması için kullanılmaya başlanacaktır

Çeviri: Turkoglu

Kaynak: http://www.kaspersky.ru/news?id=207732813

Alıntıdır.

110


Laptop’lar 10 dakikada şarj olacak

Yazan: admin Tarih: Eki 6th, 2008 | Kategori:: Teknoloji Haberleri

Toshiba laptop şarjı için saatlerce beklemeyi tarihe gömüyor. SCiB bataryalar ne zaman gelecek?

Yeni batarya teknolojisi saatler süren şarj işlemini 10 dakikaya indirecek.
Toshiba, geçtiğimiz yıl tanıttığı ve hızlı şarj yeteneğine sahip olan SCiB (Super Charge Ion Batteries) bataryalarının laptop’lar için geliştirilen modellerini duyurdu. Tamamen boş bir SCiB bataryası, sadece 10 dakika içerisinde yüzde 90 oranında şarj olabiliyor.

Mevcuy Lityum-Ion bataryalara göre çok daha hızlı şarj olabilen SCiB bataryalarının tek özelliği de bu değil. Bugün kullanılan standart bataryalar ortalama 500 kez şarj edilebilirken, SCiB bataryaları yaklaşık 6.000 kez şarj edilebiliyor. Başka bir deyişle Toshiba’nın yeni bataryalarının kullanım ömrü, standart Lityum-Ion bataryalardan 10 - 12 kez daha uzun.

SCiB’in bir diğer avantajı ise, patlama veya yanma riski taşımıyor oluşu. Kötü haber ise, yeni bataryaların henüz piyasaya sürülmeyecek olması. Teknoloji üzerinde çok sayıda iyileştirme yapmayı planlayan Toshiba, piyasa tarihi hakkında kesin bir bilgi vermekten kaçınıyor; sadece uzunca bir süre SCiB bataryaları kullanma şansımız olmayacağını söylemekle yetiniyor.

kaynak:http://www.chip.com.tr/konu/Laptop-lar-10-dakikada-sarj-olacak_8956.html

75


Fotoğraflarda Kırmızı Göz Nasıl Oluşur?

Yazan: admin Tarih: Eki 6th, 2008 | Kategori:: Ne Nasil / Neden

Fotoğraflarda Kırmızı Göz Nasıl Oluşur

Geceleri flaşla çekilen fotoğraflarda genellikle gözler kırmızı çıkar. Peki fotoğraftaki güzelliği bozan bu olay nasıl olur? Niçin her zaman olmaz? Niçin gündüzleri flaşla çekilen fotoğraflarda olmaz? Gözümüz iç içe geçmiş üç tabakadan oluşur…. En dışarıdaki gözümüzü koruyan ve göz akı da denilen sert tabakadır. İkincisi, kan damarlarından meydana gelmiş ve ortasında göz bebeğinin bulunduğu damar tabakadır…Bu damarlar sayesinde fazla ışıkta göz bebeğimiz küçülür, karanlıkta ise daha çok ışık alabilmek için büyür ama bu hareketi oldukça yavaş yapar. Üçüncü tabaka da retina adı verilen, ışığa duyarlı kılcal damar ağlarından oluşan ağ tabakasıdır. Köpek, kedi, geyik, karaca gibi hayvanların gözlerinin arkasında, yani retinalarında ayna gibi, yansıtıcı özel bir tabaka vardır. Eğer karanlıkta gözlerine el lambası veya araba farı gibi bir ışık tutarsanız, bu ışık gözlerinin içinden yansır ve gözleri karanlıkta pırıl pırıl parlar. İnsanların gözlerinin retinasında ise böyle bir yansıtıcı tabaka yoktur.

Fotoğraf makinesinin flaşı çok kısa bir zamanda çok kuvvetli bir ışık verir. Gözbebeğimiz ise bu kadar kısa zamanda küçülmeye fırsat bulamaz. Işık doğrudan retinaya ulaşır ve oradan da doğrudan kılcal damarların görüntüsü yansır. İşte flaşla çekilen fotoğraflarda görülen bu kırmızılık retina tabakasındaki kılcal damarların görüntüsüdür.
Günümüzde, birçok fotoğraf makinesinde, gözün bu kırmızı görüntüsünü azaltacak önlemler alınmıştır. Bu makinelerde flaş iki kere çakar. Birinci çakış resim çekilmeden az önce olur ve gözbebeğinin küçülerek gözdeki yansımayı azaltmasına zaman tanır. İkincisi de tam fotoğraf çekilirken olur ki, gözbebeği olması gereken durumu almıştır zaten. Başka bir önlem de odadaki bütün ışıkları açarak gözbebeğinin önceden küçülmesini sağlamaktır.

Geceleri flaşlı fotoğraflarda, gözlerin kırmızı çıkmasının önlenmesinin bir yolu da flaşı objektiften olabildiğince uzak tutmaktır. Günümüzde fotoğraf makineleri o kadar küçülmüştür ki, flaş makinenin bünyesinde ve objektife birkaç santim mesafededir. Flaşın ışığı göze gelip yansıyarak geri döndüğünde doğrudan objektife gelir. Gündüzleri ise gözümüze dışarıdan, her yönden ışık geldiği için, flaşın ışığı bunların arasında daha az oranda gözümüze girer ve kırmızı göz olayı yaratmaz.

82


8.500 yıllık tarihi Marmarayla katledecekler !

Yazan: admin Tarih: Eki 6th, 2008 | Kategori:: Kategorilenmemiş

8.500 yıllık tarihi katledecekler !.
8.500 yıllık tarihi kalıntılar, “Marmaray gecikmesin” diye iş makineleriyle taşınmış!.

Yenikapı’daki Marmaray kazılarıyla ortaya çıkan ve İstanbul’un tarihini sil baştan değiştiren son bulgular büyük yankı uyandırdı. Tarih ve arkeoloji dünyasında büyük heyecan yaratan bu keşif, ’İstanbul’un geçmişi M.Ö 7. yüzyıla dayanıyor’ve ’İstanbul’u Atina’dan gelen Megaralılar kurdu’savlarını yerle bir etti. Çünkü Marmaray kazıları ortaya çıkardı ki, İstanbul’un geçmişi 2 bin 700 yıl öncesine değil Neolitik Çağ’a yani diğer bir deyişle 8.500 yıl öncesine dayanıyor.

Ancak bu muhteşem keşif beraberinde çarpıcı bir tartışmayı da getirdi. Marmaray projesinin daha fazla gecikmemesi için bu alanda bulunan kalıntıların başka bir yere taşınıp incelenmesi planlanıyor. Fakat uzmanlara göre bu bir katliam olur.

‘BİRKAÇ AY DAHA GECİKSE NE OLUR’

Eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel, kalıntıların taşınmasına şiddetle karşı çıkıyor. İstanbul’un bilinen en eski köyünün bulunduğunu ancak Marmaray kazı çalışmaları nedeniyle işin aceleye getirilmek istendiğini iddia eden Yücel, İstanbul’un metro için birkaç ay daha bekleyebileceği görüşünde: “Yapılan keşif çok büyük. İstanbul’un bilinen tarihi değişiyor. Ancak bir sorun var. İstanbul’un ilk köyünün ve insan iskeletlerinin bulunduğu yerin hemen yanı başında bir bataklık var. Bu bataklıktan Neolitik çağa ait olduğu belirlenen ahşap savunma silahları, seramik parçaları, kürekler ve bazı o döneme ait eşyalar bulundu. Bataklıkların özelliği hava almaması. Bu nedenle binlerce yıl geçse bile içindeki maddeleri koruyabiliyor. Bu da arkeoloji açısından bulunmaz bir nimet. Kimi ülkelerde de buna benzer bataklıklar bulundu. Hatta o bataklıklardan bozulmamış insan cesetlerine bile rastlandı. Yani bataklıklar arkeolojik açıdan büyük önem taşıyor. Ancak öğrendiğimiz kadarıyla bu bataklık Marmaray çalışmaları aksamasın diye iş makineleri marifetiyle taşınacakmış. Büyük hata olur. İstanbul metro için 3 ay daha bekleyebilir sonuçta her yıl İstanbul’a milyonlarca turist getirecek tarihi değerlerden söz ediyoruz.”

ÇALIŞMALAR YERİNDE VE ELLE YAPILMALI

Yenikapı Metro-Marmaray Kazıları Sorumlusu emekli arkeolog Metin Gökçay da kalıntıları taşımanın büyük bir hata olacağı görüşünü savunuyor: “Arkeolojik çalışmalar yerinde ve elle yapılmalı. Amaç daha önce orada yaşayan insanların bıraktığı yaşam izlerine ve kültür verilerine ulaşmaktır. Bataklığı iş makineleri ile başka bir yere taşımaya kalkmak definecilik yapmak olur. Kazı yapmadan başka bir yere taşırsanız, tabakaları birbirinden ayıramazsınız . Kültür tabakalarını saptamak demek tarihin bilinmeyen sayfalarını yeniden yazmak demek olur. Dünya kültür mirasına katkı sağlayacak böyle bir çalışma oldu bittiye getirilmemeli. Metro her zaman yapılabilir, en fazla 3 ay sürecek bir çalışmaya tahammül edilmeli.”

BAŞKA YERE TAŞINSA BİLE KEPÇE GİRMESİN

İstanbul Üniversitesi Arkeologlar Derneği Başkanı Doç. Dr . Necmi Karul da, öncelikle bir kazı stratejisi oluşturulması gerektiğini söylüyor:

“Bataklık ortamlar organik maddelerin uzun süre bozulmadan kalmasını sağlar. Buradaki çalışmalar, Anadolu’da daha önce eşine rastlanmayan bulguları da ortaya koyabilir. Bataklık alanlarda malzemeler tabakalaşmış olarak bulunmaz bu nedenle bataklığın boyutları iyi tespit edilerek bir kazı stratejisi belirlenmeli . Malzemelerin özenle ayıklanabilmesi için bataklık başka bir alana taşınmalı ama bu iş makineleriyle olmamalı.”

Vatan

haber3

76


İşte yeni SSK ve Bağ-Kur aylıkları

Yazan: admin Tarih: Eki 6th, 2008 | Kategori:: Kategorilenmemiş

SSK ve Bağ-Kur’daki yeni değerlendirmeyle maaşlar daha az artacak!
SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin yıllık maaş artışında yine TÜFE ve Gelişme Hızı kullanılacak.

Ancak, Gelişme Hızı katsayısının artık yüzde 100 yerine yüzde 30 kullanılmaya başlanması emekli aylıklarının yıldan yıla daha az artmasına neden olacak.

Sosyal güvenlik reformu esas itibariyle halihazırda çalışmakta olanları ya da bundan sonra çalışma hayatına girecekleri etkiliyor. Ancak reform, çalışanlar kadar olmasa da, emeklileri de belirli ölçülerde etkileyecek. Bu etkilenme Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinde birtakım farklılıklar gösteriyor. Reform kanunundan en az etkilenecek olanlar memur emeklileri. İşte emeklileri bekleyenler:

Yüzde 30 uygulanacak

Reform öncesinde sağlık harcamaları Emekli Sandığı tarafından karşılanan memur emeklileri, 1 Ekim sonrasında kurumsal hazırlıklar tamamlandıktan sonra Genel Sağlık Sigortası kapsamında sağlık hizmeti alacak.

Memur emeklilerinin, 1 Ekim’den önce; Tekrar kamuda çalışmaya başlarlarsa aylıkları kesiliyor; SSK’ya tabi bir işte çalışırlarsa en az asgari ücretin yüzde 30′u destek primi ödüyor; Bağ- Kur’a tabi çalışırlarsa 12. basamağın yüzde 10′u destek primi ödüyorlardı.

1 Ekim’den sonra da aynı uygulama devam edecek. Ancak yeni dönemde hem emekli aylığı alıp hem Bağ-Kur kapsamında çalışırlarsa destek primi asgari ücretin yüzde 12’si olacak. Takip eden her yıl bir puan artırılacak ve nihayet yüzde 15 olarak uygulanmaya devam edilecek.

Emekli memurlar 1 Ekim sonrası SSK kapsamında çalışırlarsa yüzde 31-36,5 destek primi ödeyecek. Bunun yüzde 7,5′i kendisine ödenen ücretten kesilirken, geri kalanı işveren tarafından ödenecek.

MEMUR DAHA AVANTAJLI

Reformdan önce SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarının artırılmasında Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) ve Gelişme Hızı katsayıları kullanılıyordu. Reformla TÜFE yine aynı şekilde kullanılacak.

Ancak Gelişme Hızının yüzde 100′ü değil yüzde 30′u esas alınacak. Bu da işçi ve esnaf emeklilerinin aylıklarının yıldan yıla daha az artması anlamına geliyor.

Memur emeklilerinin aylıkları ise eskiden olduğu gibi yine memur maaş katsayısına göre artırılacak. Bu açıdan memur emeklilerinin maaşları diğerlerine nazaran daha hızlı artmış olacak.

iŞÇi EMEKLiSi ESNAF OLURSA DESTEK PRiMi ARTACAK

SSK emeklileri yine SSK kapsamında çalışırlarsa yüzde 31-36,5 destek primi ödeyecek. Bağ-Kur emeklileri de aynı şekilde SSK’ya tabi çalışmaya başlarlarsa aynı oranda destek primi ödeyecekler.

SSK veya Bağ-Kur emeklileri Bağ- Kur kapsamında çalışmaya başlarlarsa, yüzde 10 değil, 1 Ekim - 31 Aralık 2008 arasında yüzde 12, takip eden her yıl bir puan artırılarak nihayet yüzde 15 destek primi ödeyecek.

Örneğin, bir fabrikadan emekli olan Hasan Bey, aynı fabrikada işçi olarak çalışmaya devam ederse, kendisi için Ekim 2008′de 197 YTL (asgari ücret için) destek primi ödenecek. Bu primin 3/4′ü işveren payı, 1/4′ü işçi payı olarak ödenecek.

Ancak Hasan Bey, bir limited şirkete ortak olursa, bu kez Bağ-Kur statüsünde Ekim 2008′de 77 YTL destek primi ödeyecek.

Eski emekli etkilenmez

Kamuoyunda yanlış bilgilendirme sonucu, şu an emekli olarak çalışmakta olanların, 1 Ekim’den sonra aylıkları kesilecekmiş gibi bir yanlış anlama oluştu. Oysa böyle bir durum söz konusu olmayıp, emekli aylığı kesilecek olanlar, 1 Ekim’den sonra ilk defa sigortalı olup da emekli olacaklardır.

Bunlar da emekli olduktan sonra memur ya da SSK’lı olarak çalışırlarsa aylıkları kesilecek. Bağ-Kur’a tabi olarak çalışırlarsa emekli aylıklarını alarak çalışmaya devam edebilecekler.

İş kazası primi eklenecek

Örneğin emekli olduğu basın kuruluşunda halen çalışmaya devam eden Sami Bey için işvereni daha önce her ay yüzde 30 destek primi ödüyordu. Bu oran Sami Bey’in emekli aylığından değil, işveren tarafından ödenen ücret üzerinden hesaplanıyor, 1/4′ü Sami Bey’in ücretinden kesiliyor kalanı da işverence SGK’ya ödeniyordu.

1 Ekim’den sonra da Sami Bey, emekli aylığından hiçbir kesinti olmaksızın yine aynı şekilde çalışmaya devam edecek. Ancak Sami Bey’in işvereninin ödeyeceği prime bir de iş kazası ve meslek hastalığı primi eklenecek.

Maluller 1 Ekim’e dikkat!

SSK’dan malullük aylığı alanlar destek primi ödeyerek Bağ-Kur’a tabi çalışabiliyorlardı. 1 Ekim’den sonra ilk defa malullük aylığı bağlananların aylıkları, bu tür çalışma durumunda kesilecek. Ancak önceden beri aynı şekilde çalışmaya devam edenler, 1 Ekim’den sonra da aylıkları kesilmeksizin çalışmaya devam edebilecekler.

Gazilere yeni avantaj

Harp ve vazife malulleri daha önce SSK’ya tabi bir işte çalışırlarsa yüzde 30 SGDP ödüyorlardı. İsterlerse buna ilaveten yüzde 20 de emeklilik primi ödeyerek ileride ikinci bir emeklilik elde edebiliyorlardı.

Bağ-Kur’a tabi çalıştıklarında da 12. basamağın yüzde 10′u prim ödüyorlardı. Memur olarak çalışırlarsa aylıkları kesiliyordu.

1 Ekim’den sonra bu kişiler memur (4/c’li) olurlarsa aylıkları kesilmeksizin emeklilik primi ödeyecek. 4/a veya 4/b’ye tabi çalışırlarsa öncelikle iş kazaları ve meslek hastalığı primi ödeyecek. Dilerlerse emeklilik primi de ödeyecekler. Ancak GSS primi ödemeyecekler.

Reform öncesi, bir Bağ-Kur emeklisi, emekli aylığını kestirerek SSK’ya tabi çalışmaya başlar ve en az 3,5 yıldan (1260 gün) fazla prim öderse, yeniden emekli olmak için başvurduğunda SSK şartlarında emekli olabiliyor ve daha yüksek emekli aylığı alabiliyordu.

1 Ekim sonrası ilk defa sigortalı olanların böyle bir imkanı olmayacak.

BAĞKUR’LU İÇİN 3 YIL ŞARTI KALKTI

Emekli aylığı alırken kestirip yeniden prim ödemeye başlayan Bağ-Kur emeklileri, 3 yıl geçmeden yeniden aylığa müracaat edemiyorlardı. Yeni yasada böyle bir şart yok. Dolayısıyla emekli aylığını kestirip çalışmaya başladıktan sonra, 3 yılı beklemeksizin tekrar aylık talebinde bulunabilecek.

Emekli aylıklarını banka hesaplarından 6 ay süreyle almayanların aylıkları, ihtiyati olarak durdurulacak. Bunların yeniden müracaat etmeleriyle birlikte aylıkların ödenmesine devam edilecek.

Belirli yaşın üstündeki emekliler ile özürlülerin aylıkları dilerlerse evlerinde ödenebilecek.

Yukarıdaki tüm yeni düzenlemeler, banka ve borsaların emekli sandıklarından emekli olanlar için de geçerli.

ÇİFTE AYLIKLARA YENİ DÜZENLEME

Hem kendi emekli aylığı hem eşinden dul aylığı alanlar buna devam edecek. Diğer taraftan hem ölen eşinden ya da ana-babasından ölüm geliri hem dul aylığı birleşirse yüksek olanın tamamı, düşük olanın yarısı verilecek.

Örneğin Fadime Hanım’ın SSK’lı eşi bir iş kazası sonucu ölmüş ve Fadime Hanım’a ölen eşinden ölüm geliri bağlanmıştır. Aynı zamanda Fadime Hanım’ın eşinin 1800 gün sigorta primi olduğu için kendisine dul aylığı da bağlanmıştır. Bu durumda Fadime Hanım ölüm geliri ile dul aylığının ikisini de tam olarak alamayacaktır. Bunlardan yüksek olanın tamamını, düşük olanın ise yarısını alabilecek.

YEŞİL KARTLAR İKİ YILDA KALKACAK

Yeşil kartlılar olarak bilinen ve fakirlik sınırının altında olduğu için sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlananlar, 1 Ekim’den sonra iki yıllık bir geçiş dönemine tabiler. Bu kişiler 2 yıl süreyle yine tüm sağlık yardımlarını ücretsiz alacaklar.

İki yılın sonunda ise bunların durumu SGK tarafından incelenecek. İnceleme sonucu aylık net gelirleri asgari ücretin üçte birinden az ise yine ücretsiz olarak hizmet almaya devam edecekler.

SAĞLIKTA TEK ŞEMSİYE

Sosyal güvenlik reformu öncesinde, çalışan memurların sağlık giderleri kendi kurumlarınca, emekli memurlarınki ise Emekli Sandığı’nca karşılanıyordu. SSK ve Bağ-Kur mensupları ise ödenen sağlık primlerinin karşılığı olarak kurumlarınca anlaşmalı sağlık kuruluşlarından sağlık hizmeti alıyorlardı. Diğer taraftan, SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı’na devrine kadar, SSK’lılar öncelikle kendi hastanelerine başvuruyorlardı. Reform öncesinde pek çok konuda olduğu gibi sağlık hizmetleri konusunda da, sosyal kesimler arasında önemli farklılıklar bulunuyordu. Bu, vatandaşların hem sosyal güvenlik hem sağlık sistemine olan güvenini zedeliyordu.

İŞÇİ, MEMUR, ESNAF AYRIMI KALKTI

Yıllardan beri tartışılan ancak bir türlü hayata geçirilemeyen Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemi, hem sağlık sorunlarının genelini, hem nüfusun genelini sağlık şemsiyesi altına alıyor. GSS sisteminin tamamen hayata geçmesiyle birlikte hizmet sunumunda tek bir ölçüt olacak; gelen hasta GSS kapsamında mı değil mi? Dolayısıyla memur musun, işçi misin ya da esnaf mısın sorularını hastanelerde artık duymayacağız.

DEVLET DESTEĞİ

GSS sistemiyle, çalışanlar ve prim ödeme gücü olanların prim ödeyerek, bu gücü olmayanların ise sistemden ücretsiz yararlanmaları amaçlanıyor. Prim ödeme gücü olmayanların primi devlet tarafından karşılanacak. GSS ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu tüm ülkenin sağlık harcamalarını finanse eden bir konumda olacak.

SİSTEM ZAMANLA DEVREYE GİRECEK

Sosyal güvenlik reform kanununda, GSS hükümlerinin farklı maddeleri için farklı yürürlük tarihi öngörüldü. Buna göre;

GSS’nin önemli bir kısmı 1 Temmuz 2008′den itibaren uygulanmaya başlandı. Özellikle SGK’dan gazilik maaşı, şeref aylığı, 65 yaş/özürlü aylığı gibi normal emeklilik dışında maaş alanlar, GSS sisteminin her türlü imkanından bu tarih itibariyle yararlanmaya başladılar.

GSS kapsamında ödenecek olan sağlık hizmetleri, yurtdışına tedavi için gönderilme uygulaması ve hastaların tedavi giderlerine katılım payı ile ilgili düzenlemeler de 1 Temmuz’da uygulanmaya başlandı.

18 YAŞ ALTI ÜCRETSİZ

Çalışma hayatında olanlar (memur, işçi, bağımsız çalışan) ile emekli aylığı alanlar için GSS’nin uygulanması 1 Ekim 2008′de başladı. 18 yaşın altındaki nüfusun ücretsiz GSS kapsamına alınması da yine 1 Ekim’de başladı.

Fiilen çalışmaya devam eden memurların sağlık harcamaları kendi kurumlarınca karşılanmaktadır. Ancak 1 Ekim’den sonra SGK tarafından belirlenen süre içinde bu kurumlar, sağlıkla ilgili işlemlerini SGK’ya devredecekler.

haber3

203


İstanbul - Bursa 1 YTL

Yazan: admin Tarih: Eki 6th, 2008 | Kategori:: Kategorilenmemiş

İstanbul - Bursa 1 YTL
Ucuz fiyat imkanı deniz taşımacılığında da başlıyor..

İstanbul Deniz İşletmeleri (İDO)’nin geliştirdiği ‘Dinamik Tarife’ isimli projeyle biletini erken alanlar Yenikapı’dan Bursa’ya feribotla 1 YTL ücret ödeyerek gidebilecek. Dinamik fiyatlandırma sistemi için gerekli yazılım ve işlemlerin tamamlandığını belirten İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy, “Havayolları, oteller, araç kiralama şirketleri, teknoloji marketleri ve perakendeciler tarafından sıklıkla uygulanan bu yöntemi İDO’da uygulamaya geçirerek hızlı feribot hatlarında doluluk oranlarını artırmayı ve müşteri talebini daha rahat yönlendirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca yoğunluğu az olan hatlarımızda atıl kapasiteyi dolduracağız. Yolcu yoğunluğu yüksek olan hatlarda da maksimum kâra ulaşmayı düşünüyoruz.” dedi.

Paksoy’un verdiği bilgiye göre Dinamik Tarife’de şehirlerarası seferlerde ilk yüzde 10′luk dilim en ucuz bilet, son yüzde 10′luk dilim ise en pahalı bilet olacak şeklinde düzenlenecek. Biletlerin kalan yüzde 80′lik dilimi de yüzde 30 veya 40′lık dilimler halinde fiyatlandırılacak. En çok talep gören günlerdeki seferler için de tarife dilimleri geliştirilecek. Bu sayede bilet talebi dağıtılmış olacak. Yolcular seyahat planlarında zaman kadar fiyat uygunluğuna göre de planlama yapabilecek.

Hazırlanan yeni Dinamik Tarife bilet sistemi ile her geçen gün taşıdığı yolcu ve araç sayısını artıran İDO’nun daha ucuz yolculuk imkanı sunacağını belirten Paksoy, şunları söyledi: “Yeni bilet sistemimize geçerek yoğunluğu az olan hatlarda atıl kapasiteyi doldurarak, yoğunluğu yüksek hatlarda kâr oranımızı daha da artırmayı düşünüyoruz. Sistem ile yolcularımızın taleplerini yönlendirerek, daha programlı yolculuğu teşvik edeceğiz. Proje ile müşteri memnuniyetini artıracağız. Bu sistem ile internet ve çağrı merkezinden yapılan bilet satışlarımızı artırarak terminal ve gişelerdeki satış yoğunluğunu azaltacağız.”

Haberturk

108