Yazan: admin Tarih: Eki 10th, 2008 | Kategori::
Bilim
Türk arastirmacilar, Edison’un icat ettigi ampule alternatif nanoteknoloji ürünü isik kaynagi üretti. Bu müthis bulus Bilkentli arastirmacilarin imzasini tasiyor. ”Ayarlanabilir beyaz isik” teknolojisi ile Edison’in icat ettigi Ampuller tarih olacak. Edison’in kesfi olan ampuller isiyi isiga dönüstürüyordu. Türk imzasi tasiyan bulus ise üretilen nanokristalli ledler ile elektrik enerjisini direkt isiga çeviriyor. LED (Light Emitting Diode, Isik yayan Diyot) tabanli isik kaynaklarinin ömrü 23 yil sürecek. Türklerin müthis bulusu otomobillerin aydinlatma sistemini de kökten degistirecek.
Üstelik bu yeni isik kaynagi yüzde 90 oraninda enerji tasarrufu sagliyor. Yeni bulus, enerji tasarrufu ile küresel isinma sorununa da çözüm yolunda katki saglayacak. Bu müthis çalisma, dünyanin en prestijli dergileri arasinda bulunan ”NANOTECHNOLOGY” dergisinin 14 Subat 2007 baskisinda da kapak konusu oldu.
Müthis bulus, Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü ve Elektrik Elektronik Mühendisligi Bölümü Ögretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Hilmi Volkan Demir ile ögrencileri Sedat Nizamoglu, Tuncay Özel ve Emre Sari’nin imzasini tasiyor.
Demir, baskanligini yaptigi arastirma grubunun, nanokristal kullanarak beyaz isik üretimini dünyada ilk kez ayarlanabilir renk özellikleri ile basardiklarini kaydetti.
LED’lerin günümüzde ampulsüz trafik isiklari, kamera, mikroskop isik kaynaklari gibi kullanim alanlari oldugunu ifade eden Demir, “LED’ler, evlerimizde kullandigimiz ampuller ve florasan lambalarinin yerine geçecek. Kesif, gelecegin iç mekan ve otomotiv aydinlatma fonksiyonlarini tamamen degistirecek nitelikler tasiyor” dedi.
BIR ÖMÜRDE 4 AMPUL
Yeni teknoloji ürünü isik kaynaklarinin çok uzun yillar dayanabildigini ve elektrik enerjisini bire on oraninda az kullandigini belirten Demir, ”Ampullerin dayanaksizligini evimizde ne siklikta ampul degistirdigimizi düsünerek kolayca anlayabiliriz. Bir LED’i günde 12 saatten 23 yil süreyle kullanabilmemiz mümkündür, bu da ortalama yasamda sadece 4 defa isik kaynagini yenilemek anlamina geliyor” dedi.
LED’lerle tüm dünya elektrik harcamasinin yüzde 50 miktarinda azaltmasi öngörülüyor. Dünyada üretilen tüm elektrigin yüzde 20’si aydinlatmada kullaniliyor. Tüm bu nedenlerden dolayi nanokristal katkili beyaz isik kaynaklari hem bilim dünyasinda hem de endüstride büyük ilgi çekti. Bu müthis bulusun tasarimi, modellemesi, fabrikasyonu, deneysel karakterizasyonu ve kuramsal analizi de dahil olmak üzere tüm basamaklarinin Bilkent Üniversitesi’nde gerçeklestirildi. Simdi geriye sadece üretmek kaldi.
Kaynak: Internet Haber
121
Yazan: admin Tarih: Eki 10th, 2008 | Kategori::
Bilim
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi’nde (CERN) gerçekleştirilen “büyük patlama” deneyi verilerini, ortak bilgisayar ağı (TR-Grid) ile Türk araştırmacıların hizmetine sunacak. Türk araştırmacılar, TÜBİTAK’ın sisteminde bulunan simülasyon, modelleme ve analiz yazılımları ile “büyük patlama” verilerini kullanarak CERN benzeri çalışmaları Türkiye’de yapabilme olanağına kavuşacak. TÜBİTAK Ulusal Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM) Türkiye’de tüm üniversite ve araştırma kurumlarını birbirine bağlayan bilgisayar ağı oluşturma ve ülke genelinde tüm araştırmacılara bilgi ve belge hizmetleri vermek üzere faaliyet gösteriyor.
ULAKBİM, 2003 yılında aldığı bir kararla, bilgisayarların hesaplama ve veri depolama kaynaklarını internet üzerinden paylaşmayı sağlayan ortak bilgisayar ağı da denilen “grid sistemi” çalışmalarına 128 işlemcili küme bilgisayar sistemini kurarak başladı. Bu sistem çok sayıda araştırmacının bilgisayar üzerinden aynı anda paralel işlem yapabilmesine imkan tanıdı. Avrupa’daki grid projelerine de ortak olan ULAKBİM, son olarak CERN’deki deney verilerinin Türk araştırmacıların hizmetine sunulması için çalışmalar yürüttü.
Bu çalışmalar sonucunda 10 Eylül 2008′de başlayan CERN deneylerinde ortaya çıkan verilerin bir kısmı düzenli olarak Avrupa’daki ortak bilgisayar ağı sistemi olan “Enabling Grids for E-sciencE (EGEE)” altyapısı üzerinden Ankara’daki Türkiye’nin ortak bilgisayar ağı TR-Grid Tier 2 veri merkezlerine akacak. Bu merkezlerde depolanacak veriler, Türkiye’de bulunan tüm araştırmacı ve akademisyenlerin kullanımına açık olacak.
CERN’deki deneylerde çalışan 50′nin üzerinde Türk fizikçinin TR-Grid kullanıcı kaydını yapan ULAKBİM, ayrıca CERN verilerine ulaşma ve bu veriler üzerinden çalışma yapma konusunda da araştırmacıları bilgilendirdi. ULAKBİM tarafından işletilen Ulusal Akademik Ağ (ULAKNET) üzerine konuşlandırılan Türkiye’nin ortak bilgisayar ağı “TR-Grid”in altyapısı, Avrupa Araştırma Ağı GEANT’a 5 Gbps hızla bağlı.
Tr-Grid’in fizik kullanıcıları arasında ODTÜ, Boğaziçi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Kafkas Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Dumlupınar Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi’nden akademisyen ve öğrenciler bulunuyor.
TÜBİTAK’TAN ARAŞTIRMACILARA DAVET
TÜBİTAK ULAKBİM Müdürü Prof. Dr. Cem Saraç konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye’deki akademisyenlere, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine seslenerek, “TR-Grid” kullanıcısı olmalarını istedi.
Araştırmacıların tüm CERN’le ilgili deney verilerinin de dahil olduğu pek çok araştırma alanı ile ilgili verilere http://www.grid.org.tr/uyelik sayfasından online üyelik formunu doldurarak ulaşabileceklerini bildiren Saraç, şunları kaydetti:
“Kayıtlı kullanıcılarımız, TR-Grid sistemlerinde yüklü olan simülasyon, modelleme ve analiz yazılımları ile CERN verileri üzerinde araştırmalarını ve çalışmalarını yapabilirler. Dolayısıyla CERN’e gitmeden ülke kaynakları kullanılarak CERN’deki benzer çalışmaların ülkemiz araştırmacıları tarafından da yapılabilmesine olanak sağlanacak.”
Kaynak: Hürriyetim
191
Yazan: admin Tarih: Eki 10th, 2008 | Kategori::
Teknoloji Haberleri

Yeni geliştirilen teknolojiyle, lambanızdan internete bağlanabileceksiniz.
Boston Üniversitesi bilim adamları, açık ortamda veri nakletmenin bir yolunu keşfetti. Mühendislik Koleji araştırmacılarının üzerinde çalıştığı yeni teknoloji sayesinde, gelecekte lambalardan “internet yağacak.” Tüm kabloları ortadan kaldıran bu teknoloji sayesinde, cep telefonundan radyoya, her tür araç, açar açmaz bilgi vermeye başlayacak.
Geleceğin teknolojisinde, ev ve ofisler, düşük güçle çalışan LED lambalarla aydınlatılacak. Bu ışık kaynağı, aynı zamanda kablosuz olarak veri taşıyan, optik bir iletişim sistemi olarak kullanılacak. Çok küçük LED lambacıklarının insan gözünün algılamayacağı hızda titreşmesiyle, bu titreşimi yakalayan aygıtlara veri iletilebilecek. Her bir lamba, 1 ila 10 Mbps arasındaki hızlarda veri nakleden ağ giriş noktaları olarak kullanılacak.

AZ ENERJİ TÜETECEK
Aslında kızılötesi ışınlar yoluyla benzer bir biçimde veri nakledilebiliyor. Ancak bu eski yöntemde, bağlantı kurulacak aygıtların çok yakında olması gerekiyor. Yeni teknoloji ise, hem tüm bir odayı kapsama alanına alacak, hem de radyo dalgalarına göre çok daha az enerji tüketecek.
BİLGİ HER YERDE
WI-FI teknolojisinden daha güvenli olduğu bildirilen yeni yöntem üzerinde çalışan ekibin başkanı Thomas Little, “Bilgisayarınızın, televizyonunuzun, MP3 çalarınızın, radyonuzun veya klimanızın, siz odanın ışığını açar açmaz sizinle iletişime geçtiğini düşünün. LED şebekesi, bir odadaki tüm kabloları ortadan kaldıracak” dedi.
Kaynak
125
Yazan: admin Tarih: Eki 10th, 2008 | Kategori::
Teknoloji Haberleri

G-mail’den sarhoş e-maillerine filtre
G-mail yeni yazılımıyla “sarhoş postaları” engelliyor, sistem kullanıcıların ayık olup olmadığını basit matematik sorularıyla test ediyor.
“Drunk mail” yani “sarhoş postası” tanımı alkollüyken atılan e-postalar için kullanılıyor. Google’ın elektronik posta hizmeti gmail’i kullanıyorsanız, içkiliyken gönderdiğiniz e-postalar için sistem sizi pişman olmaktan kurtarıyor.
“Mail googles-posta gözcüsü” adı verilen program, “gönder” butonuna bastığınızda saati hatırlatarak, önce “Bu e-postayı yollamak istediğinize emin misiniz?” diye soruyor.
Sistem ardından kullanıcının sarhoş olup olmadığını anlamak için belli bir zaman dilimi içinde cevaplanmak üzere 5 basit matematik sorusunu yöneltiyor. Kullanıcı ancak soruları doğru cevaplayabilirse e-posta gönderiliyor.
Mail googles’ı kurmak isteyenlerin öncelikle settings altından labs kısmına girmesi ve hizmeti aktif hale getirmesi gerekiyor. Kullanıcılar ayrıca denetim günü ve saatini de belirleyebiliyor.
ntvmsnbc
111
Yazan: admin Tarih: Eki 10th, 2008 | Kategori::
Teknoloji Haberleri
Google ve Amerikan Geospatial Intelligence Agency ortaklığında uzaya gönderilen GeoEye-1’den ilk fotoğraf geldi.
Uzaydaki en yeni ticari görüntüleme uydusu olan GeoEye-1, gözlerini açtı. Gözlerini açar açmaz karşısına yakaladığı ilk görüntü ise Pensilvanya’nın doğusunda bulunan Kutztown Üniversitesi Kampüsü oldu.
Yeryüzü’nden 783 kilometre yükseklikten çekilen fotoğraf, GeoEye-1’in fırlatılışının üzerinden 4 gün sonra çekildi. Okulun futbol sahasındaki logolar, tenis kortu ve otoparkta bulunan otomobillerin hepsinin görülebilir olması, rakip firmaların uçuş yüksekliğinden (yaklaşık 5 bin metre) çektikleri fotoğraflar kadar kaliteli görüntü verilebildiğini kanıtladı.
“Bu görüntü, GeoEye’ın kamerasının önündeki kapağın açıldığı anda ilk görüntüdür” açıklamasını yapan GeoEye şirketinin operasyondan sorumlu başkan yardımcısı Brad Peterson, kalibrasyon sürecinin tamamlanmasının ardından daha yüksek kaliteli görüntü almayı beklediklerini ifade etti.
122