Flut nasil çalinir ?
FLÜT

* Baş (ya da ağızlık)
* Gövde
* Kuyruk
Bu çalgının geçmiÅŸi, çok eski yıllara dek iner. Önceleri nar, abanoz vb. gibi, çeÅŸitli dayanıklı aÄŸaçlardan yapılan Büyük Flütün, Orkestra görevlerine 1720 yıllarında baÅŸladığı görülmektedir. Ancak esaslı geliÅŸmesini 1840 yılında Alman Flütçüsü Theobald Boehm’ ün (dizge oluÅŸumundaki deÄŸiÅŸiklik)bugünkü görünüşüyle gerçekleÅŸtirmesi sonucu saÄŸlanmıştır. Eksiksiz bir oluÅŸ iyeliÄŸi olan bu çalgı, çifte dil vuruÅŸlu notalar, tiril ve tirillemeler, diatonik, kromatik, baÄŸlı veya dilli bütün çabuk ezgileri kolaylıkla çalabilir. Yapılışı bakımından gür bir ses iyeliÄŸi olmayan Büyük Flüt, Armoni Muzikalarında kullanılırken, ona eÅŸlik yapacak çalgılar özenle seçilmelidir. Kalın bölümündeki sesleri katlayarak kullanmak daha yerinde olur. Büyük Flütün, ses dizesindeki sesleri; kalın bölümünde kendine özgü bir nitelik, orta bölümünde tatlı, ince bölümünde oldukça yeÄŸin bir renk taşır. Kullanılmaya en elveriÅŸli bölümü orta bölümdür, ince bölümündeki son üç veya iki ses, P., veya PP., deyisine uygun olmadığından, gerekli olmadıkça F., veya FF., deyisi kullanılmalıdır. Sesinin gür olmayışından dolayı solo olarak kullanılmayıp, eÅŸlik görevleri ile büyük yararlar saÄŸlamaktadır (özellikle açık yerlerde). Büyük Flüt, solo ve eÅŸlik olarak, bütün dizi ve dizimlerde çalabilecek yetenekte ise de, bu çalgıya verilecek solo dizimler, üç - dört bemol veya diyezli baÅŸlığı taşıyanları aÅŸmamalıdır. Armoni Muzikalarında dört Büyük Flüt bulunabilir. Ancak, bu sayının bütünlüğü pek saÄŸlanamamıştır. Genellikle, iki tane oldukları görülür. Tatlı, koÅŸuk bir ses iyeliÄŸi olan Büyük Flütün ses özelliÄŸi bakımından, Obua, Klarnet ve Senfoni Orkestrasından Armoni muzikalarına uyarımlanmış bestelerde Büğlü sololarına eÅŸlik etmesi, çok duygulu bir etki yaratır. Bununla beraber, Korangle, Basson, Tenor Saksofon ve Si b Bariton eÅŸliklerinde de, düşünülemeyen çekicilikte etkiler elde edilir.
Özellikle besteciler, Büyük Flütü; çobanlama, kır ve köy yaşamını anlatımda kullanmışlardır. Çünkü bu görevi, onun gibi başarı ile yapacak hiç bir soluklu çalgı yoktur. Köylerde, dağ başlarında kişisel bir müzik çalgısı olarak, ilkel yaşamına son vererek, on-sekizinci yüzyılda toplumlara seslenen dinletilerde yer alan Büyük Flütün ses renginin, çekiciliğinin ve gücünün ölçüsünü daha iyi anlayabilmek için, günümüze değin gelen yüzyıllar içinde yaşamış, tüm büyük bestecilerin, onun için de ayırmış oldukları emekleri düşünmek bile yeterli bir deyiş olur. O, dağ başlarında çobanların, köylerde ulusların duygularını, ulusal ezgilerini, içten, tatlı, büyülü sesiyle dile getirmişliğini şimdi, Orkestralarda, Armoni Muzikalarında beğeni ve tatla dinlenen deyisiyle, coşkun bir anlatımla, öz duyguların tek ileticisi olarak sürdürmektedir. Ona özgü seçkin besteler, dinleyenler için onun değer kanısını en gerçek en yeterli biçimde tanımlayacak niteliktedir.
Bu müzik aleti halen çoÄŸu okulda müzik derslerinde eÄŸitimi verilmektedir çalgının satın alınırken verilen bir de temizleme aleti bulunur bu aletin başına pamuk konularak flütün içi temizlenir Çalgının baÅŸ bölümünde bir üfleme deliÄŸi vardır. Bu nedenle bu bölüme “ağızlık” da denir. Üfleme deliÄŸi çalıcının alt dudağına dayalıdır. SaÄŸ omuz yönünde, yere koÅŸut olarak tutulur. Sol el ağızlık tarafında, saÄŸ el ise kuyruk tarafında tutulur. İki elin baÅŸ parmağı alttan flütü destekler. Flütün borusu silindir ÅŸeklindedir. Çapı 1,9 cm’dir. Flüt ağızlıktan baÅŸlayarak kapalı uca dek 67,2 cm’dir.
Günümüzde nikel, gümüş, altın gibi madenlerden yapılmaktadır. Fakat XX. yy.’lın baÅŸlarına kadar abanoz, nar gibi sert aÄŸaçlardan yapılırdı. Metal olduÄŸu halde tahta nefesli çalgılar grubu üyesidir. Bunun nedeni ses renginin tahta tınısı vermesi ve diÄŸer tahta nefesliler ile iyi kaynaÅŸması ve ses elde ediliÅŸ yönteminin tahta enstrümanlar gibi olmasındandır. Tahta flütün en önemli özelliÄŸi tatlı, yuvarlak ve olgun olmasıydı. Metal alaşımlardan yapılmaya baÅŸlamasıyla bu özelliklerini büyük ölçüde yitiren flüt daha çevik, ses niteliÄŸi yönünden ise parlaklık kazanmıştır. Özellikle ince sesler metalden yapılan flütlerde daha kolay ve güvenlidir.
Boehm Sistemi

Günümüzde halen kullanılmakta olan boehm sistemli flüt
XIX.yy. ortalarına dek, flütte bu günkü perde sistemi yoktu. Çalgının gövdesindeki delikler parmak uçları ile kapatılarak sesler elde ediliyordu. Fakat daha iyi seslerin elde edilebilmesi ve tam bir entonasyon için bu deliklerin arasındaki uzaklığın daha geniÅŸ olması gerekiyordu. Theobald Boehm adlı alman flütçü bu gün ufak geliÅŸtirimler dışında halen kullanılmakta olan sistemi buldu. Kendi adıyla “Boehm Sistemi” olarak adlandırılan bu sistem, güzel ses niteliÄŸi ve tam bir entonasyon için, deliklerin sesbilim “Akustik” yönünden doÄŸru yerlere ve istenilen geniÅŸlikte açılmasını saÄŸlamıştır. Delikler üzerine, doÄŸal olarak açık duran kapaklar yerleÅŸtirilmiÅŸtir. Çalıcı, tüm delikleri kapaklar, miller, yaylar ve perdeler sayesinde kontrol etme olanağı bulmaktadır.
Ses geniÅŸliÄŸi

Notalar flüt için sol anahtarı ile yazılır. Üç oktavlık bir geniÅŸliÄŸi vardır ve bu sınırlar içinde her türlü kromatik ve diyatonik sesler elde edilir. En incedeki birkaç ses çok sert ve kulakları rahatsız edici olduÄŸundan pek kullanılmaz ya da orkestranın hep birlikte çaldığı kısımlarda kullanılır…
Tüm çalgıların ve özellikle de tahta nefesli çalgıların ses genişliği içinde kendine özgü bir ses rengi olmakla birlikte kalın, orta ve ince sesleri arasında tını ayrılıkları görülür. bu tını ayrılıkları ancak dinleme yoluyla en iyi biçimde anlaşılabilir ve birbirinden ayırt edilebilir. Bununla birlikte, değişik tınlayan ses bölgeleri için, aşağıdan yukarıya bir izlenim edinilmesini sağlayıcı birkaç söz söylenebilir.
En kalın sesler ılık, pürüzlü, kadifemsi ve havalı biçimde tınlayabilir. Tek olarak duyulduğunda çok etkili ve dokunaklıdır. Yalnız, bu sesler başka çalgılar tarafından kolayca örtülebileceğinden, orkestralamanın buna göre olması gerekir.
Birinci ve ikinci oktav içerisindeki la sesleri arasında kalan oktavdır. Bu sesler oldukça yumuşak ve tatlı duyulur. En güzel ezgiler, doğayı ya da kırları yansıtan flüt soloları bu ses genişliği içerisinde yazılabilir.
İkinci oktav içerisindeki la notasından sonraki ince seslerdir. Sesler yukarı doğru çıktıkça sesler parlaklaşır. Bu ses bölgesinde çalınan ezgiler, huzurlu ve sakin bir hava yaratır. En ince sesler ise çok gür ve parlaktır. Kısık seslerle çalınması güçtür ve genelde orkestranın hep birlikte çaldığı kısımlarda bu sesler kullanılır. Besteciler bu sesleri kullanmak istediklerinde çoğunlukla pikolo flüt kullanmışlardır.
Flüte orkestrada solo olarak, geniş, cantabile (şarkı söylenir gibi çalınan) melodilerden en hızlı pasajlara dek her türlü görev verilebilir. Tatlı, duygusal, pastoral (doğayı yansıtan) ezgiler daha çok orta ses bölgesinde verilir, kuş cıvıltıları, neşeli melodiler ve çocuksu pasajlar daha çok ince oktavlarına yazılır. Diğer tahta nefesli çalgılar ile çok uyumludur, iyi kaynaşır. Arka planda gerek armoniyi uzun seslerle ve çeşitli eşlik figürleri biçiminde sağlamakta çok kullanışlıdır. Tutti çalınan kısımlarda ana melodinin kemanlarda olduğu durumlarda ya kemanlarla birlikte ya da bir oktav tizlerde aynı melodiyi çalarak zenginlik sağlar.
Flüt tüm üflemeli çalgılar içinde en çevik ve en hünerli çalgıdır, çalamayacağı çok az şey vardır. Kromatik ve diatonik ezgiler, arpejler, uçarı ve gösterişli pasajlar, bağlı ve dilli olarak çok hızlı tempolarda çalınabilir. Ayrıca, yakın ve uzak atlamalı aralıkların tekrar tekrar gelişleri, stakato (staccato İt.), tril, tremolo, grupetto ve benzeri teknikler flütte çok kolay çalınabilir. Tek dil, çift dil, üç dil ve kurbağa dili tekniği rahatlıkla yapılır.
Flütün crescendo (kreşendo okunur) ve decrescendo (dekreşendo okunur) olanakları, diğer çalgılara göre büyük ölçüde kısıtlıdır. Bazı tril ve tremololar ise olanaksızdır. Özellikle ince seslerdeki gür pasajların çalımında çok nefes harcanması gerekir..
İnternetteki Kaynaklardan Yararlanılarak Derlenmiştir.
2998

yuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuuhhhhhhhhh be narmal fülüt dedik siz ne getirmişsiniz şaka çok güzel olmuş site brovoo
çokk güzellllllll