E-Nasıl.Com

İnternet Gündemi

Kast Sisteminin Molekülleri

Yazan: admin Tarih: Eki 14th, 2008 | Kategori:: Makaleler

Son on yılda Hindistan’daki kast sistemi, genetik ve kimlik arasındaki iliÅŸki ile ilgili çok ilginç bir tartışmanın merkezinde yer aldı. Hindistan toplumu yüzyıllardır dört hiyerarÅŸik kasta Brahminlere, Ksatriyalara, Vaisyalara ve Sudralara bölünmüş durumdadır. Geleneksel olarak bu kastlar arasındaki sosyal iliÅŸkiler kısıtlanmış ve evlilikle gerçekleÅŸen dikey geçiÅŸler son derece az olagelmiÅŸtir.

Bu kastların dışında ve aşağısında oldukları kabul edilen dokunulmazlar murdar (kirli, pis) olarak doğuştan damga yemekte ve hayatlarını kast sisteminin en dibinde geçirmektedirler

2001 yılında ırkçılık konusunda yapılan dünya konferansı, Hindistan hükümetinin temsilcileri ile dokunulmazların sözcüleri arasında geçen son derece ateşli bir tartışmaya sahne olmuştu. Dokunulmazlar, kast sisteminin temelde ırkçı olduğunu ve dolayısı ile bu konferansta tartışılması gerektiğini savunuyorlardı. Hindistan hükümeti ise bu iddiayı reddediyor ve kast sisteminin kültürel bir yapı olduğunu öne sürüyordu. Bu tartışmanın sonucunda, Hindistan hükümetinin istediği olmuş ve kast sistemi konferansta tartışılmamıştı.

Konferansın yapıldığı yılda, Bamshad ve arkadaÅŸları makalelerinde kastlar arasında gözlemlenebilir genetik farklılıklar olduÄŸunu gösterdi. Üst kastlarda Avrupa ve OrtadoÄŸu’ya belirgin bir genetik yakınlık bulunurken, alt kastların DoÄŸu Asyalılarla daha kuvvetli genetik baÄŸları olduÄŸu açığa çıktı. Bu bilgi bazıları tarafından Hindistan’daki kast sisteminin ırkçı olduÄŸuna kanıt olarak gösterildi. Ancak, dokunulmazlar veya diÄŸer kastlar kendilerini geleneksel açıdan ırk olarak tanımlamamışlardır. Dahası, çalışmanın temelini oluÅŸturan Batı Avrasya ve DoÄŸu Avrasya haplogrupları sadece coÄŸrafi köken ve filogenetik özelliklere bakılarak birbirinden ayrılmışlardır. Bu ayrımlamada ırklar, kastlar veya diÄŸer sosyal ayrımlar gözönüne alınmamıştır. Bu durumda kastların veya dokunulmazların ayrı ırksal gruplar olarak düşünülüp düşünülmemesi hâlâ cevabı verilmemiÅŸ bir sorudur.

Dokunulmazlar örneği ırk kavramının sosyal ve biyolojik anlamları ile ilgili çok önemli sorunları deşmektedir. Bir grup kendi isteği ile ırksal bir kategoride düşünülmek istediği zaman, ırk kavramı genetik olarak kabul edilmediği halde, kendilerine bu hak verilmeli mi? Genetikbilimcilerin, gruplar arasında ortaya çıkardığı genetik farklılıklar ne anlama gelir ve nasıl kullanılmalıdır? Genetik antropologlar bu konularda söz hakkına sahip olmalı mı? Bu sorular önümüzdeki on yıl içerisinde gündemimizi oldukça meşgul edecekmiş gibi görünüyor.

Ömer GÖKÇÜMEN / ATLAS ŞUBAT 2008, SAYI 179

215



Yorum Yapin