Siyonizm
Siyonizm; Tüm Yahudilerin Filistin’e dönüp, burada bağımsız bir devlet kurmaları.Ve orada tüm kurumları ile dirilmesini amaçlayan evrensel bir hareket olarak tanımlanabilir. Siyonizm veya Zionizm, Yahudilerin Kudüs’ün kutsal bir kısmı saydıkları Zion’dan gelmekle beraber, zamanla Zion (Siyon), Kudüs için kullanılan kutsal bir isim olmuştur.
Siyonizm, anti-semitizmin doğurduğu, getto sistemiyle hız bulmuştur. Bu sistem ki 1179 yılında Üçüncü Lateron Konsülünün Yahudilerle birlikte yaşamaya cüret eden Hristiyanların aforoz edileceğine dair kararı ile oluşmuştur
Yukarıda belirttiğim getto sistemi ; Yahudilerin şehrin diğer kesimlerinden duvarlarla ayrılmış bölgelerde yaşamaya zorlayan ve bu bölgelerden çıkışı ancak belli zamanlarda özel izinlere bağlanan sistemdir.
Siyoizm; adını bile dini efsanelerden alan herşeyden önce “dine dayalı bir milliyetçilik”tir. En az son 19 yüzyıldır Yahudiler dünyanın çeşitli ülkelerine yayılıp oraların halkları ile karıştıkları için Diaspora’yı birbirine bağlayan, milli karakter değil, din bağı olmuştur. Dine dayalı milliyetçilik ise ilk olarak birer din adamı olan Haham Alkalai ve Kalischer’in Tanrı Yahuda’nın kutsal toprakları (Kudüs ve Nil’den Fırat’a kadar uzanan bölge) Yahudilere adaması inancını hiçbir zaman benliklerinden çıkarmayan ve dünyanın dört bir yanına dağılmış Musa ümmetini Kral Davud’un altı köşeli yıldızı altında toplama idealini hep kalplerinde taşıyan Yahudilere bu geri dönme harekatını başlatarak, dini inançlarını siyasi çizgi ile birleştirilmesinde görülmüştür
Göçlerin dışında, Siyonizm’i ve Yahudilerin dünya çapında teşkilatlanması hareketini hızlandıran bir hadise de, Fransada Yahudi düşmanlığının bir gösterisi haline gelen “Dreyfus Hadisesi” ve Thedor Herzl’in ortaya çıkışıdır.
Ne var ki, Dreyfus Hadisesi Fransa’da yeni bir anti-semitizm dalgasının patlak vermesine de sebep oldu. Bütün bu hadiseler ve gelişmeler Dreyfus davasını takip eden Avusturyalı gazeteci Theodor Herzl’i çok etkiledi. Aslen 1897 Macar doğumlu bir Yahudi’dir.
Herzl’e göre Filistin’de Yahudi devletinin kurulabilmesi için, herşeyden önce, dünyadaki bütün yahudilerin teşkilatlanması gerekliydi. Bu amaçla 27 Ağustos 1897’de İsviçre’nin Basel kentinde Herzl’in katkılarıyla üç gün sürecek olan Birinci Siyonist Kongrenin toplanması büyük başarı olmuştur. Bence bu bir İsrail devletinin kurulmasının ilk ve en önemli aşamasını oluşturmuştur.
Basel Kongresin’de kurulan Dünya Siyonist Teşkilatı Filistin’de Yahudi Devleti kurulması değil, bir yurt edinilmesi kararına varmıştır
Planlı Siyonist bir politikanın neticesinde 2 Kasım 1917’de İngiltere’de yayınlanan Balfour Bildirisi ile Filistin’de Yahudilere “Ulusal bir yurt” sözü verilmiştir. Milletler Cemiyeti’nin de “manda” yönetimi sağlanmıştır
Baron de Rothschild gibi zengin Yahudilerden toplanan paralarla, 60.000 Yahudi, Arap toprak ağalarından aldıkları topraklar üzerine Filistine yerleşmeye başladılar.Göçlerle Filistin’e gelerek yerleşen nüfus zamanla çoğaldı ve 1939’da 500.000’ne ulaştı. Böylece İngiliz mandası denetiminde İsrail devletinin kuruluşu için gerekli alt yapı gerçekleşmiş oldu.
1937 Ağustosunda toplanan 20. Siyonist Kongresinde Yahudilerin kafalarındaki net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Buna göre; Yahudi milli yurdunun kurulmasının öngörüldüğü Filistin “tarihi Filistin’in tamamıdır” ve buna Ürdün toprakları da dahildir. Yani Şeria Nehri’nin iki tarafını da kapsamaktadır.
Nihayetinde ilk Amerika’nın tanımasıyla 15 Mayıs 1948’de İsrail Devleti kurulmuştur. Yahudiler dini inançlarının başlattığı ve yoğurduğu Siyonizm ile hedeflerine yüzyıllar sonra yine kavuşmuşlardır.
201

Yorum Yapin