Yavru kuÅŸlar uçamadılar…
ANNE kuşlar, son birikinti suyu da kuruyan gölü terk etmek üzere havalandılar.
Â
Yavrularının da kanatlanıp peşlerinden gelmesi için gölün üzerinde daireler çizmeye başladılar.
Â
Ama küçük kuşların uçma zamanı gelmemişti.
Â
Yuvalarının otları arasından başlarını yana yatırıp, gözlerini kırpıştırarak gökyüzündeki annelerine baktılar.
Â
Anneler orada kalsalar, susuzluktan öleceklerdi.
Â
Gitseler; yavruları orada kalacaktı.
Â
Annelik içgüdüsü ile ölümden kaçma içgüdüleri çatıştı. Gökyüzünde dönüp durdular.
Â
Allı turna sürüsü bir indi kuru göle, bir çıktı gökyüzüne.
Â
Çığlıklar ata ata yavrularını bu erken ve zorunlu göçe çağırdılar, küçük kuşlar ancak bir-iki adım atabildiler, henüz gelişmemiş kanatlarını çırptılar, cılız seslerle yanıt vermeye kalktılar, gökyüzüne doğru ağızlarını açıp kapattılar.
Â
Ama asla uçamadılar.
Â
Â
Tuz Gölü’dür burası.
Â
Konya ile on dört il ve ilçenin kanalizasyonunu bu muhteÅŸem göle akıtmak için devletin trilyonlar harcayıp 125 kilometre beton kanal yaptırdığı eÅŸsiz göl…
Â
İnsanoÄŸlunun doÄŸaya karşı ahlaksızlığının ve saygısızlığının en çarpıcı kanıtı olan ve bunu yok olarak ödeyen bir yeryüzü harikası…
Â
Gelişigüzel sulama kanalları ile suyunu bir yandan çekip, öte yandan on dört yerleşimin sanayi atıklarını, fosseptiğini, kirini, pasını bağladıkları Tuz Gölü.
Â
Â
Sonra ne oldu bilmiyoruz.
Â
Ortalık karardı, birkaç gün sonra gölün kurumuş kıyılarında çok sayıda yavru kuş buldular Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi�nin araştırmacıları.
Â
Anneler gitmiş, yavrular ölmüştü.
Â
Bir köylü, muhabire “YaÅŸayan bir yavru bizim gölgemizi görünce annesi sandı ki, yiyecek geldi diye birkaç kez aÄŸzını açtı, ama öldü” dedi.
Â
Belki son yavru kuÅŸtu…
Â
Ve siz hálá dünyayı kimin ısıttığını, kimin iklimleri bozduğunu, suların neden kesildiğini, bahçelerimizi ve bizi kimin susuz bıraktığını merak ediyorsunuz.
Â
Öyle mi ?..
175

Yorum Yapin