E-Nasıl.Com

İnternet Gündemi

'Bilim' kategorisi icin arsiv

8 Megapiksel Kameralı Telefon

Yazan: admin Tarih: Eki 31st, 2008 | Kategori:: Teknoloji Haberleri

Samsung’un pazara yeni sunduğu modeli M8800 Pixon bu yılın en çok konuşulan telefonlarından biri olacak.Samsung’un pazara yeni sunduğu modeli M8800 Pixon, 3.2 megapiksellik kamerası ve 3.2 inçlik tam dokunmatik ekranıyla Aralık ayında Türkiye’de.

Samsung’un bu yılın en çok konuşulan telefonlarından biri olan i900 Omnia ile aynı dokunmatik TouchWiz arayüze sahip yeni modeli Samsung M8800 Pixon, 8 megapiksellik otomatik odaklanmalı kamerası ve 240×400 piksel çözünürlüklü 3.2 inçlik geniş ekranıyla piyasaya sürülüyor.

13.8 mm kalınlığındaki ince tasarımıyla gerçek bir kamerayı andıran M8800 Pixon, X16 dijital yakınlaştırma, tam dokunmatik ekran, entegre fotoğraf tarayıcısı ve otomatik odaklanmalı merceğiyle kompakt bir fotoğraf makinesiyle dokunmatik bir akıllı telefonu bir araya getiriyor. Akıllı telefonlarda artık bir standart haline delmiş olan kablosuz ağ bağdaştırıcısının bulunmaması ise dikkat çekiyor.

ÖZELLİKLERİ

Dört bant GSM, üç bant HSDPA (3G)
107.9×54.6×14.9mm ölçüler, 110g ağırlık
3.2 inçlik dokunmatik ekran (240×400 piksel çözünürlüklü)
8 megapiksellik kamera (otomatik odaklanma, yüz tanımlama, gülümseme takibi)
Dahili GPS(lokasyon belirleme servisi)
RDS özellikli FM radyo
microSD kart yuvası
Bluetooth 2.0
İvme ölçer

202


Bu araba saatte 1600 km yapıyor

Yazan: admin Tarih: Eki 31st, 2008 | Kategori:: Teknoloji Haberleri


İngiliz mühendisler saatte 1600 km. hıza ulaşabilen dünyanın en hızlı arabasını geliştiriyor.

Gaz pedalı aracı önce saatte 560 km hıza ulaştıracak sonra roket motoru devreye girecek, o sırada da bir yarış aracı motoru bir tondan fazla hidrojen peroksit pompolayarak aracı 20 saniyede 1600 km hıza ulaştıracak.

127


Bilişim devleri yasaklara karsi

Yazan: admin Tarih: Eki 31st, 2008 | Kategori:: Bilim

Teknoloji ve İnternet’in üç büyüğü, devletlerin internet kullanıcılarının haklarını sınırlamasına karşı birlik oluşturdu.

Bilişim dünyasının üç devi, küresel olarak artan devlet baskılarına karşı internet kullanıcılarının haklarını korumak ve internetin özgür sesinin kısıtlanmasını engellemek amacıyla birlik oluşturuyorlar. Birliğin amacı dünya genelinde ifade özgürlüğü ve mahremiyetin sınırlandırıldığı ülkelerde devlet baskılarına karşı direnişi örgütlemek.

Akademisyenler ve yatırımcıların da destek verdikleri oluşum, öncelikli olarak kullanıcıların kişisel bilgilerinin ve mahremiyetlerinin korunması amacını güdüyor.

Hükümetlerin, ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı ve kullanıcıların mahremiyetlerini aşan kişisel bilgi taleplerine karşı koruyacak ‘Küresel Davranış Kuralları’ üç firmanın iki yıldır iletişim teknolojileri şirketleri, akademisyenler, yatırımcılar, bilişim öncüleri ve insan hakları organizasyonları ile ortaklaşa çalışarak geliştirildi. Kurallar, özellikle devletlerin kullanıcıların kişisel bilgilerini elde etmek için yapılan baskılara karşı koymayı öngörüyor.

Devletlerle paylaşılacak bilgilere sınırlama getiren kurallar, mahremiyetin insanlara ait temel haklardan biri olduğunu ve insanların hassasiyetinin garantörü olduğunu belirtiyor.

İki yıldır süregelen bir çalışma sonucunda duyurulan kararlar, ‘İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin internete genişletilmiş alt başlığı olarak nitelendiriliyor.

Oluşum, http://globalnetworkinitiative.org adresinden örgütleniyor

209


Türk Bilim Kadını Bir Mineral Keşfetti

Yazan: admin Tarih: Eki 31st, 2008 | Kategori:: Bilim

Hollanda da bulunan Dr. Elif Genceli, Antarktika buzulunda, adını “Meridianiite” verdiği yeni bir mineral keşfetti.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kimya Mühendisliği mezunu olan ve Hollanda’daki Delft Teknik Üniversitesi’nde kimya mühendisi olarak görev yapan Dr. Elif Genceli, doktora çalışması sırasında, Antarktika buzulunda, adını “Meridianiite” verdiği yeni bir mineral keşfetti.

Dr. Genceli, Uluslararası Mineral Birliği’nden (IMA) de onay alarak literatüre giren mineralin hikâyesini şöyle anlattı: “2005’te, magnezyum sülfatın düşük sıcaklıktaki molekül yapısının bilimsel literatürde hatalı kaydedildiğini bulmuştum.
Molekülün mineral olduğunun ispatı için herhangi bir yerde doğal olarak oluştuğunun kanıtlanması gerekiyordu. Ocak 2007’de Antarktika buzulunda ve Hokkaido Adası - Saroma Gölü’ndeki deniz tuzunda minerali buldum.”

248


Dünyanın En Yalnız Canlı Türü

Yazan: admin Tarih: Eki 27th, 2008 | Kategori:: Bilim

Dünyanın En Yalnız Canlı Türü

Afrika’daki Mponeng altın madeninin derinliklerindeki sıcak ve oksijensiz sularda yaşayan Desulforudis audaxviator bakterisi, yaşamını sürdürmek için başka hiçbir canlıya ihtiyaç duymuyor.

Şu ana kadar bilinen ekosistemlerde yaşamın sürdürülmesi için gerekli olan işlemler, değişik türler arasında paylaşılıyordu. Ortamdaki karbon, hidrojen, azot ve oksijenin alınması ve işlenmesi için canlı türleri birbirlerine muhtaçtı. Ancak madende bulunan bakterinin genleri, gerekli bütün işlemleri kendisi yapacak şekilde gelişmiş. Azot ihtiyacını havadaki azottan direk olarak karşılayabiliyor.

Madendeki 60 derecelik sıcaklığa ve oksijensiz ortama uyum sağlayan D. audaxviator, dünya dışındaki bir ortamda yaşayabilecek canlıların araştırılmasında kullanılabilecek en uygun tür olarak görülüyor.

Bakteriye verilen isim de Jules Verne’in “Dünyanın Merkezine Yolculuk” adlı kitabından geliyor. Kitapta konu edilen Profesör Lidenbrock, “descende, Audax viator, et terrestre centrum attinges”, yani “derinlere in Cesur yolcu, ve Dünya’nın merkezine ulaş.” diyor. “Audaxviator”, “Cesur yolcu” anlamına geliyor.

Derleyen: Sinan Erdem

170


Bakire Köpekbalığı Hamile Kaldı

Yazan: admin Tarih: Eki 27th, 2008 | Kategori:: Bilim

Açık denizde doğan ve Virginia Akvaryumu ve Deniz Bilimleri Merkezi’nde 8 yıldır yaşamakta olan Tidbit adındaki Atlantik siyah yüzgeç uçlu türünden dişi köpekbalığı, akvaryumunda erkek türdeşi bulunmamasına rağmen hamile kaldı.

1.5 metre uzunluğundaki köpekbalığı bir sağlık incelemesi için tankından çıkarıldığı sırada öldü. Yapılan otopsi sonucunda balığın karnında doğumu yaklaşmış bir cenin bulundu. Cenin üzerinde yapılan DNA incelemesi, balığın babasının olmadığını gösterdi. Bu tür babasız doğumlara “parthenogenez” deniyor.

Köpekbalıklarında kaydedilen ilk parthenogenez olayı 2002 yılında, Omaha Hayvanat Bahçesi’ndeki bir çekiç başlı köpekbalığının doğumuydu.

Parthenogenez daha önce Komodo ejderlerinde, yılanlarda, kuşlarda, balıklarda ve amfibilerde görülmüştü.

Köpekbalıklarında bu olayın nasıl gerçekleştiği henüz bilinmiyor.

Derleyen: Sinan Erdem

178