E-Nasıl.Com

İnternet Gündemi

'Felsefe&Parapsikoloji' kategorisi icin arsiv

Ki (chi) Enerjisi ve Kullanımı

Yazan: admin Tarih: Oca 3rd, 2009 | Kategori:: Felsefe&Parapsikoloji

Ki Enerjisi Ve Kullanımı - 1

Ki nedir?

Ki tüm canlı, cansız varlıklarda olan bir enerjidir.Ki enerjisi hara yada tan tien denilen bir bölgede depo edilir.Hara göbek deliğinden iki inç içeride ve tıpkı bir girdap gibi dönen bir enerji bölgesidir.Ki enerjisi burada toplanır.Ki enerjisini başka yerde de depolayabiliriz.Bunun bir yolu da aurada depo etmektir.Ama şimdi konumuz bu değil.Bu enerji biz farketsek de etmesek de hergün alınır ve depolanır.Hiç bazen odaya biri girdiğinde etrafa ondan doğru bir enerji yayıldığını hissettiğiniz oldu mu?

Meditasyon:

Eğer ki enerjinizi kontrol etmek istiyorsanız tek yapmanız gereken nasıl meditasyon yapacağınızı bilmektir.Bunu elinizden geldiğince sıklıkla yapın hem rahatlamanızı hem de vücudunuzu daha iyi tanımanızı sağlar.

Meditasyona başlarken:

Ben yerde olmanızı öneririm(tabi her zaman yerde olmak zorunda değilsiniz.) Bağdaş kurar gibi oturun.Bir bacağınız diğerinin üzerinde olsun.Hangisinin üstte olduğu önemli değil.(Erkekler için sol bacak, kadınlar için sağ bacak üstte olsun denir bazı yerlerde)Eğer müzik dinliyorsanız müziğin dinlendirici ve yatıştırıcı olmasına dikkat Gerçi kişidenedin.Metal dinleyerek pek başarılı olamayız değil mi? kişiye değişebilir ama en iyisi hiç müzik olmamasıdır.Dikkat edilecek bir diğer nokta da meditasyon sırasında dik oturmanızdır.Çakralarınız hizalanacaktır.
Meditasyon sırasında vücudunuzdaki TÜM KASLARI olabildiğince gevşetin.Bazen aslında ne kadar gerilmiş olduğunuzu fark edip şaşırabilirsiniz.Şimdi zihninizi gereksiz düşüncelerden seslerden temizleyin.Bunu yapmak demek hiç bir şey düşünmemek demek değildir.Bunun ne kadar zor belki de imkansız olduğunu biliyorsunuzdur.Bu yüzden sadece sakinleşin rahatlamaya odaklanın, giderek daha da gevşeme hissine konsatre olun.Gevşemenizi arttırmaya yoğunlaşın.
2.yol: Bunu başarmanın bir yolu da nefesinize yoğunlaşmaktır.Her nefes aldığınızda ondan geriye doğru bir basamak düşün.Sıfıra geldiğinizde gerginliğinizi biraz daha salıverin ve 10’a kadar tekrar her nefeste sayarak ilerleyin.Yine 10’a geldiğinizde aynı şeyi yapın.
3. yol: Normal hayatta şimşek çaktığında ışıktan sonra gelen gök gürültüsünü duymak için bekleriz.O bekleme aşamasında hiçbirşey düşünmeyiz.Farkettiniz mi?Bu durumu yakalamaya çalışın.

Hayal kurma:
Derin bir bilinç seviyesindeyken hayal kurabilmek için meditasyonda ustalaşmalıyız bunun için önce yeterince çalışma yapmalıyız.Böylece hayal kurarken gevşemiş ve rahatlamış olarak kalabilmeyi öğrenmiş oluruz.Bu da çalışmaların etkisine olumlu yönde katkı sağlar.İstediğiniz herhangi bir etki hayal edebilirsiniz.İsterseniz kendi üzerinizde isterseniz başka bir şey üzerinde.Bir örnek yapalım.Önünüze dik duran bir cisim koyun.Meditasyon halindeyken cismin bizim etkimizle devrildiğini hayal edebilirsiniz.Önemli olan bunu yaparken meditatif durumdan tamamen ayrılmamayı sağlayabilmektir.

-Not-

Negatif enerji:

İki çeşit negatif enerji vardır.Birincisi sahip olduğumuz ki enerjisini göndermektir. Böyle bir enerji zarar vermeye programlanmıştır.Kötü amaçlı insanlar için eşsiz bir olgudur.İkinci çeşit negatif enerji ise meditasyon yada bir çalışma yaparken vücutta yükselen ki enerjisidir.Yeni gelen bu enerji aslında saftır ama vücuda girdiğinde alışık olduğu için negatif enerjiye dönüşebilir.Bu yüzden çalışmalarınızdan önce ve sonra negatif enerjiyi olumlu yöne çevirip taze refah enerjiye dönüştürebilmek için. Ki soluması veya herhangi bir enerji işleme çalışması yapmanız uygun olur.

Ki Enerjisi Ve Kullanımı - 2

Başlangıç teknikleri:

Ki topu:

1. yol:
Ellerinizi birleştirin.Bilekleriniz birleşik parmaklarınız da kavis çizerek yukarıda birleşik şekilde tutun.Aslında bu tür zorunlu duruşlar pek gerekli değildir.Elleriniz hangi pozisyondayken bir psi ball oluşturmak uygun geliyorsa onu kullanın.

Haranızda temiz masmavi bir enerji düşünün.Bu ki enerjisidir.Bunu yapmak için ister aşağıya o bölgeye bakabilirsiniz isterseniz de aklınızdan hayal edebilirsiniz.

Şimdi haranızdaki Ki’nin şeklinin bozulduğunu(eğer şekli varsa) o bölgede akışkan bir şekilde uçup serbestçe dolaştığını hayal edin.

Şimdi bu enerjinin göğsünüze yükseldiğini boynunuzda ikiye ayrılan bir nehir gibi bölündüğünü; her nehrin kollarınızdan ellerinize aktığını hayal edin.

Şimdi de gelen enerjinin devam edip ellerinizin arasında saf mavi bir top oluşturduğunu hayal edin.Bu noktada ürperme, baskı, sıcaklık ve bunun gibi şeyler hissedebilirsiniz.

Eğer ellerinizde hemen geçmeyen uzun süreli bir his duyuyorsanız büyük ihtimalle başardınız demektir.Eğer ellerinizden gelen his kısa süreli gelip geçiciyse çalışmaya devam edin.

2.yol:
Ellerinizi haranızın önünde koyun.Elleriniz birbirine değmesin.Her bir elinizin durduğu yer haranın sol ve sağ yanlarının başlangıç noktası olsun.

Ellerinizin arasında mavi bir Ki topu düşünün.Bu yöntem kısmen daha kolaydır ve biraz çalışmadan sonra olumlu sonuçlar alabilirsiniz.

Ki ateşi:

Haranızda mavi bir ki topu düşünün.Bu çalışmada daha büyük bir güç için oluşturduğunuz topu büyütün.Topun ortalama yarıçapı 10 cm’dir.

Ellerinizi sıkıca kapatarak yumruk yapın ve havaya kaldırın.

Şimdi dirseklerinizi hafifçe kavisli ama düz bir şekilde aşağıya indirmelisiniz.Sanki balfiks çeker gibi.Bu harekete güvenmelisiniz.Bunu yaparken oluşturduğunuz Ki topunun patladığını ve tüm vücudunuza etki ettiği düşünün.Kollarınızla yaptığınız bu harekete güvenip şartlanın.Bu tıpkı bir tetik gibi patlamayı başlatsın.Merak etmeyin patlama size bir zarar vermez.Kendi Ki enerjiniz sizi incitmez.

Eğer görüşünüz biraz bulanmış, azalmışsa Ki ateşi çalışmış demektir.

Canlanmak:

Tüm vücudunuzun saf ve mavi Ki enerjiyse dolduğunu düşünün.Tıpkı bir şişenin suyla dolması gibi siz de dolun.Tamamen dolana kadar devam edin.

Bu vücudunuzdaki enerji akışını arttıracaktır ve enerjinizi hareket ettirmenizi kolaylaştıracaktır.

Kötü enerjiyi olumluya çevirmek:

Önünüzde devasa kapkara Ki enerjisinden oluşan; saat yönünün tersine dönen bir Ki topu hayal edin.

Bu siyah topun git gide yavaşladığını ve yavaşladıkça renginin beyaza döndüğünü düşünün.Tamamen beyaz olduğunda artık saat yönünde dönüyor olduğunu hayal edin.

Şimdi bu beyaz topun patladığını ve beyaz zerreciklerin yavaşça yere doğru süzüldüğünü tüm odayı kaplayıp değiştirdiğini hayal edin.

Ki Enerjisi Ve Kullanımı - 3

Ki kalkanı:

Haranızda bir ki topu hayal edin.

Şimdi bu top gittikçe büyüsün büyüsün kocaman içi boş bir küre olsun.Sizi içine alsın.

Bu devasa topu kendinizi daha da rahat hissetmek için kullanabilirsiniz.

Başkalarının Ki enerji seviyesi:

Haranızda akışkan Ki enerjisini hayal edin.

Şimdi bu enerjinin çıkıp başka birinin harasına dokunduğunu hayal edin.Midenizde bir “gümbürtü/patırtı” duyacaksınız.Duyduğunuz patırtı ne kadar şiddetliyse karşıdaki insan o kadar güçlü demektir.

Başka insanları sezinleme:

Tamamen rahatlayın.

Ki enerjinizin çıkıp tüm odayı kaplamasına izin verin.

Odadaki diğer insanları hissedeceksinizdir.Bu teknik saklambaç gibi oyunlarda çok işe yarar.Siz de büyük ihtimalle bu tekniği ilk seferde uygulamanızda başarı sağlayacaksınızdır.Eğer olmazsa pratik yapmaya devam edin.

Orta seviye teknikler:

Kamehameha:

Ayaklarınız omuz genişliğinde veya daha açık olacak şekilde durun.

Ellerinizi bir Ki topu yapar gibi önünüzde uygun bir pozisyona getirin.

Bu heceleri düşündüğünüz ve söylediğiniz zaman karşısında yazanı yapın.

Ka:Haranızda saf mavi Ki enerjisini hayal edin.
Me:Bu enerjiyi ellerinize hayal gücünüzü kullanarak aktarın
Ha:Ki’nin akıp ellerinizin arasında bir top oluşturduğunu düşünün.
Me:Ki topunun daha yoğun ve daha büyüdüğünü hayal edin.
Ha!:Ellerinizi ileri doğru uzatın ve Ki topunun devasa bir ışık demeti oluşturarak hedefe doğru yaklaştığını hayal edin.

Masenko:

Ayaklarınız omuz genişliğinde veya daha açık olacak şekilde durun.

Baskın olan elinizle diğerini kavrayın.Baskın elinizin parmakları diğer parmakların arasına girerek birleşsin.Bir elinizin avucu diğerinin üstüne gelecek.

Her iki avucunuza da Ki enerjinizi yükleyin.

Ellerinizi başınızın üzerine kaldırın.

Ellerinizi aşağıya indirin.Bunu yaparken bir ışık demeti ile Ki enerjisinin öndeki avucunuzdan çıktığını hayal edin.Bu iki Ki enerjisini tek bir yerde birleştirdiği için daha büyük bir etki gösterecektir.Çünkü bir avucumuz diğerini destekliyor.

Ki silahı:

Bir sopa veya çubuk gibi bir şey alın.

Ellerinizde düşey bir şekilde tutun.

Ki enerjinizi haranızdan alıp sopaya gönderin.Onu enerji ile doldurun.

Şimdi elimizdeki silahın Ki versiyonunu tutuyoruz.Normal bir silahla yaptığınız her şeyi yapabilirsiniz.Ancak her zaman sopadaki Ki enerjisine yoğunlaşmalısınız yoksa kaybolur.

Beden kopya etmek:

“Canlanma” tekniğindeki gibi vücudunuzu Ki ile doldurun.

İki adım kenara çekilin.

Yanınızda Ki enerjisinden bir beden hayal edin.Onu daha güçlü ve yoğun yapın.

Artık bedeninizin Ki enerjisinden oluşmuş bir kopyasına sahipsiniz.Yaptığınız her şeyin aynısı yapacaktır.Ama ters olacaktır.Sizin sol kolunuz onun sağ koludur.

Grup terapisi:

Ayaklarınız omuz genişliğinde veya daha açık olacak şekilde durun.

İyileşmek isteyen insanlar etrafınızda bir çember oluştursunlar.

Kendinizi bir su kaynağı olarak hayal edin.Ama su yerine Ki enerjisi çıksın sizden.Çıkan bu bol Ki enerjisi su gibi aksın çevrenizdeki insanların vücudunu sarsın, haralarına girsin.

Bu tekniğin başarılı şekilde uygulanmasından sonra çevrenizdeki insanlar ferahlamış ve rahatlamış hissedeceklerdir..

Ejder ısırığı:

Ki enerjinizi avucunuzda yoğunlaştırın.

Çin stili bir ejderhanın avucunuzdan çıktığını ve karşınızdaki bir insanın belli bir yerini çok fena ısırdığını hayal edin.Bir etki oluşması için saldırının deriye yapılması gerekir.Bu saldırı en çok kol bileğine zarar verir.Eğer doğru yapılırsa karşınızdaki insan ısırılan yerinde oldukça güçlü bir şok hissedecektir.

Alev topu:

Kolunuzu uzatın avucunuz yukarıya baksın.

Bir Ki topu oluşturun ama bu sefer mavi Ki enerjisinden değil ateşten oluşsun.

İlk birkaç denemede büyük ihtimalle fazla değil birkaç küçük kırmızı ışık, belli belirsiz şekiller görebilirsiniz.Çalışmaları devam ettirirseniz dahasını da görürsünüz.

Duruş için masenko tekniği de belki uygun olabilir.

Ki Enerjisi Ve Kullanımı - 4

İleri düzey Ki teknikleri:

Bu teknikler önceden verilen diğer tekniklere göre daha zordur.İleri düzey tekniklerdir ve zararlı olabilir.Yaptığınız her hareketten kendiniz sorumlusunuz.Umarım hiçbir tekniği gerçek bir dövüşte kullanmak zorunda kalmazsınız.

Tsuibi Ki patlaması:

Bu Ki enerjisi patlaması uzun mesafedeki hedefler için yada birine kilitlenmek için yapılabilir.Ki enerjisi kilitlendiği hedefi peşinden takip eder.

Eğer yeterince ilerlediyseniz aslında tsuibi ki patlaması yapmak çok kolaydır.Evet göründüğünden daha basittir ancak iş sizde bitmektedir.Hisleriniz iyi ve dikkatli, bir ki patlaması yapma yeteneğiniz kolay ve güçlü olmalıdır.

Uzun mesafelere Ki fırlatmak için şöyle başlayabilirsiniz:İstediğiniz herhangi bir teknikle güçlenin.Canlanma tekniği gibi teknikler olabilir.Bunu yaptıktan sonra istediğiniz türde bir Ki topu oluşturun.Şimdi hedefinizi hissedin ve ona yoğunlaşıp kilitlenin.Bunu yapıp hedefinizi güzelce hissettiğinizde topu ateşleyin.Ki enerjisi hedefe doğru giderken hissetmeyi bırakmayın.Yoğunlaşmış bir şekilde kalın.Gönderdiğiniz Ki topuna hisleriniz ile yolu söyleyin.Bu enerjiyi hedefe kilitleyecektir ve hedefi vurana kadar da onun peşinden gidip takip edecektir.

Eğer hedefiniz görüş mesafenizde ise hislerinize bu kadar yoğunlaşmak gerekmez.Bunu yapmak daha kolaydır.Hayal ederek Ki enerjisinin hedefi ona vurana kadar takip ettiğini düşünün.

Sambai Kosen:

Bu teknik Ki patlamasının gücünü üç katına çıkartır.İsterseniz önce gücünüzü toplayın.Normal Ki topu oluşturma pozisyonunuza geri dönün.İlk Ki topunuzu oluşturun.Oluşturduğunuz bu topun boyutlarını tenis topu büyüklüğüne getirin.Şimdi ilk topunuzun kontrolünü tamamiyle kaybetmeden ikinci topunuzu oluşturun.Önce ilk topunuzu dıştan sarsın.Şimdi onu da tenis topu büyüklüğüne getirin.Aynı işlemi bir kez daha tekrarladığınızda elinizde 3 Ki topunun enerjisi olmuş olur.Artık fırlatmaya hazırsınız.

Chobakuretsumaha Patlaması:

Bu teknik Ki enerjisi patlamasının değişik bir versiyonudur.İsmi topu göğsünüzün önünde oluşturma anlamına gelir.Eğer doğru yaparsanız oluşan Ki topu daha güçlü olur.Ellerinizi göğsünüzün önüne getirin ve parmak uçlarınız birbirine değsin.Bunu yapınca Ki alevi ile biraz güç kazanın.Bundan çıkan enerjinin bir kısmını elinizde toplayın kalan kısmını da vücudunuzdan buraya itin.Şimdi Ki topunuzu oluşturun.Bunu yaparken toptan çıkan ve havayı aydınlatan ışık demetlerini hayal edin.Yeterince güçlü hissettiğiniz zaman ellerinizi ileri itip normal bir Ki topu fırlatır gibi fırlatın izin verin gitsin…

Kakusanyudokodan Attaku:

Bu teknikte her parmağınızın ucunda bir Ki topu oluşturursunuz.Eğer yeterince ilerlemişseniz mavi Ki topları yerine alev topları da oluşturabilirsiniz.Yani hedefinizi 10 tane Ki topu göndereceksiniz demektir.Hayal gücünü ve istek/arzu ile zihninizi kullanarak her parmağınızın ucunda bir Ki topu oluşturup hedefe atın.

Ki Enerjisi Ve Kullanımı - 5

Houki Topu:

Mega top diye anılan bir tekniktir.Ki topunun daha ilerlemiş bir çeşitidir; birkaç kullanımı vardır.

Baskın elinizin avuç içi havaya bakacak şekilde göğüs hizasına getirin.Ki alevini kullanarak içinizdeki enerjiyi hissedin.Ateşten gelen enerjiyi elinize itin.Şimdi avucunuzu bir Ki topu oluşturacak şekle getirin.Ama hala havaya baksın.Haranızdan topun oluşması için enerji alın.Topu enerjiyle doldurmaya başlayın.Bu aşamada kol bileğimize bir tür blokaj oluşturmalıyız.Bu topumuzu hızlandırmaya yarayacak.Bileğinizde enerjiyi tutan bir blok oluşturun.Bunu yapıp basınç oluştuktan sonra kolunuzu indirip avuçunuzu hedefinize yöneltin.Blokajı kaldırın.Birikmiş enerji serbest kalınca Ki topunu itecektir.
Not: Tek bir top yerine pek çok küçük toptan oluşmuş bir tane top oluşturabilirsiniz.Böylece misket bombası gibi bir etki oluşur.

Ki Dzuen:

Ki matkabı hedefin Ki enerjisinde delik açan dönel bir enerji bölgesidir.Baskın elinizi göğüs kafesinizin üstüne getirin.Baş ve orta parmaklarınızı ileriye uzatın ve Ki enerjinizin bu parmaklarınıza akmasına izin verin.Bir Ki topu oluştururken ona enerji doldurmak için yaptığımız şeyleri parmağınıza enerji yüklemek için yapın.Meydana getirdiğiniz bu enerjinin parmaklarınız etrafında döndüğünü hayal edin.Tıpkı güçlü bir matkap gibi ancak bu sefer tüm materyaller enerjiden oluşuyor.Enerjinin orada dönmesini sağlayıp yeterince güçlü olduğunu hissettiğiniz zaman parmağınızı hedefe doğru uzatın.Buna güvenin.Bir ışık demetiyle matkabınız hedefe girsin.Bu çalışma başarıyla uygulanabilirse hedefin aurasında bir delik açılmış olur.

Çoklu- Tek noktada birleşmek:

Bu çalışma uygulayıcının kendisini çoğaltmasını sağlar.Ki enerjisini kendi formuna sokmayla başarılır.

Ayaklarınız omuz genişliğinde olacak şekilde durun.İçinizdeki Ki enerjisini hissedin.Bu enerjiyi çoğaltın daha da çok olsun.Ama enerjinin vücudunuzdan Ki ateşinde olduğu gibi dışarı çıkmasına izin vermeyin.Vücudunuz Ki enerjisiyle dolduğu zaman onu vücudunuzda hareket ettirmeye başlayın.Giderek hızlandırın.Bunu enerji gerçekten hızlanana kadar yapın.Aklınızda size enerji sanki hiç hareket etmiyormuş gibi görünebilir.Farkedemeyeceğiniz kadar hızlı dönüyor.Bir adım yana geçin ve vücudunuzun yarısındaki Ki enerjisi çıksın.Yanınızda belirsin.Şimdi yanınızda kendinize benzeyen bir formda Ki enerjisi var.Onu tıpkı Ki topunu oynatırmış gibi oynatabilirsiniz.Konsatrasyonunuzu kaybetmediğiniz sürece orada kalacaktır.

Choko Patlaması:

Bu saldırı hedefinizi tek bir saldırıda saf dışı etmenizi sağlar.Bu yüzden dikkatli olun.

Hedeften üç adım ötede normal bir Ki topu oluşturma pozisyonunda durun.Ellerinizi aşağıya indirip Ki topu oluşturma pozisyonuna getirin.Ki alevini kullanarak ellerinize enerji yükleyin.Topu bu enerjiyle oluşturun.Şimdi Ki alevini ikinci kez kullanın ve yine topa bu alevi yükleyin.Topun gelen enerjiyle bileklerinize kadar büyümesine izin verin.Şimdi de Ki alevi gibi bir teknik olmadan vücudunuzdaki Ki enerjisini topa gönderin; şeklini oluşturun.Ama bu sefer topun bir yandan da dönmesini sağlayın.Bu kadar enerjiyle top giderek büyüsün.Elleriniz tamamen büyüyen topun içinde kaldığı zaman önceki tekniklerde verildiği gibi bileğinize bir blokaj koyun bunu hayal gücünüz arzu/istek ve zihin gücünüzle oluşturun ve arkadan gelen enerjiler şiddetle geçmek istesinler ama geçemesinler.Böylece o bölgede yoğun bir baskı oluşturun.Bildiğiniz gibi bu topun büyük bir hızla(saatte 150 mil civarı) itilmesini sağlayacaktır.Ellerinizi ileriye doğrultun ve blokajı kaldırın.Top hedefe doğru fırladı.Topunuz giderken konsatrasyonunuzu devam ettirin.Havadayken bile ona enerji gönderin.Bağlantınız kesilmesin.Başarıyla uygulanırsa hedefiniz iki büklüm olacaktır ve zorlukla nefes alacaktır.Bu saldırıdan sonra tahmini olarak tekrar kendine gelme süresi 10 dakikadır.

Küçük Görünmezlik Gölgesi:

Rahat bir pozisyonda durun.İçinizdeki ve etrafınızda hareket eden Ki enerjinizi hissedin.Aklınızda size doğru parlayan bir ışık düşünün.Bu ışık görmenizi ve görülmenizi sağlasın.Bu ışık sizi bilenler tarafından daha kolay bulunmanıza, diğerleri için ise sizi bulmalarını imkansız yapar.Bu teknik sizi kelimenin anlamıyla görünmez yapmaz ama yayacağınız kararsız beyin dalgaları sayesinde başkaları tarafından algılanmanızı güçleştirir.

627


Melek Meditasyonu

Yazan: admin Tarih: Oca 3rd, 2009 | Kategori:: Felsefe&Parapsikoloji

Koruyucu melekleriniz ve melek aleminin diğer üyeleri sizden negatif ve korku dolu düşünmenin etkilerini salıvermeye yardım etmekten mutlular. Her şeyden çok, meleklerin amacı bilinçliliğimizi Tanrı’nın sevgisinin kavrayışına getirmektir. Böylece, sevginin farkındalığını bloke eden herhangi bir şeyin kalıntısını temizleyip uzaklaştırmamıza yardım etmek onlar için büyük zevktir.

Her zaman etrafınızda melekler var, nonstop ve garanti. Daha önce yapmış olduğunun, söylemiş olduğunuz ve ya düşünmüş olduğunuz herhangi bir şeye rağmen melekler sizi koşulsuz severler. Bunun istisnası yoktur ve siz bu paragrafı okurken, tam şimdi melekleriniz yanınızda.

Korkunun etkilerini temizlemekte, melekler ile çalışmanın bazı güçlü yolları aşağıda veriliyor :

MELEK KOVALARI

Bu, yaşamın meydan okumaları ile ilgili üzüntü duyduğunuz herhangi bir zamanda kullanılacak mükemmel bir meditasyondur. Derin nefesler alıp vererek başlayın. Zihin gözünüzde, meleklerin önünüze büyük bir kova koyduğunu vizüalize edin. Melekler kovanın yanında duruyorlar ve sizin canınızı sıkan her şeyi kovanın içine koymanızı istiyorlar.

Kendinizi, para, kariyer, yuvanız, veya sahip olduklarınız ile ilgili üzüntüleri kovaya koyarken görün ve hissedin. Sonra, bedeniniz veya sağlığınız ile ilgili endişelerinizi kovaya koyun. Sonra, herhangi birisi ile anlaşmazlıklarınızı kovaya koyun.

Şimdi, herhangi bir ilişkide sahip olduğunuz incinme hislerini kovaya koyun. Sonra, suçluluk veya kendini – suçlamayı kovaya koyun. Hedefleriniz, amaçlarınız ile ilgili sahip olabileceğiniz korkuları da kovaya koyun. Başarısızlık veya başarı korkusunu kovaya koyun.

Sonra, gelecek ile ilgili sahip olabileceğiniz korkuları kovaya koyun. Organize dinlerin üyelerine karşı sahip olabileceğiniz herhangi incinme hislerini veya öfkeyi kovaya koyun.

Sonra, Tanrı’ya karşı hissedebileceğiniz direnci kovaya koyun. Eğer sizi sıkan başka bir şeyler varsa, onları da şimdi kovaya koyun. Geride hiçbir şey kalmasın. Hepsini şimdi kovaya doldurun. Bedeninizin ve ruhunuzun ne kadar hafiflediğine dikkat edin.

Melekler size gülümserken, kovayı alıp uzaklaştırırken onları izleyin. Tüm üzüntülerinizi, tüm yaratıcılığınızın ve sonsuz zekanın İlahi kaynağına götürüyorlar.

Burada, tüm zorluklarınız mükemmel şekilde çözülüyor. Her şey kazan – kazan şeklinde çözülüyor ve mükemmel çözümleri kolayca ve uyumlu bir şekilde alıyorsunuz. Bu yardım için Tanrı’ya ve meleklere teşekkür ediyoruz. Şimdi bunu hak ettiğimizi bilerek, onların yardımını kabul ediyoruz. Ayrıca, kendimizi iyileştirirken, dünyayı da iyileştirdiğimizi biliyoruz.

ETERİK KORDONLAR (BAĞLAR) İLE İLGİLİ

Çakralarda, çoğu zaman onlardan dışarı çıkan “eterik kordonlar (bağlar)” vardır. Bu kordonlar, ilişkimiz olan diğer insanlardaki çakralara uzanır.

Eterik kordonlar en genelde yakınlarımız ile, babamız, annemiz, eşimiz, eski eşimiz, eski sevgililerimiz, şimdiki sevgilimiz, evimiz, çocuklarımız ve yakın arkadaşlarımıza uzanır.

İlişkilerimizdeki korkular bu kordonları oluşturur. Korku, bağımlılık, bağlılık, birbirine – bağımlı olma, terk edilme korkusu veya bağışlamama şeklinde karakterize edilebilir. Eterik kordonlar her iki insan arasında enerjinin ileri geri yönlendiği hortuma benzer şekilde davranır.

Kordonlara sahip olmak, problem anlamına gelir.

Eğer bağlantınız olan kişi (kordon vasıtası ile) bir zorluk yaşıyorsa, bir meydan okuma ile karşılaşmışsa, sizden enerji çeker. Enerjinizi eterik kordon vasıtası ile çeker. O zaman, neden olduğunu bilmeden tükenmiş hissedersiniz.

Çok sıklıkla, cinsel ilişki yaşadığınız insanlar sizin sakral (2 nci) çakranıza bağlanmıştır. Tartışma deneyimlediğiniz insanlar solar pleksusunuza bağlanır. Üzüntü duyduğunuz/sizi mutsuz eden insanlar kalp çakranıza bağlanır. Acı verici ilişkiler yaşadığınız insanlar veya tüm yükü omuzlarınızda taşıdığınız bir ilişki yaşadığınız insanlar omuzlarınıza bağlanır. Benim deneyimimde, bu, omuz ve boyun ağrısının kök nedenidir.

Bir kadın müşteri maddi, sağlık ve sevgi yaşamında çoklu zorluklara, meydan okumalara sahip olmaktan şikayet ediyordu. Sırtından ve omuzlarından uzanan çok sayıda eterik kordonu gördüm. Kordonların, kadının çekişmeli bir ilişki yaşadığı vefat etmiş olan babasına bağlandığını fark ettim. Kordonları keserken, babasını bağışlama istekli olup olmadığını sordum. Aynı anda, babasına kendisini bağışlamaya istekli olup olmadığını sordum, çünkü kızı ile geçmiş ilişkisi ile ilgili pişmanlık duyuyordu. Her ikisi de tamamen bağışlamaya istekli olduklarında, kordonlar ayrıldı. Müşterimin, seansımızdan sonra, yaşamının tüm alanlarında hızlı gelişmeler bildirdi.

Evimize veya coğrafik yerlere bağlı olduğumuz zaman, ayaklarımızın altından zemine eterik kordonlar uzanır. Taşınmak isteyen bir müşterimle çalıştım. Ancak, evinin satılamadığından şikayet ediyordu. Ayaklarının altından evin temeline uzanan bir çok kordonu gördüm. Evine bağlılığın evin satışını engellediğini açıkladım. Onun izni ile, kordonları kestik. İki gün sonra, evi tam istediği fiyata satıldı.

Kordonları kesmek “Seni sevmiyorum ya da artık seninle ilgilenmiyorum” anlamına gelmez. Kordon kesmenin ayrılmalara veya ilişkileri bırakmaya neden olması gerekmez. Bu, ilişkilerinizin yanlış fonksiyonlarını salıvermeniz anlamına gelir. Hatırlayın, korku sevginin karşıtıdır ve eterik kordonlar (ve tüm bağlantılar) korkudan yaratılır.

Bazı insanlar, kendi ruh parçaları ile olan kordonları kesebileceklerine üzülürler. Yani, travmatik olaylar sırasında kopup giden kendilerinin parçaları. Bunun olması olası değildir, ancak sadece ful sevinci ve enerjiyi hissetmenizi bloke eden kordonların kesilmesine niyet ederek, bunun olmasından kaçınabilirsiniz. Bu niyeti ederek, ruh parçalarınızın kordonları kesilmemiş kalır.

Veya, ruh parçalarınızı geri çağırabilirsiniz ve bedeninizi çevreleyen beyaz ışık duşu vizüalize ederek kendinizi yeniden bütünleştirebilirsiniz. Zihinsel olarak kendinizin tüm parçalarının gerçek benliğiniz ile tamamen yeniden birleşmesini isteyin. Küçük “sizlerin”, küçük kauçuk bir bandın üzerindeki küçük varlıkların size doğru bungie jumping yapması gibi size doğru zıpladığını görebilirsiniz. Bu küçük ruh parçaları, beyaz ışık duşuyla size yeniden girerken korkunun veya travmanın tüm kalıntılarından tamamen iyileşmiş olacaklar.

ETERİK KORDONLARI/BAĞLARI KESME

Eterik bağları/kordonları kesmenin en hızlı ve en kolay yolu Başmelek Mikail’in yanınıza gelmesini ve sizden enerji çeken tüm kordonları kesip uzaklaştırmasını zihinsel olarak istemektir. Eğer Başmelek Mikail’e yabancı iseniz, o, diğer meleklerin “yöneticisi” olarak hareket eden bir melektir. Başlıca rolü tüm karanlık enerjileri temizlemektir. Her istediğinizde Başmelek Mikail’in yanınıza gelmesini isteyebilirsiniz. Sizinle daimi olarak kalmasını bile isteyebilirsiniz. Herkesle aynı anda birlikte olma yeteneğine sahiptir.

Mikail’den bağları kesmenizi istediğiniz zaman enerjide ve huzurda anında bir artış fark edersiniz. Uyuşmuş hissettiğiniz zaman, melekleri çağırın. Sizi huzurlu enerjinin doğal haline geri getirirler.
(CEVIRI ; Saffet Güler)

438


Kundalini Belirtileri Ve Semptomlari

Yazan: admin Tarih: Oca 3rd, 2009 | Kategori:: Felsefe&Parapsikoloji

KUNDALİNİSİ BEKLENMEDİK ŞEKİLDE SERBEST KALAN BİR ÇOK İNSAN, NELERİN OLDUĞUNU BİLMİYOR, VE BU ÇOK BOYUTLU DÖNÜŞTÜRÜCÜ İŞLEM İLE İLGİLİ YAYGIN OLAN SOSYAL BİLGİSİZLİK, ÖZELLİKLE SEMPTOMLAR FİZİKSEL OLDUĞUNDA, SEMPTOMLARI FARK EDECEK TIBBİ VEYA ALTERNATİF SAĞLIK UYGULAYICILARI VEYA RUHSAL DANIŞMANLAR BULMAYI ZORLAŞTIRIYOR.BİR ÇOK İNSAN YÜKSELEN KUNDALİNİNİN HER TÜRDE MİSTİK, PARANORMAL VE SİHİRLİ MANZARALARA KAPILARI HIZLA AÇTIĞINI BİLİYOR, ANCAK ÇOK AZ KİŞİ BUNUN AYRICA BEDENİ DRAMATİK BİR ŞEKİLDE ETKİLEDİĞİNİ KAVRIYOR.

Bir çok insan garip hastalıklar, radikal zihinsel, duygusal, psişik, ruhsal ve yaşam tarzı değişiklikleri bildiriyor. Doktorlara, şifacılara, danışmanlara vs giden ve hayal kırıklığına uğrayanların hikayelerini tekrar tekrar işitiyoruz, bu danışmanlar, doktorlar, şifacılar ne durumu anlayabiliyor, ne de yükselen Kundalini tarafından hızlandırılan sayısız ağrılara ve problemlere yardımcı olabiliyor.

Aşağıdakiler yükselen Kundalininin genel tezahürleridir :

* Kas seğirmeleri, kramplar veya spazmlar
* Enerjinin hızla akması veya bedende dolaşan yoğun elektrik
* Kaşınma, titreşme, iğne batması, karıncalanma, tüylerin ürpermesi duyumları
* Yoğun sıcaklık veya serinlik
* İstenmeden yapılan bedensel hareketler (çoğunlukla meditasyon, dinlenme veya uyku sırasında gerçekleşir) ; sıçrama, ürperme, titreme, sallanma ; bazı duruşlara yönlendiren içsel bir kuvveti hissetme veya kişinin bedenini olağan olmayan şekillerde hareket ettirmesi (sara, rahatsız bacak sendromu (RLS) veya PLMD olarak yanlış teşhis konabilir).
* Yemek yeme ve uyku modellerinde değişiklikler
* Aşırı hiperaktiflik vakaları veya tersine, aşırı yorgunluk
* Artan veya azalan cinsel arzular
* Başağrıları, kafatasında basınç
* Hızla atan kalp, göğüste ağrılar
* Sindirim sistemi problemleri
* Kol ve bacaklarda uyuşukluk veya ağrı (özellikle sol ayak veya bacak)
* Herhangi bir yerde ağrılar ve blokajlar ; çoğu zaman boyun ve sırtta
* Duygusal patlamalar ; hızlı ruh hali değişiklikleri ; aşırı üzüntü, öfke, depresyon
* Kasten yapılmayan ve kontrol edilemeyen kendiliğinden sesler çıkarma ( kahkaha ve ağlama dahil)
* İçsel ses veya sesler işitme, klasik olarak flüt, davul, şelale, kuş sesleri, vızıldayan arılar, ama ayrıca bunlar kükreme, yıldırım gibi gürültüler olabiliyor ya da kulakların çınlaması
* Zihinsel karışıklık ; konsantre olmada zorluk
* Değişik bilinçlilik halleri ; artan farkındalık, kendiliğinden trans haline girme, mistik deneyimler (eğer bireyin önceki inanç sistemi, bu deneyimler tarafından tehdit ediliyorsa, ruhsal denge bozukluğuna neden olabilir)
* Başta sıcaklık, garip aktiviteler, ve/veya mutluluk dolu hisler, özellikle taç bölgesinde.
* Esriklik, kendinden geçme, coşku, büyük mutluluk, aşkınlık, vecit hali, sevinç, neşe, sevgi, huzur ve şefkat
* Psişik deneyimler : duyular dışı algılama ; beden – dışı deneyimler ; geçmiş yaşam anıları ; astral seyahat ; auraların ve çakraların direkt farkında olma ; içsel sesler, rüyalar veya vizyonlar vasıtası ile ruhsal rehberler ile temas ; şifa verici güçler
* Artan yaratıcılık : müzik, sanat, şiir vs ile kendini – ifade ve ruhsal iletişimde yeni ilgi alanları
* Artan anlayış ve hassaslık : kişinin kendi özüne içgörü, ruhsal gerçeklerin daha derin anlayışı, kişinin çevresinin keskin farkındalığı (başkalarının duygusal atmosferini algılama dahil)
* Aydınlanma deneyimleri : daha geniş bir realitenin direkt Bilişi ; aşkın farkındalık

Bazı insanlar bize, “Kundalini” kavramını yabancı bulduklarını ve bunu sadece “uyanış” olarak adlandırmayı tercih ettiklerini söyledi, bu bizim için de uygun. Ancak, temas kurduğumuz bir çok insan için, Kundalini açıklaması, onların deneyimlerini kabul etme ve bunlarla çalışmada önemli bir çerçeve sağlıyor. Her birimiz ruhsal bilgeliğimizi yorumlama, onurlandırma ve tanımlamanın eşsiz yoluna sahibiz. Gerçeği bilmek veya ifade etmek için sadece tek bir yol olmadığına inanıyorum. Nereye götürürse götürsün, kendi yolumuzda açık bir kalbe sahip olmanın ve inançlı olmanın daha önemli olduğuna inanıyorum.

Ayrıca bize, ruhsal uyanışa çok uygun olan İlahi ile birliği veya Tanrı – kavrayışını neden daha fazla vurgulamadığımız soruluyor. Herkesin deneyimleri ve mistik deneyimleri ile ilgili yorumları farklı ve çok kişisel olduğu için, hiç kimseyi dışarıda bırakmamak için, sadece “uyanan bilinçlilik” veya “aşkınlık halleri”nden söz ediyoruz. Değişik dini inançları olan insanlar bu çeşit kendi deneyimlerini anlatıyorlar. Bazıları Tanrı, Mesih, Tanrıça, Kutsal Olan, Ruh, Allah veya sadece hepimizin dahil olduğumuz Bir, Bütün diyor.

Ayrıca, bazı insanlar için derin ruhsal kavrayışlar, diğer belirtiler ve semptomlardan aylar veya yıllar sonra gerçekleşiyor. Açıkça ruhsal doğada deneyimlere sahip olan bireyler genelde, bunların nasıl etiketlendiğine bakmaksızın, işlemi bütünleştirebiliyor ve yararlanabiliyorlar. Ancak, hastalık veya tekin olmayan psişik fenomenler olarak görünen şeyleri deneyimleyenler, hasta veya deli olmadıklarını anlayana kadar alarm durumunda oluyorlar. Ve hatta aydınlatıcı ve güzel deneyimler o kadar güçlü olabiliyor ki, insanlar akıl sağlıklarından şüpheye düşüyorlar.

Copyright 1995, El Collie, izin ile yayınlanmıştır. El Collie, Kundalini destek dergisi SHARED TRANSFORMATION’in editörüdür.

295


Kundalini Reiki

Yazan: admin Tarih: Kas 7th, 2008 | Kategori:: Felsefe&Parapsikoloji

Kundalini, kuyruk sokumu kemiğinde uyuduğuna inanılan ve niyetle uyarılabilen çok güçlü bir enerjidir. Kundalini ne kök çakradan giren yer küre enerjisidir, ne de tepe çakradan giren evrensel enerjidir. Kundalini, kuyruk sokumundaki sakrum kemiğinde uyur vaziyette bulunan manyetik etkili ve çok yoğun bir enerjidir. Kök çakranın sakrum ile, kundalinini de yer küre enerjisi ile karıştırılmaması gerekir.

Kök çakra bacaklar arasında bedenin en alt noktası olarak tarif edilen yerde bulunur. Bu nokta cinsel organlar ile makat arasındadır ve sakrumdan farklıdır. Sakrum kök çakra ve cinsel çakranın ortasındadır.

Kundalininin uyandırılması ile kundalini vücutta dolaşan bir tren gibidir. Kök çakra enerjisini alır, omurga boyunca vücudun arka kısmından tepeye kadar çıkar, tepe çakrayı açtıktan sonra vücudun ön kısmından tepe çakradan gelen kozmik enerji ile kök çakraya kadar iner. Kundalini yol boyunca var olan tüm blokajları aşar ve çakraları taşıdığı eneji ile besler.

Bu blokajları açılması sırasında eski anıların canlanması, travmaların tekrar su yüzüne çıkması ya da kronik hastalıkların tekrarlaması mümkündür.

Kundalini gerekli temizliği yaptıktan sonra problemler ilelebet ortadan kaybolacaktır.

SAĞ, SOL VE ORTA KANALLAR

Kundalini vücudumuzda 3 kanaldan akar. Omurga boyunca ilerleyen merkez kanal haricinde vücudumuzun iki yanında bulunan ve bizim duygusal/fiziksel dengemizi ayarlayan iki adet yardımcı kanal vardır. Bu kanallar çin geleneğindeki yin ve yang�a denk gelirler ve bizim erkek/etken ve dişi/edilgen yanımızı temsil ederler. Enerjinin bu iki kanalda dengeli bir şekilde akması ve hiç birinin diğerinden daha ağır basmaması bizim dengede kalmamız için gereklidir.

Sol kanal: Sol kanal kök çakradan başlar ve burun deliğinden 3. göze ulaşarak oradan merkez kanala karışır. Bu kanal bizim duygusal/edilgen yönümüz ile ilgilidir. Enerjinin bu kanalda düzgün olarak akması bizim daha duygusal ve duyarlı bir hal almamıza sebep olur. Her şey olgunlukla karşılanır ve olaylar oluruna bırakılıp gözlemlenir. Gerektiğinde de hamle yapılır. Bu kanal ay kanalı olarak da adlandırıldığı için daha çok gece vakti yapılan meditasyonlar, dinlenen hafif müzikler ile canlandırılabilir. Bu kanaldaki enerjide yaşanan aşırılıklar bizim aşırı derecede dugusallaşmamıza, melankolik bir ruh haline girmemize, kendimizi zayıf ve duygusal destek ihtiyacında hissetmemize hatta depresyona girmemize sebep olur. Bugünde yaşamak yerine sürekli olarak geçmişin tatlı anıları canlandırılır. Enerjinin bu kanala kayması erkeklerde hormonal problemlere neden olur.

Sağ kanal: Sağ kanal bizim etken/aktif yanımızdır. Cinsel çakradan başlar ve 3. göze ulaşarak oradan merkez kanala karışır. Enerjinin bu kanalda düzgün olarak akması bizim olaylar karşısında harekete geçme isteğimizi artmasına sebep olur. Doğal bir hareket isteğimiz vardır. Fiziksel olarak canlı ve coşku doluyuzdur. Enerjinin bu kanalda gereğinden fazla olması aşırı fiziksel aktiviteye ve beraberinde tükenmeye sebep olacaktır. Sürekli bir gelecek endişesi, sabırsızlık ve agresyon ortaya konur. Bugünde değil hep yarında yaşanır. Bu kanal güneş kanalı olarak adlandırıldığından gündüz vakti yapılan fiziksel aktiviteler ve dinlenen vurmalı/ritmli müzikler ile canlandırılabilir.. Kadınlarda bu kanalın daha aktif olması ve enerjinin buraya kayması hormonal dengesizlikler yaratır.

Orta kanal: Orta kanal bizim doğal merkezimizdir. Duygu/düşünce arasındaki denge yerine oturmuştur. Ne zaman harekete geçeceğimizi ne zaman beklememiz gerektiği konusunda bir iç görüye sahibizdir. Erkek ve dişi özelliklerine sahip olmamıza ve bunlar kişiliğimizde oturmuş olmasına rağmen onları gösterme/kanıtlama gereği hissetmeden yaşarız .

REİKİ NEDİR?

Reiki etrafımızı saran, bizim yaşamımızı başlatan ve sürdümemizi sağlayan evrensel yaşam enerjisini şifa maksadı ile kullanmamıza olanak sağlayan bir tekniktir. Elleriniz ile problem yaşanan bölgeye dokunarak o bölgedeki doğal enerji dengesini sağlayarak iyileşmeyi başlatırız. Eğitim 3 seviye halinde verilir.

ÇAKRALAR VE ENERJİ SİSTEMİ

Enerji bedenimiz 7 adet katmanıdan oluşmuştur. Her katmanda da 7 adet temel enerji merkezi vardır. Çakralar adı verilen enerji merkezleri aracılığı ile bu katmanlar arasındaki enerji akımı sağlanır. Enerji katmanları arasında enerjinin geçişini kontrol eden mühürler vardır. Bu mühürler kişi hazır olmadan daha yüksek bilinç seviyelerine açılmasını engeller. Usui Reiki inisasyonunda katmanlar arasındaki mühürler kaldırılarak insanın daha yüksek katlara açılması sağlanır. Kundalini Reiki�de ise bu mühürlere dokunulmaz ve enerji bedenin ilk katmanı olan meridyen sistemindeki enerji seviyesinin artması sağlanır. Kundalini kanalı temizlenir ve kundalini uyandırılır. Meridyen sisteminde var olan enerji bir süre sonra taşarak Meridiyen sistemi ile Duygusal katman arasındaki mühürleri kaldırır.

Bu kendini duygusal coşku hissi ile belli eder. Duygusal enerji tepe noktaya ulaştığında Duygusal katman ile Zihinsel katman arasındaki mühürü kaldırır ve zihnimiz ve düşüncelerimizin sınırlarını aşmamızı sağlar. Zihinsel katman ile Astral katman arasındaki mühürler aşıldığında yep yeni gerçekliklere açılırız. 7. katmandaki mühür kalktığında artık kişisel sınırlarımızın dışına taştığımız için ben�lik bilinci kaybolur. Buna doğu felsefelerinde Nirvana�ya Ulaşma ya da Aydınlanma adı verilir.

Kundalini uyanması ya da reiki masterlığı aydınlanma değildir. Sadece aydınlanma yolunda atılmış birer adımdır.

Turgay Reiki

296


Çakra ve Aura Nedir ?

Yazan: admin Tarih: Kas 7th, 2008 | Kategori:: Felsefe&Parapsikoloji

ÇAKRA NEDİR? Bedenimiz üzerinde, çakra adı verilen enerji merkezleri vardır. Çakra, Sanskritçe (eski Hint dili) bir kelimedir. Birçok eski metinde ya da kutsal kitapta değişik isimlerle anlatılır. Sözlük anlamı olarak baktığımızda, “tekerlek” veya “çark” anlamındadır. Bu bize, enerjinin spiral dönüşlerini hatırlatmaktadır. Tekerlek, hayatın döngüsel durumlarının büyük bir sembolüdür. Eski bir kelime olmasına rağmen, çakranın şu anda yeni çağın bir kelimesi olduğunun söylenmesi şaşırtıcıdır. Çakralar, saklı enerjilerin çalışma ağının bir parçasıdır ve gözle görülmeyen enerji, bedenimiz üzerinde, çarka benzeyen delikler halindedir. Geniş ağızları olan, bedene yaklaştıkça daralan, uzun ince hunilere benzerler. Yüksek katlardan gelen enerjileri bedenimize aktarma görevi yaparlar. Bunları, bedenimize gelen enerjilere açılan küçük birer kapı gibi düşünebiliriz. Her çakra, farklı frekanstaki bir enerjinin giriş kapısıdır. Bu enerji kanalları, insan vücudunda yaşam enerjisini dolaştırır ve enerji akışını dengeler. Ne zaman bu kapılardan birinde tıkanma oluşursa, bedenin enerji alımı güçleşir: İşte problemler böyle başlar. Çünkü, bedeni besleyen enerji akımı kısıtlanmış olur. Çakralar düzgün çalışmadığı zaman beden, sağlığını korumakta zorlanır. Yaşam enerjisi, çakralar yolu ile bedende dolaşım sağlar. Çakralar, birçok insanda minimal düzeyde çalışmaktadır. Eğer düzenli bir enerji alışverişi olursa, bilincimiz de daha şuurlu bir seviyeye ulaşır. Bütünü ile enerji alışverişine açık olan insan vücudunda, bu enerjilerin dönüşüme uğratıldığı noktaların sayısı hakkında çok farklı bilgiler bulunmaktadır: Bunların 150.000, 100.000, 90.000 olduğunu söyleyen eski metinlere rastlamak mümkündür. Bilinen ikincil çakralar 21 kadardır. Vücudumuzdaki ana merkezleri kontrol eden çakraların yedi tanesi çok önemlidir. Beden üzerinde, omurga boyunca yer alırlar. Çeşitli şekillerde, büyük salgı bezleri ve sinir ağı merkezleriyle kesişirler. Reiki, çakralar ve salgı bezlerinin ortak çalışması ile beden üzerinde bir hareket kabiliyeti kazanır. Birinci çakra (Kök çakra): Kuyruk sokumu üzerindedir. Burada böbrek üstü bezleri vardır. Böbrek üstü bezleri, her iki böbrek üzerindedir ve beden sıvılarının kimyasal yapısını kontrol ederler. İkinci çakra (Sakral): Göbek deliğinin altında, karın bölgesindedir. Burada yumurtalıklar, erbezleri ve prostat bezi vardır. Bu çakra hem cinsel, hem de yaratıcı enerjiyi kontrol eder. Üçüncü çakra (Solar pleksus–güneş sinir ağı merkezi): Mide çakrasıdır. Göğüslerin altında göbek deliğinin üzerindedir. Burada mide, karaciğer, dalak gibi organlar bulunmaktadır. Salgı bezi olarak, midenin hemen arkasında pankreas vardır. Pankreas ensülin salgılar, bu da kan şekeri düzeyinin dengelenmesinde ve karbonhidratların metabolizmasının kontrolünde önemli rol oynar. Dördüncü çakra (Kalp çakrası): Göğüslerin ortasındadır. Burada timüs bezi bulunur. Timüs bezinin çalışması ile bağışıklık sistemi arasında yakın bir ilişki vardır. Beşinci çakra (Boğaz çakrası): Önde gırtlak çıkıntısından başlayarak boynun arkasında, omurilik soğanının hemen altında son bulur. Burada tiroit bezi vardır. Altıncı çakra (Alın çakrası–üçüncü göz): Alın üzerindedir. Burada hipofiz salgı bezi vardır. Bu bezin işlevi, büyümeyi ve metabolizmayı kapsayan hormonları salgılamaktır. Bu çakra hem fiziksel, hem de spiritüel anlamda görme ile doğrudan bağlantılıdır. Yedinci çakra (Taç çakra): Başın üst kısmında bulunmaktadır. Burada epifiz salgı bezi vardır. İşlevi tıbbî açıdan tam olarak kanıtlanmamış olsa da büyüme ile ilgili olduğu sanılmaktadır. Melatonin salgılar. AURA NEDİR? Canlı ve cansız her varlık, aura adı verilen bir enerji tabakasıyla çevrilidir. Kolay kavranmayan, görünmez, akışkan bir özdür. Canlıların bedeni etrafında yer alan ve uzun süreli elektrik akımları olarak alan oluşturan elektromanyetik alanlardır. Bu elektrik dalgaları, çeşitli renkler oluşturan salınımlar ve frekanslardır. Bu frekanslar çakralarla da yakından ilişkilidir. Eterik, duygusal, zihinsel ve ruhsal olarak farklı tabakalar oluştururlar. Bütün aura alanlarının kendi titreşim frekansları vardır. Hepsi kendi frekans sınırları içinde bir enerji hareketine sahiptir ve birbirinden ayrı değil, birbirleri içinde yayılırlar. Frekans alanları genişleyip yükseldikçe, farkındalığın yüksek şekillerine ulaşılır. Kendimizi korumak için, bu enerji tabakalarını güçlendirmek mümkündür ve gereklidir. Rahatsızlıklar önce aura tabakalarında başlar ve fiziksel bedene doğru hareket eder. Aura tabakaları koruma sağladığı için, auramız zayıf olursa, alanımıza istenmeyen enerjileri toplayabilir ve enerji alanımızı daraltıp bizi hastalığa yatkın hale getirebilir. Bu tabakalar, insanın sağlık durumunu belirleyen enerji kanallarıyla doludur. Enerji akışında meydana gelen engeller yüzünden rahatsızlıklar önce aurada başlar. Eğer tıkanıklıklar giderilmezse, bedeni etkilemeye başlar. Aura, canlının enerji olarak gerçek ifadesidir. O, insanın güçlerinin, düşüncelerinin ve duygularının toplamıdır.

135


Reiki ve Şifa

Yazan: admin Tarih: Kas 7th, 2008 | Kategori:: Felsefe&Parapsikoloji

Her varlık, evrensel yaşam gücü ile varlığını sürdürür. Bu yaşam enerjisi bedene çakralar yoluyla akar. Beden içerisinde bu enerjinin akış yollarına meridyenler ve nadiler, bedenin çevresindeki enerji alanına da aura denir. Yaşam enerjisi hücrelere ve organlara sürekli akarak, onları tazeler ve çalışmaya devam etmelerini sağlar. Bu enerjinin akışı engellenirse ( öfke, korku, endişe, kıskançlık ve benzeri olumsuz duygu ve düşünceler) bedende bazı aksaklıklar ortaya çıkacaktır. Çünkü negatif duygu ve düşünceler, bu enerjinin akışında bozukluk meydana getirir. Bu bozukluklar ilk önce enerji bedenin katmanlarında ve sonrada fiziksel bedende ortaya çıkar. Reiki kişiye akarken hem enerji bedendeki, hem de fiziksel bedendeki dengesizlikleri dağıtarak o bölgedeki frekansı yükseltir. Düşük frekanslı enerjinin parçalanarak dağılmasını sağlar. Sonuç olarak yaşam gücünün akışını onarıp, saglıklı ve doğal olarak akmasını gerçekleştirir.

REİKİ UYGULAMA TEKNİĞİ

KENDİMİZE UYGULAMA

Reiki’nin temelinde kişinin kendine düzenli olarak yaptığı uygulama büyük önem taşımaktadır. Herhangi bir hastalık ya da rahatsızlığımız olsun ya da olmasın, düzenli uygulama bedenimize gerekli enerjinin sürekli olarak üst düzeyde tutulmasını, yorgunluklarımızın giderilmesini, uykunun düzenlenmesini ve sağlığımızın mükemmel düzeyde korunmasını sağlayacaktır. Düzenli uygulama fizik sağlığın yanısıra iç huzuru, çevreye uyum, tolerans ve stresten arınmayı da getirir. İç barışımızı, yaratıcılığımızı, sağduyumuzu, doğru karar verme yetimizi, zihin berraklığını ve sevgiyi arttırır.

İlk uygulamalar :

1. Derece inisiyasyonu sonrası hemen başlayacağımız 21 günlük bir arınma süresi boyunca aksatılmadan hergün tercihen yaklaşık aynı saatlerde kendimize Reiki uygulamak gerekir. Bu sürede vücudumuz, biriktirmiş olduğu çeşitli toksinleri atarak enerjinin saf halde kullanılmasına zemin hazırlayacaktır.

İnisiyasyon sonrası ilk bir kaç gün içinde kendimizi sanki daha kötüymüşüz gibi hissetmemiz, sebepsiz moral bozukluğu yaşamamız çoğunlukla beklenebilir. Ayrıca mevcut bazı hastalık ve kronik rahatsızlıklarımızın bize verdiği sıkıntının arttığını da gözleyebiliriz. Ancak bu etkiler son derece normaldir ve Reiki’nin üstümüzde çalışmaya başladığının göstergesidir. Bu etkiler birkaç gün içinde geçer ve kendimizi süratle çok daha iyi hissetmeye başlarız. Bu etkilerin görülmemiş olması, Reiki’nin işe yaramadığı anlamına gelmez, aksine, bedenimizin bu yeni enerji akışına çok çabuk uyum sağladığını gösterir.

Bu 21 günlük ilk arınma döneminde bedenimizin dışa açılan her gözeneğinden sürekli bir toksin atışı gerçekleşir:

- Aşırı terleme

- Dışkı düzeninin bozulması, renginin değişmesi

- Sık aralıklarla ve bol idrar yapma, renk değişikliği

- Geğirme, yellenme

- Öksürme, balgam çıkarma, tükürük birikmesi

- Gerinme, esneme ihtiyacı, esnemeyle gelen gözyaşı…

Bunların hepsini ya da sadece birkaçını yaşayabileceğimiz gibi, önce de söylediğimiz gibi belki de hiç biriyle karşılaşmayacağız. Ancak görülmesi normal olan bu etkiler birkaç gün içinde başlar ve azalarak genelde bir hafta içinde normale döner. Bu noktada en önemli şey Reiki vermeyi aksatmamaktır.

Dikkat edilecek noktalar:

İnisiyasyondan birkaç gün öncesinden başlayarak, tüm 21 günlük arınma süresi boyunca alkol alınmaması, aşırı yağlı, baharatlı yemeklerden ve kırmızı etten kaçınılması, çay, kahve, şeker, sigara tüketiminde mümkün olduğunca azaltmaya gidilmesi, aşırı stres ortamından mümkün olduğunca uzak durulması Reiki’nin çok çabuk etkisini göstermesi açısından gereklidir. Reiki uygulamasını gerek kendimize gerekse başkasına yapacağımız zaman kendimizin ve uygulayacağımız kişinin son 24 saat içinde alkol almamış olmasına dikkat etmeliyiz. Alkol enerji kanallarını olumsuz etkiler, Reiki’yi işlevsiz bırakır.

Arınma süresi sonrası normal yaşantımızda, sıraladığımız bu zararlı unsurların olumsuz etkileri de aşırıya kaçılmadığı sürece bir ölçüde Reiki sayesinde kontrol altında tutulabilecektir.

Uygulamaya hazırlık:

Her Reiki uygulaması öncesi ve sonrası ellerin akan su ve sabunla yıkanması gerekir. Bunun yapılma imkanı olmayan durumlarda uygulama öncesi ve sonrası avuçların 15-20 kez kuvvetlice birbirine sürtülmesi önerilir.

Reiki uygulaması sırasında hem kendimizin hem de uygulayacağımız kişinin üzerindeki metallerin çıkarılması gerekir.

Uygulama sırasında kol, el, bacak ve ayakların üst üste gelecek şekilde çaprazlanmaması, yani kolların kavuşturulmaması, bacak bacak üstüne atılmaması gerekir.

Bir hatırlatma:

Reiki uygulamalarında yanlış yapma ya da kendimize veya başkasına zarar verme ihtimali yoktur. Evrenin yaşam enerjisi kendi içinde, varlığı hissedilen bir bilgeliğe sahiptir; İlk aşamada tamamen mekanik ve kendi kendine çalışır: Reiki enerjisini almak niyetimiz olmasa bile ellerimizi doğru pozisyonlara yerleştirdiğimizde bizim bilinçli olarak yönlendirmemize gerek kalmadan bedenimiz, ihtiyacı olan enerjiyi kendiliğinden çeker.

En ideal konum, sessiz ve rahat bir ortamda oturarak Reiki’ye konsantre olup bedenimizi hissederek Reiki uygulamaktır. Ancak Reiki’yi televizyon seyrederken, yatarken, başkalarıyla sohbet ederken, yolculuk sırasında araçta otururken, sinemada, maçta… kısacası her ortamda uygulayabiliriz ve her şartta işlevini yerine getirir.

BİRİNCİ DERECE REİKİ UYGULAMA TEKNİĞİ

Reiki uygulama tekniği dereceler arasında temel uygulamalar açısından farklılık göstermez. İleri dereceler sadece temel uygulamanın ruh ve beden bütünlüğümüze sağladığı uyumla hazır hale gelmemiz sonrası ilave ettiğimiz teknikleri içerir ve Reiki uygulamasını hem çok kolaylaştırır hem de güçlendirerek bize yeni ufuklar açar.

Ellerin kullanımı:

Reiki ellerimiz aracılığı ile uyguladığımız bir tekniktir. İki elimiz birlikte kullanılır ve vücudun belirli bölgelerinin üzerine yerleştirilerek her bir pozisyonda 3-5 dakika süreyle durulur. Normal bir Reiki seansı yaklaşık 60 dakika sürer. Ancak çoğu zaman vücudun bütün bölümlerini kapsayan bu uygulama yerine, temel çakraları hedef alan ve yaklaşık 30-40 dakika süren kısaltılmış uygulama yapılır. Asgari sürelere uyulması önem taşımaktadır. Reiki’ye siz ve bedeniniz alıştıktan sonra keşiflere başlayıp, Reiki’nin hislerinizi yönlendirmesiyle sizin için neyin o anda uygun olduğunu bilebileceksiniz.

Temel seans dışında özellikle rahatsızlık hissedilen bir organ mevcutsa, ellerinizi o bölgenin üstüne koyarak ekstra Reiki verebilirsiniz. Bazı önemli hastalıkların ve rahatsızlıkların Reiki ile tedavisinde değişik pozisyonlar, spesifik uygulama tekniği ve farklı uygulama süreleri vardır ve bu konuda özel çalışma, araştırma ve derinleşmeyi gerektirir. Ancak Reiki’de yanlış yapmak ihtimali olmadığından en kötü ihtimalle özel uygulamanız sadece işe yaramayabilir, o kadar.

Reiki uygulaması sırasında ellerinizi yerleştirdiğiniz bölgelerde avuç içlerinizde çeşitli derecelerde ısınma hissedeceksiniz. Bu normaldir. Genellikle bu ısınmanın derecesi ilgili çakranın ihtiyaç duyduğu ve çektiği enerjiyle doğru orantılıdır. Nadir durumlarda hiç ısınma hissedilmemesi, başkasına uyguladığınızda sizin ısınma hissetmeniz ama uyguladığınız kişinin ısınma hissetmemesi veya tam tersi görülebilir. Bütün bu durumlar normaldir ve ısınma olsun ya da olmasın Reiki çalışmaktadır.

Ellerin Duruşu:

Ellerimiz bazı pozisyonlar dışında seans süresince parmaklar bitişik şekilde tutulur. Vücuda bastırılmadan rahatça yerleştirilir. Oturarak veya yatarak kollarımızın ve ellerimizi rahatsız hissetmeyeceğimiz ve yorulmayacağımız bir pozisyon almalıyız.

DOĞRU EL DURUŞ ŞEKLİ

Baş parmaklarımızın elimize bitişik tutulması bir süre sonra sıkıntı verebilir. Bu durumda bazı açılmalar ister istemez olabilir. Bunu çok fazla sorun etmeyin. Reiki huzur içindir; Huzursuzluk yaşamanız için değil! Her an sağlanamayacak ideal koşullar olmasa bile Reiki işini bilir ve mükemmelen yararlı olur.

REİKİ EL DURUŞ POZİSYONLARI VE SIRASI

Kendimize Uygulama ( Kısa uygulama )

REİKİ EL DURUŞ POZİSYONLARI VE SIRASI

Başkasına Uygulama ( Kısa uygulama )

Ismail Bulbul

268