E-Nasıl.Com

İnternet Gündemi

'Felsefe&Parapsikoloji' kategorisi icin arsiv

Hidrokinezi - Hydrokinesis - Su Kontrolü

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Felsefe&Parapsikoloji
Hidrokinezi - Hydrokinesis - Su Kontrolü

Sıvı durumdaki bir maddenin moleküllerine nüfuz etme yeteneğidir. Pyrokinezinin aksine burada su oluşturmaktan bahsedemeyiz. Varolan su kütlesinin biçimini değiştirmek yani manipule etmek esas amaçtır.
Başlangıç itibariyle geliştirme teknikleri telekineziye benzeyebilir. örnek verecek olursak, bir su kütlesinin ortasındaki mantar tıpayı hareket ettirmek. Fakat dikkat edin, mantara odaklanmak değil, suya etki ederek mantarı oynatmak. Tıpkı girdaba yakalanan bir geminin sürekli dönmesi gibi.
burada “Bu zaten suya telekinezi uygulamak değil midir?” diyebilirsiniz. Evet aslında olabilir. fakat suyla gerçek bir bağlantı kurmlısınız, sadece maddeye yönelik bir fizik değil elemetin kendisiyle bir olmalısınız. Eğer gerçek yeteneğiniz suysa zaten egzersiz sıklığınıza göre, kısa bir sürede ilerleme kaydedebileceksiniz. Su hariç bir şey düşünmeden meditasyon yapın, yoğunlaşın. bütünüyle suyla kaplandığınızı, gerektiğinde suyun derinliklerinize daldığınızı hissedin. Su olun.

Egzersizler için:

İçi su dolu orta ya da büyük boy camdan bir kase alın. Camdan, çünkü suyun tamamını görebilirsiniz. Mantar tıpa gibi su üstünde kolayca yüzebilen bir nesneyi üzerine yerleştirin. (Telekinezi alıştırmalarında önerilen iki ucuna kibrit çöpü batırılmış iğne gibi)
Şimdi sıra geldi işin en çok pratik ve imajinasyon isteyen bölümüne: Kasenizin karşısında gözlerinizi kapayın. Suyun enerjisini, serinliğini, titreşimlerini hissedin. Onun enerjisiyle kendinizinkini birleştirin. Zihninizde, suyla kurduğunuz enerji bağını hayal edin. Suyun sesini zihninizde duyun, zerafetini hissedin. Bu düşüncelerinizi zihninize kopyalayın ve suyla bir olun. Kendinizi hazır hissettiğiniz zaman gözleriniz açın. Fakat suyla kurduğunuz bağlantıyı kaybetmeyin. O senin bir parçan ve sen de onun. Enerjiyi, zihninizde tutun. Su hareketlenecektir… Ve şimdi, Sudan bir parçasın.. Ona istediğin emri verebilirsin. Kasenin içinde bir girdap oluşturduğunu hayal et. Gittikçe büyüyor ve sürekli hız kazanıyor. İşte o sensin… Bunu yapmayı başardığını hissettiğin ana kadar yapmaya devam et… Sabırlı ol, ilk bir kaç denemede olmuyorsa, ki olmaması muhetemeldir, daha çok egzersiz yap.

Ve sonra zihnini dinlendir.

Alıntıdır…

308


Pyrokinezi - Pyrokinesis - Ateş Kontrolü

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Felsefe&Parapsikoloji

Pyrokinezi - Pyrokinesis - Ateş Kontrolü

Beyin gücü ile ateşe müdehale etmek…
Pyrokinezi..Yani Ateş Kontrolü..Genelde vücut ısısı bu konda başlandıç aşamasında çok önemlidir.. Çünkü odaklanırken bunun üzerine odaklanmanız gerekir..Sonraki aşamalarda buna ihtiyacını olmayacak..Kısa bir alıştırma olacağından çabuk okuyabileceksiniz..
Öncelikle bir muma ihtiyacınız var ve birde telefon-video kamera yada video kaydebilecek herhangi bir şey..Çünki mumdaki alev küçük olduğundan üzerinde yoğunlaşmanız daha kolay olabilir ve telefon yada video kayıt yapabileceğiniz herhangi bir alet ise gözünüz kapalıyken olayları kaydetmeniz için..

TEKNİK

-Mumu yakın ve ellerinizi ısıdan acı çekmenize neden olmayacak bir mesafeye getirin..Ne çok uzak ne çok yakın..Yaklaşık 5 cm kadar uzaklıkta tutun.
-Gözlerinizi kapatmadan önce telefon yada ne ile video kayıt yapıyorsanız onu kayıt moduna geçirin..
-Şimdi gözlerinizi kapatın ve mum alevinin dönerek ısınmaya başladığını hayal edin..Hatta oda içindeki ısıyı kullanarak daha da ısındığını düşünün..Siz bunları düşündükçe mumun daha da büyük ışık saçtığını düşünün ( 1 yada 1,5 dakika)
-Buna odaklanırken ellerinizin arasından fırlayan kırmızı ışıklar hayal edin..Ve muma karışarak ısıyı daha da arttırsınlar (35 saniye)
-Odaklanmanızı yavaş yavaş bozarken mumun ısısının arttığını sürekli düşünün..Daha parlak olduğunu düşünün..Eğer gözleriniz kapalıken bu ısıyı hissettiyseniz zaten sorun olmayacaktır..Ama ellerini yaklaştırmadığınıza emin olmak için yaptığınız kaydı izlemenizi tavsiye ederim..

Egzersiz

Pyro Ateş demektir. Kinezi de uzaktan etki etmek. Ateş kontrolüdür yani pyrokinezi… Pyrokineziyi mum aleviyle çalışarak yapabilirsiniz …

Ellerinizi aynı psi wheel deki gibi mum alevinin yanlarına elinizi yanmayacak açıyla koyun. Elleriniz ıslak olmasın. Sonra mum konsantre olun ve mum alevini sağa sola hareket etmesini isteyin.. Odada rüzgar olmasın. Odanızın kapı ve pencerelerini kapatın. Rüzgar sizi kandırabilir. Daha sonra alevin yükselmesini isteyin. 3-4 cm arttırabilirsiniz alevin uzunluğunu..

Alıntıdır…

395


Telekinezi - Telekinesis - Maddeye Etki

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Felsefe&Parapsikoloji

Telekinezi - Telekinesis - Maddeye Etki

Birçok bilim adamının açıklayamadığı konu Telekinezi ( Beyin gücüyle Nesneleri hareket ettirme özelliği ) bu kavramda telekineziyi uygulamak için aşağıdaki işlemleri gerçekleştrmek gerekior

HAZIRLIK

Genel olarak ilk başlayanların elleri ıslak olmamalı, ıslak eller daha
profesyonellerde işe yarıyor, Ellerinizin kurumasını bekleyin,
yada ellerinizi fön makinesiyle ILIKTA kurutun. eğer Fazla sıcakta
yaparsanız elleriniz kuru gibi hissedilecektir.

Telekinezinin baskın olacağı durumlar;
Uykudan yeni kalktıktan yaklaşık 20 dakika sonra (beyniniz boşalmış olur ve uyku sersemliğinden sonra gelen o hafif mide bulantılı garip ağrılar işe yarar.
Sakin olduğunuz anlar(genelde herkes bilir zaten)
Vicdan azabı, derin düşünceler vs. olmadığı zamanlar…
Hayal Gücünüzün Baskın Bulunduğu anlar

Eğer yapamıyorsanız Ne yapmalı??
Telekinezi öyle birşey ki bi kere bile şüpheye düştüğünüzde tıkanıp kalabilirsiniz.bazen öyle zamanlarım oluyor ki kendimden şüphe duyuyorum.

Eğer hiçbir kıpırdama hissetmiyorsanız ;
Bi güzel hava alın, yalnız dışarıya çıkıp gezmeden, sadece balkondan (dışarıdaki etkenler kons. dağıtabiliyor)
Sirkeli, Tuzlu veya ekşi şeyler yiyin - için. (beyne hafif şok dalgaları yollar ve bir güzel kendine getirir)
Hadi hiçbiri olmadı Kalkın kafanızı ani sarsın/sallayın (çok fazla sarsmıyacak şekilde sadece kendinize gelebilmek için)
Üzerinizi serin tutacak şekilde giyinin
Böyle Doğaüstü güç sahneleri bulunan sahneler size çok büyük derecede yardım ediyor çünkü hayaller ve
ilizyonlar çok işe yarar!
Yaparken , çalışırken beyinde neler oluyor!?!?!?
Evet girişe geldik. Size ilk önce çalışabileceğiniz en iyi tekniği tavsiye
ediyorum;
Bir Pipet ve bir de Ampül alın. Ampülün üzerine çubuğu dengeleyin ve işte
çalışma ortamı hazır…
ilk zamanlarda bunu kesinlikle hissedemessiniz bu yüzden sadece telekinezi
çalışmadığınız zamanlarda sanki o bölümü kafanızda hissediyor gibi yapın,
yada o bölümü kendiniz ağrıtmaya çalışın.
Diğer bir yöntem ise beyin jimnastiği’dir. Hiçbir konu hakkında test vs gerekmez. çoğu kişi tek kaşını havaya kaldırabilir dimi? işte bunları geliştirebilirsiniz.önce diğer kaşınızı tek kaldırmaya sonra da diğerini kaldırmaya çalışın! bunları da yapabildinizmi dudağınızı hiç gülümsemeden tek bi bölümünü yukarı kaldırmaya çalışın (kaşı nasıl yapıyorsanız bu da aynı model de) bundan sonra da alt kirpiklerinizin bulunduğu deriyi sağ sol hareket ettirmeye çalışın. (nasıl diye sormayın ben yapabiliyorum )

Hareketlendirmek için Düşünceler
Şimdi önümüzde çubuk size siz çubuğa bakıyorsunuz . Yaparken el şekilleri çok önemli, çoğu telekinezide kimseden öğrenmeden kaptığım teknikler vardır. ve genelde çok fazla olmasada büyük bi model arşivi bulunmakta. benim hareketlerimi başkalarının videolarında görünce çok şaşırdım.
not:öncelikle hemen bir uyarı!!! ilk yapışlarınızda en fazla 1-5 cm arası
oynatabiliceğinizden eminim. çünkü denerken aniden çubuğun hareketlenmesi
şok etkisi yaratio. ve ben bu olayı hareketlendirdiğim her cisimde
yaşıyorum! neyse geçelim artık.
En büyük güç ilizyondur!!. o an ki görüş açısı size çok yardımcı olabilir! Çubuğa ne çok yakın ne de çok uzak olun ve tam tepesinden bakmayın ,oturduğunuz sandalyeden düz açıdan bakmalısınız. Aşağıdaki uygulamalarda
el hareketleri uygulanırken , o an çubuğunda döndüğünü hayal edin!!!!! yada parmağınıza bakmadan sanki çubuğu itermiş gibi yapıp dokunmadan itebilirsiniz.
Çubuğu hareketlendirmenin bi çok yolu var önce tüm parmakları kapatın. Baş parmağınız işaret parmağınızın ya ilk çizgisinde (hani bölüm bölüm ayıran çizgiler var!?) yada ikinci çizgisinde bükülü olarak ucu damarı çok hafif
bastıracak şekilde olsun. Daha sonra diğer kapalı olan parmaklardan orta yada işaret parmağının alt bölümü (tırnak değil diğer bölümü ve en ucu ile değil biraz daha aşağısı) çubuğun bir bölümüne yakınlaştırın. harekete o andan
başlayabilir! olmazsa devam, yılmayın bu daha ilk yol!
Yine aynı el modelinde çubuğu çevreleyin ( çubuğun önünde yani kuzeyden ön tarafına çok yaklaşmaycak şekilde) elinizi yavaşça oturtun ve parmaklarınızı eğip en solundan sağa doğru yavaşca çekin ama o an avcunuz hareket
etmiyecek, sadece parmaklar! Bu olayda hareket etmeye başlamalıdır.
Tabi size o an hemen olacağını söylemiyorum bi kaç kez hatta olmazsa 10 dakika daha deneyin. Burun deliklerinizden havayı çubuğa üflememeye dikkat edin, ağzınızı kapayın ve odada hava akımı olmasın.
Bir diğer Deneyimim ; Telekineziyle çubuğa, diğer cisimlere odaklandığınız zaman hiçbir yere döndürmeye çalışmadığnız zaman, yakınında olan sıcaklık maddelere doğru da gitmesin. Yani eliniz orada olduğu zaman çubuk
elinize doğru kayabiliyor. Artık çubuk kaydı bende fırıl fırıl döndürüp ampülün üzerinden düşürüyorum. Bu arada ampül yerine başka ona benzer ve pipeti dengede tutucak şeyler kullanabilirsiniz.
Pipet çok büyük olmasın, ve çok da kalın olmasın yoksa ilk deneyimde hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz

Telekineziye başlayın.
Bu bölümde KAĞIT-İĞNE ve KAŞIK BÜKME yöntemlerini, telekinezinin olası yada bilinen zararlarını öğrenceceksiniz. Başarılar.

1. Vakit seçimi
Telekineziye amatör olarak başlarken konsantrasyon önemlidir. Bu yüzden vakit seçimi uygun olsa daha iyi olur. Telekinezi için sabah vakti uygun olabilir. Beyne henüz konsantrasyonunuzu dağıtacak bilgiler yüklenmemiştir. Uykulu iseniz konsantrasyonunuz uykuya kayacaktır. Bu yüzden kalktıktan ortalama bir saat sonrası daha uygundur.

KAĞIT-İĞNE YÖNTEMİ

2. Malzemeleri hazırlayın.
Telekineziye yeni başlayan biri kendisine daha kolay nesneler seçmelidir. İğne ,kağıt ve iğneyi sabitleyecek bir cisim bunun için gayet uygundur. 5×5 boylarında küçük bir ince yapılı parşömen kağıdı kesin. Bu kağıdı aşağıda gördüğünüz tüm katlama çizgilerine göre katlayıp açın. Açarken kağıdı tam düzeltmeyin. Çalışmamız bir şemsiyeye benzemeli.
Not: Kağıdı dikdörtgen kesmeniz fiziki döndürücü kuvvetin gereksinimini azaltır. Ve şekilde gördüğünüz X biçimindeki katlama işini yapmayın sadece + biçiminde kenar orta noktalardan katlayın. Elde ettiğimiz şemsiyeyi herhangi bir yere dik olarak sabitlediğimiz iğnenin sivri ucuna hafifçe koyun (Hiç batırmadan sadece bırakın). Kağıt hafif bir harekette dönecek kadar serbest duracaktır. Not: Bu andan itibaren odanızı rüzgarla buluşturmayın. Asla kapı veya pencerelerinizi açık bırakmayın. Kapı altlarınıda yumuşak bir malzemeyle kapatın.
Elde ettiğimiz şemsiyeyi herhangi bir yere dik olarak sabitlediğimiz iğnenin sivri ucuna hafifçe koyun (Hiç batırmadan sadece bırakın). Kağıt hafif bir harekette dönecek kadar serbest duracaktır.
Not: Bu andan itibaren odanızı rüzgarla buluşturmayın. Asla kapı veya pencerelerinizi açık bırakmayın. Kapı altlarınıda yumuşak bir malzemeyle kapatın.

3. Konsantrasyon
Eğer konsantrasyonunuz tam olsun istiyorsanız düşüncelerinize mani olacak herşeyi aklınızdan çıkartın. Gözünüzü kapatıp bir süre bekleyin. Aklınıza her ne gelirse gelsin onu atmadan gözünüzü açmayın. Konsantrasyonunuz sadece aklınızın düşüncelerden arındığı yönünde olsun.

4. Artık başlayalım.
Bu gün telekineziye başladığınız ilk gün. Sonuç almak için elinizden geleni yapın.Fakat sakin ve sabırlı olun. Sonuç alamazsanız üzülmeyin. Zaten ilk sefer için sonuç almanız zor olacaktı. Şimdi kağıda 30 derecelik açıyla yukarıdan bakın. Kağıda konsantrasyonunuzu etkilemeyecek kadar yaklaşın. Kağıda uzaklığınız yaklaşık birbuçuk karış olsun. Kağıda odaklanın. Onu sizin bir organınız gibi hareket ettireceğinizi düşünmeniz yarar sağlayacaktır. Gelelim işin en heyecanlı kısmına. Şimdi kağıdı sadece bakarak döndürdüğünüzü düşünün. İster sol için komut verin ister sağ. Önemli olan sizin kağıdın döneceğini düşünmenizdir. Sadece hayal etmeyin. Çünkü hayal etmekten öte kağıdı siz döndüreceksiniz. Kağıda bir süre böyle bakın. Unutmayın! Sakin olmalısınız. Bu gün dönmezse yarın dönecek demelisiniz Bu biçimde günde 10 dakika uğraşabilirsiniz. 5 dakikada bir teneffüs yapın. Hatta bu teneffüsler bir kaç saat sürebilir.

5. Şu psikolojik hali edinin
(Bu maddeki bilgiler size moral vermek için değil gerçekler nazara alınarak yazılmıştır)
Başarmanız için kimse sizi zorlamıyor. Siz başaramamaktan korkmuyorsunuz. Telekinezi zaten basittir. Bir kaç gün içinde nasılsa başaracaksınız. Sonuç alma süreniz çok büyük ihtimalle bir haftayı geçmeyecektir.

Telekinezi İle Lambalara Etki
Beyin Gücünüzle bi Lambayi patlatirsin desek “hadi ordan!” diye cevap aliriz ama bu sey gerçekten de var. Telekineziden gerçek anlamda haberdar oldugum zaman psi-wheel üzerinde denemeler yaparken isik da titriyordu. daha sonraki 1 ay boyunca da bilgisayarda oturdugum odanin isigi hep titredi ve sonundada patladi. 3-4 tane lamba degistirmek zorunda kaldim.
Su anda o kadar siklikta olmasa bile lambalar BAZEN birazda olsun titriyor. yani anlayacaginiz beynim o sersemlik döneminden çikti ve hersey yerine oturdu.
Örnegin uyumadan önce yatakta yatirken lambaya bakip denemeler yaparim ve titrer.
Eger Telekinezi olayina daha yeni girmisseniz ve psi-wheel’iniz firil firil dönüyorsa, oturdugunuz yerde hafif uzanin ve alistirmayi deneyin. muhtemelen basarili olacaksiniz.

Alistirma
Rahatça oturun ve isiga gözlerinizi dikin. gözleriniz kamasiyorsan vazgeçin sonra deneyin.
Beyninizi zorlayipda garip duygulara kapilmayin (hani bisey yapicakmis gibi ugrasip kafanizda yaptiginiz hareketlerden bahsediyorum)
Bu sizin ilk denemeniz o yüzden gözlerinizi kismayin ve zorlamayin.
GÖZ KAPAKLARINIZI “rahat birakın”
Isiga odaklanin ve isigin pariltisinin arttigini düsünün, Hayal edin. Bunu yaparken beyniniz hala daha rahat, göz kapaklariniz serbest durumda olmali.
Bu olayi hayal ederken isigin pariltisi artmaya baslayabilir, yada görüntü titremeye baslayabilir. Heycana kapilip durmayin desemde yine durucaksiniz eminim

Önemli NOT

Bunu denerken daha güçlü etki etmek isterseniz, isigin arttigini hayal ederken durmayin ve durmadan deneyin. yani örnek olarak yumrugunuzu sikip sikip birakmayin, hep/ durmadan sikin. o zaman olay daha güçlü gerçeklesir.
Bu denemelerden sonra girdiginiz her odada isiklar hafif hafif titreyebilir ve bazende sinir bozucu olabilir. yada oturdugunuz yerde aniden ışık çok yüksek bi pariltiyla bi kaç saniyeligine durabilir. ama sunu unutmayin hersey yerli yerine oturunca gücünüz azalmis gibi hissedeceksiniz, daha sonra içinizdeki güç tekrar uyaninca çok sıkı çalsin ki bu yeteneklerinizi unutmayasiniz.

Alıntıdır…

321


Umbrakinezi - Umbrakinesis - Gölge Kontrolü

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Felsefe&Parapsikoloji
Umbrakinezi - Umbrakinesis - Gölge Kontrolü

Öncelikle Umbrakinezi herkeste bulunan bir yetenek değildir bunu açıklığa kavuşturmam gerek..Bunu 5 gün 1 yada 2 kere deneyin..5 günün sonunda pek başarı elde edemiyorsanız Umbrakinezi (Gölge Kontrolü) yeteneği sizde bulunmamaktadır..Farklı şeyler denemenizde yarar olabilir.

Malzeme listesi
Kamera-Cep Telefonu-Yada herhangi bir vidyo kayıt cihazı
Mum
Beyaz bir duvar yada ön plan
Ortam
Önemi yoktur..Ama gölgenizin yansıyacağı yer düz olsa iyi olabilir..Eğim dikkatinizi dağıtır..

Tekniği

-Kamera-Telefon-Yada video kayıt cihazını çekim moduna alın..Gölgeyi net bir şekilde çeksin..

-Düz bir duvarın önüne geçin..Rahat bir yere oturun…Bulunduğunuz ortama hiç ışık girmesin..Bu işi evinizde pencere olmayan bir yerde denerseniz daha kolay olur..Ama sakın içeriye herhangi bir ışık girmesin

-Mumunuzu yakın ve arkanıza koyun..Yüzünüz duvara bakarken mum arkanızdan gölgenizi duvara yansıtsın

-Duvarın beyaz olması siyah-beyaz zıtlığının bu alıştırmayı kolaylaştırması adınadır..

-Şimdi gözlerinizi kapayın ve gölgeye gözleriniz kapalıyken odaklanın..Bu süreyi minimum 1,5 dakika tutun.

-Şimdi gölgenin şekil değiştirmeye başladığını düşünün gözleriniz kapalıyken..Örneğin sağ elinin şekil değiştirip büyümesini yada küçülmesini şiddetli bir şekilde isteyin..Hatta emredin..

-Bir kaç kere bunu şiddetli bir şekilde zihninizde canlandırdıktan sonra aniden başka bir konuya yönelin..Ama gölgeye bakmayın..Ve 15 saniye geçtikten sonra bir kez daha aynı düşüncelere odaklanın..Ve sonra yeniden düşüncelerinizden kurtulup başka bir şeye yönelin.

-Bu aşama da bittikten sonra gölgeye bakın..Şekil değiştirmiş olabilir.Eğer baktığınızda şekil değiştirmemişse telefon yada her ne ile kayıt etmişseniz o cihazı çalıştırın..Ve izleyin..Başaramadınız mı?..5 gün 1 yada 2 kere denedikten sonra birşey olmassa bu yetenek sizde yoktur.

Alıntıdır…

114


Psikokinezi - Zihnin Maddeye Egemenliği

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Felsefe&Parapsikoloji

Psikokinezi - Zihnin Maddeye Egemenliği

Psikokinezi ya da ruhsal devim, sayıları çok az olan bazı yetenekli kişilerin bazen farkında olmadan zihin gücüyle cisimleri hareket ettirme veya fiziksel olayları etkileme yeteneği anlamında teknik bir terimdir. Örneğin, zarların sürekli olarak altı düşürülmesi gibi.

Ancak, eğer zihin zarları bu biçimde düşürebiliyorsa, zar döndüğü sürece altıyı gösteren yüzünün ne yanda olduğunu anlamak için yine başvurulması gerekir. Yoksa, ruhsal mesajın ne zaman gönderileceği nasıl bilinir?
Bu tür bir sorun, tıpkı güdümlü mermideki güdüm mekanizması gibi bir mekanizma gerektirmektedir; yine de, bilindiği kadarıyla, yalnızca birkaç yetenekli kişi bu gibi güç gösterilerinde bulunabilmektedir.

Bugün bütün Duyu ötesi algı olaylarını ve açıklanamayan öteki bazı zihinsel güçleri tanımlamak için genel terim olarak paranormal (normalüstü) ya da çoğu kez Yunan alfabesinin bir harfi olan psi terimi kullanılmaktadır.
Hareket ettirilen cisimler, sigara gibi ufak, basit cisimlerden duman gibi daha az somut maddelere kadar değişmektedir. Bazı durumlardaysa, bir cismin içindeki moleküllerin hareket ettirildiği görülmektedir. İsrailli Medyum Uri Geller’in ünlü kaşık bükme gösterilerinin bir açıklaması da bu olabilir. Molekül düzeninin değiştirilmesi, madenin bükülerek sonunda kopmasına kadar varabilmektedir.

Psikokinezi’nin kolayca kabul edilmesini önleyen engeller, uzaduyumda olduğundan daha ciddi niteliktedir. Sinir sistemimiz çok ufak elektrik iletileriyle çalıştığından, başka birinin beynindeki bu ufacık sinyalleri algılamak için niteliği henüz bilinmeyen bir yeteneğe sahip olduğumuzu düşünmek o kadar güç değildir. Böyle bir yetenek yalnızca bugünkü bilgi düzeyimizden ileriye doğru bir adımlık bir aşama anlamına gelmektedir.

Oysa Ruhsal devimi açıklamak için bu çeşit hiçbir uygun kuram yoktur.

Hareket ettirilen cisimler çoğu kez manyetik bile olmadığından, bunların nasıl hareket ettikleri tam bir bilmecedir.

Bir cismi zihin gücümüzle hareket ettirmeyi ilk denediğimizde, sizde böyle bir güç bulunsa bile, büyük bir olasılıkla henüz zayıftır (öte yandan, örneğin kötü ruhların dadandığı sanılan evlerde geçen olaylarla ilgili kişiler, güçlü ama kontrol edemedikleri bir Psikokinezi (ruhsal devim yeteneğine sahiptirler). Önemli başarılar gerçekleştirmeye çalışmadan önce,bulunabilecek en hafif cisimleri hareket ettirmeye çalışarak ruhsal devim yeteneğinizi geliştirmek yerinde bir davranış olacaktır.

Duman, ruhsal devim yeteneğinizi denemek için bulabileceğiniz en hafif maddedir. Eğer uzun bir kamıştan, bardağın içine yavaş yavaş ağızdaki sigara dumanını üfleseniz, bardağın dibinde bir duman birikintisi oluşturabilirsiniz. Bardağın üstüne hava akımını kesen bir fincan tabağı da kapatırsanız, duman orda birkaç dakika kalır. Şimdi dikkatinizi dumanın üstünde yoğunlaştırın.dumanın ortada kabardığını ya da bardağın bir yanına toplandığını gözünüzün önüne getirmeyi deneyin. Bütün hedef maddeler arasında en hafif olan bu dumanda belirgin bir hareketlenme yaratacak kadar talihli olabilirsiniz.

Psikokinezi Sujesi ve Konum Belirleme

Belirsizlik gösteren Kuantum sisteminin kendi olası durumları nasıl teke indirilebilir? Kuantum reaksiyonlarını açıklayan matematiksel terminoloji, birçok öğreti tarafından farklı açılardan ve çeşitli fikirlerle yorumlandı. Niels Bohr tarafından geliştirilmiş olan Kopenhag yorumu şuurlu gözlemciyi, gözlem olayı içerisindeki faktör olarak görüyor ki, bu redüksiyona (azaltmaya, basite indirgemeye) yol açıyor. Şayet ölçüm şuursuz bir makine tarafından uygulanacak da olsaydı; Kopenhag yorumuna göre her durumda sistem, bir varlık tarafından şuurlu olarak gözlemlendiğinde tüm olasılıklara açık olacaktı.

Bohr’un bu konseptil taslağı, insan şuurunu fiziğin çekirdeğiyle/ cevheriyle birleştiriyor. O bunu, Kuantum durumlarının belirsiz kaos halini belirli bir biçime sokabilen / forma dönüştüren bir gözlemi de mümkün kılarak açıklıyor.

Gözlem altına alınacak konumu gözlemci kararlaştıramaz mı?
Bu görüş açısından şu soruyu sormak mümkün; en azından ilke olarak, sistemin gözlem altında olacağı konumu acaba gözlemci kararlaştıramaz mı ? Bu durumda, böyle bir aksiyon psikokineziyi ilgilendirirdi. Bu fikrin test edilebilmesi için bir tür psikokinezi hedef sistemi oluşturulması gerekir; bundaki hedef Kuantum olgularından oluşmalıdır.

Gerçekten de psikokinezi (PK) deneylerinde sıkça kullanılan olasılık jeneratörleri, olası/tesadüfi Kuantum olgularından kaynaklanmaktadır. Çünkü radyoaktif atomların parçalanmasında, bu güçlendirilen atomlar, insanın duyuları tarafından algılanabilmektedir.

Helmut Schmidt tarafından Retro-PK için bir deney geliştirildi. Onun PK makinesi bir olasılık jeneratörü kullandı. Bunun olası olguları, radyoaktif strontium-90 atomlarının kuramsal parçalanmaları sonucu ortaya çıktı.

Parçalanmada belirtilen radyoaktif ışıma bir sayaç tarafından ölçüldü, bu ise devrelere bağlıydı. Sayaç, radyoaktivite tespit ettiğinde devreler, mümkün iki olasılık durumundan birini üretti. Böylece olasılık jeneratörü, olağanüstü bir beceriyle, iki durum arasında olası bir takas üretti. Sonuçlar yazı tura atmak ile bir benzerlik taşıyor. Schmidt’in olasılık jeneratörü, hiçbir dışsal etki olmadan, uzun bir zaman zarfı içerisinde beklendiği gibi, neredeyse tamı tamamına yüzde elli “tura” ve yüzde elli “yazı” seçimi üretti.

Psikokinezi süjeleri iş başında

Bu ayrımı iradeli olarak ya da diğer yönde etkileme görevi verilen psikokinezi süjeleri bir kayma oluşturdu. Bunlar ortalama olarak maksimal yüzde üçe ulaştılar. Bu ilk bakışta ciddiye almaya değmez gibi geliyor, ancak gerçekleştirilen on binlerce test göz önünde bulundurulduğunda, ortaya önemli bir fark çıkıyor. Bu tür sonuçların tesadüf eseri ortaya çıkması, trilyonda bir olasılıktır.

Bu sonuçların değerlendirilmesinde etken olan bakış açısı, psikokinezinin sanıldığı gibi enerji sevkiyle özdeş olduğu değil, tersine olası durumları düzenlemek ya da tesadüfi ortaya çıkışları mümkün olduğunca aza indirmektir. Yani sistem ekstra enformasyonlar ediniyor, enerji değil.
Kuantal birleşik birlik

Kopenhag açıklamasına göre Kuantum durumu içerisindeki bir redüksiyonun (azaltmanın) ya da duruma göre kolapsın (ani dolaşım bozukluğu) gerçekleştirilebilmesinin şartı, gözlemcinin kolaps oluşturabilme yetisidir, yani öyle ya da böyle önündeki sonucu ölçebilmesidir.
Evan Harris Walker’in teorisi, gözlemci insan şuuruna Schmidt’in teorisinden çok daha fazla önem vermektedir ve aynı zamanda daha da detaylıdır.

Walker’e göre beyin üç önemli bilgi işlem sistemine sahiptir. Birinci bileşke, şuursuz beynin sistemine uygun düşmektedir; parapsikoloji açısından bu o kadar da ilgi çekici değildir. İkincisi, beyindeki (kimyasal) olaylarla alakalıdır, bunlar şuura enformasyon iletirler. Üçüncü sistem çok daha karmaşıktır.. Walker, şuur için önemli olan sinirlerin Kuantum alanında birbirleriyle birleştiğini iddia ediyor. Hem de bunu, sırf normal kimyasal süreçlerdeki iletkenlerle gerçekleştirmiyor. Çünkü bu çok kompleks bir “kuantal birleşik birlik” oluşturuyor; bu sebeple onun kompleks bir Kuantum durumuna sahip olduğu söylenebilir. İnsan şuuru, Walker’e göre saklı değişkenlerle örtüşüyor, bunlar şuurlu beyin hücrelerini dengeliyor ve bu şekilde kendi beynini kontrol ediyor.

İrade ve psikokinetik etki

Bu bilgi işlem yetisinin bir kısmı, beyin dışındaki Kuantum durumlarının belirsiz kolapsını oluşturabilmek için hizmete hazır. Walker buna “irade” diyor, yani arzu edildiği oranda psikokinetik olarak dünyaya etki edebilen ve DDA ile birlikte tüm psi fenomenlerinin kaynağını temsil eden bir modül irade. Böylece Walker’e göre “şuur” reeldir, ancak alışılagelen bir fiziksel obje asla değildir ve kendi yetisi sayesinde Kuantum sisteminin saklı değişkenlerine tesir edebilir, dünya üzerinde gerçek fiziksel etkiler meydana getirebilir. Ancak Walker’in yorumu, burada, konvensiyonel Kopenhag yorumundan belirgin bir fark göstermektedir. Bu, iradenin aktivitesinin zaman ve mekan sınırlanmasına maruz kalmamasıdır. Çünkü irade, Kuantum sistemlerinin saklı değişkenlerini idare edebilir, yönlendirebilir, etkileyebilir. Buradan nefesleri kesen bir teze geçebiliriz; o da, insanın geçmiş olayları etkileyebileceği olasılığıdır.

Psikokinezi Yeteneği Nasıl Geliştirilir?

Kısaca PK (Psikokinezi teriminden) adlandırılan bu olay kabaca insan düşüncesinin fiziki bir nesneyi doğrudan etkileyebilmesi anlamına gelmektedir.Bu konudaki en belli başlı örnekler maddeleri hareket ettirebilen insanlar, istediği nesne yanına getirebilenler ve çatal bıçak gibi aletleri uzaktan büken kişilerdir. Bu yeneğimizi geliştirmek oldukça sabır ister. Geliştirmek için iki örnek.Sarkacı Hareket EttirmeBecerinizi daha somut bir cisimle denemek istiyorsanız, çok hafif bir sarkaç yapabilirsiniz.önce bir izole bant parçasından, yaklaşık olarak bir bezelye tanesi büyüklüğünde bir topak yapın. Parmaklarınız arasında gergin tuttuğunuz bir saç telinin ucunu da bu toprağa bastırarak yapıştırın. Saç teli topağın içine sağlamca yapışacaktır. Saç telinin diğer ucunu da, yapışkan bant yada zamkla bir bardağın dibine yapıştırın. Bardağı baş aşağı çevirdiğinizde, camla korunan ufacık, duyarlı bir sarkacınız olacaktır.Şimdi dikkatinizi sarkaç üzerinde yoğunlaştırın ve onu dokunmadan sallandırmaya çalışın. Büyük bir olasılıkla bunu başaracaksınız. Ama, yoksa dirseklerinizi masaya mı dayamıştınız? Şu halde,bardağı yere koyun ve yeniden deneyin.
Yine sallanıyormu? Şimdide bardağı hiçbir titreşimin ulaşamayacağı bir beton zemine koyun. Sarkacı hala sallandırabiliyorsanız, sizde ruhsal devim yeteneği bulunabilir (yine de, vücudunuzdaki statik elektrik yükünün sarkacın sallanmasında etken olabileceğini gözden uzak tutmamak gerekir).

Yüzen Cismin Hareket Ettirilmesi

Bir bardak sudan yararlanarak, başka bir duyarlı ruhsal devim aracı hazırlayabilirsiniz. Temiz bir bardağa çok dikkatle su doldurursanız, yüzeysel gerilim sayesinde bardağın kenarlarından biraz yüksekte berrak bir su yüzeyi elde edebilirsiniz. Ruhsal devim için seçtiğiniz hedef cismi bu yüzey üzerinde yüzmeye bıraktığınızda, ruhsal devim etkisi altında cisim su yüzeyinde serbestçe dönecektir. Bu amaç için çeşitli cisimler seçebilirsiniz.manyetik maddeleri denemek istiyorsanız, suyun yüzeyine bir dikiş iğnesi bırakın. İğne suyun üzerinde yüzecektir. Manyetik olmayan madenlerle deney yapmak için de, hedef olarak bir parça alüminyum çikolata kağıdı kullanabilirsiniz.

Ne kullanırsanız kullanın, dikkatinizi hedefi su yüzeyinde tutmak ve döndürme üzerinde yoğunlaştırmalısınız. Sarkaç deneyinde bazı dış etkenlerin oynadığı rolü görmüş olduğumuz için, herhalde artık dirseklerimizle masayı oynatmıyorsunuzdur.

Ama acaba yüzünüzü, yayınladığı ısı nedeniyle oluşan ufak hava akımlarının hedef cismin hareket etmesine yol açabileceği derecede bardağa yaklaştırdınız mı? Ağzınızdan yada burnunuzdan verdiğiniz soluğun bir hava akımı yaratmadığından emin misiniz? Bir kavanozu tüm deney aracının üzerine baş aşağı kapatarak bu olasılıkları ortadan kaldırın ve deneyinizi sürdürün.

Alıntıdır…

271


Zaman Kontrolü

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Felsefe&Parapsikoloji

Chronokinesis zamanı hızlandırmak yada yavaşlatmaktır. Bir gecede romanlar okuyabilir ve oyun ve sportif aktivitelerden daha kaliteli fotoğraflar çekebilirsin.Hani hızlı haeket ederken çekimler bulanık çıkar ya işte onu anlatmak istiyorum.
Chronokinesis zamanı yavaşlatma ve hızlandırma gücünüzdür. Eğer zamanı yavaşlatırsanız diğer insanlar sizi super kahraman gibi görürler çünkü zamanı yavaşlattığınızda o ağır zamanda normal hızınızda olacaksınız ve diğer insanlar sizi çok daha hızlı görecekler ve söylediklerinizi anlayamıyacaklar.Ama her şey yavaş olucak. Eğer zamanı hızlandırırsanız, her şeyi çok hızlı yada yavaş olarak görebileceksiniz. Zamanı yavaşlatmak hızlandırmaktan daha kolaydır.

İlk olarak akrep ve yelkovanı olan yani “tik tak” seslerini duyabileceğiniz bir saat alın ve kendinize rahatsız edilmeyeceğiniz bir yer bulun. Saatin çıkardığı seslerini dinlerken zamanın gerçek olmadığına beyninizi inandırın. Saatten gelen sesleri dinleyin ve zamanın yavaşladığını yada hızlandığını düşünün. Bunu birkaç dakika yapın ve dinleyin, Eğer saatten gelen sesler az aralıklı yada çok aralıklı gelmeye başlamışsa başardınız demektir. Bu çalışma yeterli ve sonuç olarak artık bir saate ihtiyacınız olmayacak.

Zamanı Genişletmek

İlk Adım

İlk olarak bir sarkaç, saat yada eşit aralıklarla ses çıkaran herhangi bir araç gerekli. Rahat oturuş pozisyonuna geç.

İkinci Adım

Şimdi objenizin yada saatin, Tik, Tak, Tik ,Tak seslerini dinleyin daha sonra sese odaklanın ve Tik Tak seslerinin arasındaki boşluklara odaklanın, Sessizliğin enerjiniz ile karıştığına odaklanın ve insanın zaman tarafından yönetilemeyeceğini düşünün. Zaman insanlar tarafından oluşturulmuş basit bir kavramdır.

Üçüncü Adım

Şimdi vuruşlar arasındaki boşlukları dinleyin, Ve ölçüsünün azaldığına yani yavaşladığına konsantre olun.

Dördüncü Adım

Bunu birkaç kez yapın ve daha sonra vuruşların süresini uzatmaya çalışın. Eğer başarılı olursanız bir sarkaç yada saate ihtiyacınız kalmayacak. Çünkü artık zamanı kontrol edebiliyorsunuz.

174