E-Nasıl.Com

İnternet Gündemi

'Kategorilenmemiş' kategorisi icin arsiv

2 Türk Mühendis Kaçırıldı

Yazan: admin Tarih: Eki 26th, 2008 | Kategori:: Kategorilenmemiş

Afganistan’da 2 Türk mühendisin kaçırıldığı bildirildi.

AFP’nin haberine göre, Host vilayeti valisi Arsala Cemal, Pakistan sınırındaki Tani vilayetinde radyo istasyonu inşa eden iki Türk mühendisin Tani-Host yolunda Afgan şoför ve tercümanlarıyla kaçırıldığını belirtti.

Taliban sözcülerinden biri, olayın Taliban militanlarıyla ilgili olmadığını, Türk mühendislerin eşkıyalarca kaçırılmış olabileceğini söyledi.
Bu arada, Türkiye’nin Kabil Büyükelçiliği yetkilileri, kaçırılma olayını doğrulayarak, mühendislerin iki gün kadar önce kaçırılmış olduklarını belirtti.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Burak Özügergin de yaptığı açıklamada, mühendislerin kısa süre önce kaçırıldığını doğrulayarak, kurtulmaları için Afganistan makamları nezdinde üst düzey girişimlerin sürdürüldüğünü kaydetti. Özügergin, iki Türk mühendisin kimliği hakkında can güvenlikleri nedeniyle bilgi vermedi.

http://aktifhaber.com/news_detail.php?id=189758

171


İsrail’e Atatürk meydanı!

Yazan: admin Tarih: Eki 26th, 2008 | Kategori:: Kategorilenmemiş

İsrail’e Atatürk meydanı!

Türkiye’de dini duyguları istismar edenler olduğu gibi Atatürk’ün manevi hatırasını da istismar edenler çok… Atatürk Türkiye’nin kalbini çalmak için en önemli sembollerden birisi. Galiba İsrail bunu kavramışa benziyor. Büyük bir meydana Atatürk ismi verilirken, ortasına bir de büst yerleştiriliyor.

İsrail’in ilk Atatürk Meydanı, ülkenin güneyindeki “Necef’in başkenti” olarak bilinen Ber Şeva’da açılıyor. İsrail’in dördüncü büyük kenti ve 200 bin dolayında nüfuslu Ber Şeva’da, Mustafa Kemal Atatürk Meydanı ile meydanda Şehitler Anıtı’nın bulunduğu alana yerleştirilecek “Atatürk Büstü” 31 Ekim’de törenle açılacak.

Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi Namık Tan ile Ber Şeva Belediye Başkanı Yaakov Terner, meydan ve anıtın son düzenleme çalışmalarını yerinde izlediler.

Atatürk büstünün konulacağı kaidenin beton dökümü tamamlanırken, alandaki düzenlemeler sürüyor. Atatürk büstü, Türkiye’de yapılarak Ber Şeva’ya getirildi.

Ber Şeva Belediye Başkanı Terner, Türk halkına çok derin ve sıcak duygular beslediğini belirterek, yıllar önce, genç bir İsrail Hava Kuvvetleri pilotu olarak görev yaparken Türkiye’ye gittiğini, İzmir Gaziemir ve Konya’da bulunduğunu anlattı.

Terner, o günlerden bu yana Türkiye’ye karşı her bakımdan yakınlık hissettiğini kaydederken, kentin Osmanlı döneminden birçok iz taşıdığını hatırlattı.

Ber Şeva’da “Eski Kent” olarak bilinen çarşının yanı sıra Osmanlı döneminden kalma evler ve binaların bulunduğunu ifade eden Belediye Başkanı, Atatürk büstü ve meydanıyla kentin Türk geçmişiyle birlikte yaşatılacağını kaydetti.

Büyükelçi Namık Tan da meydan ve Atatürk büstünün, iki ülkenin iyi ilişkilerinin bir sembolü olacağını ifade etti. Tan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk askerlerinin savaştığı yerlerde isminin bulunmasının ve bir büstünün yer almasının önemine dikkati çekti.

Tan, Ber Şeva Belediye Meclisi ve Belediye Başkanı’nın bu kararlarından dolayı çok memnun olduklarını da dile getirdi.
Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1914 ile 1918 arasında Ber Şeva cephesinde şehit düşen 298 Türk askerinin anısına, kentteki Osmanlı dönemi eski Hicaz Demiryolu’nun istasyonunun hemen yanında bir Şehitler Anıtı bulunuyor. 21 Ekim 2002′de, Türkiye ile Ber Şeva Belediyesi tarafından yaptırılan anıtın bulunduğu meydana “Atatürk meydanı” adının verilmesi fikrinin öncülüğünü ise Ber Şevalı bir Yahudi olan İzak Şatil yaptı.

İzak Şatil, adı “Mustafa kemal Atatürk Meydanı” olarak konulan, anıt ve büstün yer alacağı alana bakan evinin balkonundan, her gün çalışmaları adım adım takip ettiğini söylüyor.

Şatil, İsrail’de her kent ve kasabada olduğu gibi, Ber Şeva’da cadde ve sokakları, bahçeleri isimlendiren komisyonda üye. “Bu meydana Atatürk isminin verilmesinin çok uygun olacağını düşündüm” diyen Şatil, geçen yılbaşında bu düşüncesini hayata geçirmek üzere harekete geçmiş… Önerisiyle 14 Ocak’ta İsimler Komisyonu’ndan bu konuda karar çıktığını, kararın daha sonra Belediyece de onaylandığını ifade eden Şatil, bu konuda Belediye Başkanı Yaakov Terner’den de büyük destek aldığını dile getirdi.

Şatil, “Burada (Ber Şeva) Kennedy, Roosvelt isimleri yok… Ama artık Atatürk’ün adı var…” dedi ve Atatürk’ün çocukluğundan bu yana kendisi için bir “kahraman” olduğunu vurguladı.

7-8 yıl önce ilk kez Türkiye’ye gittiğinde, otellerine doğru yol alırken, insanların büyük bir coşku içinde kutlama yaptıklarını gördüğünü, her tarafta bayrakların asılı olduğunun dikkatini çektiğini söyleyen Şatil, bunun ne olduğunu sorduğunda, “Cumhuriyet kutlamaları” cevabını almış.

Bunun kendisini çok etkilediğini ve o günden sonra İsrail’e dönüşünde, hem Şehitler Günü’nün anma törenleri sırasında, hem de Cumhuriyet bayramından iki gün önce balkonuna Türk Bayrağı astığını ifade eden İzak Şatil, “Türk halkına büyük saygım var” dedi.

Şatil, Ber Şeva’daki Atatürk büstü ve meydanın açılışı öncesi kalp ameliyatına girecek. O günün öncesinde ayakta olmayı hedefliyor ve ekliyor: “O gün ben hastanedeysem, bütün hastane benimle birlikte buraya gelir.”

Ber Şeva cehpesinde hayatlarını yitiren Türk askerlerinin anısını yaşatan anıtın birkaç yüz metre ilerisinde, o dönemde yine aynı bölgede ölen Anzak ve İngiliz askerlerinin bulunduğu bir mezarlık ile anıt da yer alıyor. Ber Şeva’da Anzak askerleri için “Anzak Parkı” da var.

AA

Kaynak Alıntı; http://www.iyibilgi.com//haber.php?haber_id=93636

190


Turksat 3A’nın getirecekleri

Yazan: admin Tarih: Eki 26th, 2008 | Kategori:: Kategorilenmemiş

Turksat 3A’nın, 27 Ekim’de hizmete girmesiyle, yayınları uydudan izleyenler frekanslarını değiştirmek zorunda kalacak.
Uzmanlar frekans değişiminde bir kargaşa yaşanmayacağını, buna karşın bazı izleyicilerin kanal ayarında zorlanabileceğini söylüyor..

27 Ekim saat 02.00 itibari ile televizyon kanalları Türkiye’nin son iletişim uydusu, Turksat 3A’dan yayınlarına başlayacaklar. Bu da uydudan yayınları izleyenlerin, frekanslarını değiştirmeleri gerekeceği anlamına geliyor. Eğer frekansı ayarlamışsanız, yeni uydunun getirdiği yeniliklerle yayınları izlemeye devam edebileceksiniz.

KANAL FREKANSLARI DEĞİŞİYOR
Televizyon kanalları yeni uydu üzerinden yayınlarına devam edecek, ancak 27 Ekim saat 02.00 itibari ile frekansları değişecek. Bu nedenle, yayınları uydu üzerinden alanların yeniden otomatik kanal arama yapmaları gerekiyor. Kullanıcılar frekans ayarlarını kendi uydu alıcıları üzerinden yapabilecekler. Bunun dışından ekstra bir işlem yapılması gerekmiyor.

GÖRÜNTÜ KALİTESİ YÜKSELECEK
Turksat 3A ile ilgili NTVMSNBC’ye konuşan Turksat yetkilileri yeni uydunun özelliklerini ve getirdiği yenilikleri şöyle anlattı:

“Turksat 3A ile birlikte daha fazla kapasiteye ulaşmış oluyoruz, böylelikle dileyen kanallara daha fazla kapasite sağlayabiliyoruz. Ayrıca yeni uydumuzla daha güçlü yayın yapabiliyoruz. Bu iki gelişme görüntü kalitesinin de artması anlamına geliyor. Kapasiteyi arttırdığınızda, ulaştırdığınız database de artıyor. Bu elbette kanalların talebine bağlı. Kullanıcı televizyonlar daha fazla database talep ettikleri zaman, sinyalleri daha güçlü oluyor, daha fazla data aktararak daha kaliteli yayın ulaştırabiliyorlar.

Bir örnek vermek gerekirse bugün 3 megahertzle (MHz) yayın yapan kanallar da var, 4 - 4,5 MHz ile yayın yapanlar da var. Elbette 4,5 MHz ile yayın yapan kanalın görüntü kalitesi daha fazla oluyor. Yeni uydumuzla birlikte, kanallara daha fazla data aktarımı için kapasite sağlayabiliyoruz. Bir başka önemli yenilik de HD (yüksek çözünürlüklü) yayınlarla ilgili. HD yayınlar için en az 9 - 12 MHz frekansta yayın yapmak gerekiyor. Turksat 3A ile bu da mümkün olacak.

PAKET YAYINLAR
Türksat 3A’nın getirdiği bir diğer yenilik de paket yayınlarla ilgili… Paket yayın sistemiyle ayrı ayrı kanalların uyduya gönderdikleri sinyallerden daha fazlasını toplu olarak ve daha güçlü bir biçimde kullanıcılara geri gönderebiliyoruz. Bir transponderdaki (uyduya gelen sinyali alan ve bunu güçlendirerek kapsama alanına geri gönderen uydu üzerindeki ekipman) ayrı ayrı kanal sayısını azalttığınız zaman, transponder daha güçlü bir sinyal veriyor. Bu nedenle kanalların transponderdan ayrı ayrı yaptıkları yayın, bir paket olarak yapıldığında, sinyalin gücü artıyor. Görüntü kalitesi yükseliyor.

Paket yayınların bir başka avantajı da verim artışı. Parçalı yayın yapıldığında, yayınların arasına koruma bandı konulması gerekiyor. Bu da kapasitenin bir bölümünün kullanılamaması anlamına geliyor. Ancak paket yayınlarda böyle bir durum sözkonusu değil. Parçalı yayınlarda tüm kapasitenin yüzde sekseni kullanılıyorsa, paket yayınlarda bu oran yüzde yüz… Bu da uydunun sağladığı kapasitenin daha da artması anlamına geliyor. Bu nedenle, şu an net bir şey söylemek mümkün değil ama ileride kablolu TV kanalarında da bir artış olabilir.

KÜÇÜK ANTENLER DE YAYIN ALABİLECEK
Kapasitenin yükselmesi ve sinyalin artması, uydunun kapsama alanının genişlemesine de katkı yapacak. Böylelikle hem kapsama alanının uç noktalarındaki kullanıcılar yayınları kaliteli olarak alabilecekler, hem de kapsama alanın içindeki kullanıcılar daha küçük antenlerle yayına ulaşabilecekler.

YAPILMASI GEREKEN SADECE FREKANS DEĞİŞİKLİĞİ
Kanalların yeni frekansa geçmesiyle ilgili olarak, kullanıcıların yapması gereken yalnızca frekans değişikliği. Bunu kendi alıcılarından yapabilecekler. Ayrıca bu konuda bizim de bununla ilgili tanıtım yayınımız var. Bununla ilgili tanıtım filmimiz şu anda yayınlanıyor.”

Emre Dağdeviren (Uydu İletişim Uzmanı):
TV KANALLARI YENİDEN AYARLANMALI
“Uydu değişikliğinde her zaman frekanslar değişebilir. Dolayısıyla geçici bazı rahatsızlıklar olabilir ama bunlar kalıcı sorunlar değildir. Önemli bir sorun çıkacağını sanmıyorum.

Eğer frekanslar değişecekse, uydu alıcısından frekansları değiştirmek gerekiyor. Televizyon kanalları zaten şu anda yeni frekansları ile ilgili yayınlar yapıyorlar. İnsanlar buna göre kanal ayarı yapmak zorunda kalabilirler, bunu da uydu alıcıları üzerinden yapabililer. Zorluk şurada olabilir, sonuçta herkes uydu alıcısının ayarını yapamayabilir. Bu nedenle bir sıkıntı ortaya çıkabilir, yoksa teknik bir sorun olacağını zannetmiyorum,

‘HD’ YAYINLARI TEŞVİK EDER
Yüksek çözünürlüklü (HD) yayın için daha fazla kanala, daha fazla frekans spektrumuna ihtiyacımız var. Turksat 3 A daha fazla frekans spektrum sunuyor. Dolayısıyla HD yayını konusunda yayıncıları teşvik edeceğini söyleyebilirim. Ancak HD yayının yaygınlaşması için bu yeterli değil. Bunun için üç temel sorun var. Bunlar; teknik sorunlar, parasal sorunlar ve spektrum sorunları. Yeni uydu ile spektrum sorunu çözülmüş oluyor. Geriye teknik ve mali sorunlar kalıyor ve tabii HD programların çekilmesi. Çünkü HD yayın yapmanız için önce HD program çekmeniz lazım. Yoksa mevcut yayınları HD’ye çevirerek yayınlarsanız, ki o da olabilir, hiç bir kalite artışı görmezsiniz.

TELEFON VE İNTERNET İLETİŞİMİ DE GELİŞİR
Böyle güçlü ve yeni bir uyduda çok fazla telekomünikasyon yükü taşınacağını ben sanmıyorum. Bu tabii Tüksat A.Ş.’nin bilebileceği bir iş ama diğer uydularda televizyonların boşalttığı kanallarda, telekomünikasyon operasyonları yapılacaktır. Daha önceki uydular telekomünikasyona yönelir, bu da telekomünikasyonun kalitesini ve gücünü arttırır. O zaman da tabii telekomünikasyona çok daha fazla olanak sağlanacaktır. Bu da daha fazla spektrum ayırabildiğiniz için interneti hızlandırır, mobil telefonu hızlandırır. Bunun içinde 3G de dahil.”

DOĞUŞ YAYIN GRUBU’NUN YENİ FREKANS AYARI
NTV, CNBC-e, NTV Spor, e2 ve Kral TV’yi yayınlarını uydu antenleri üzerinden izleyen kullanıcıların kullanmaları gereken frekanslar da değişiyor.

Yayınlar, 27 Ekim saat 02.00’den itibaren Türksat 3A uydusu üzerinden 11054 MHz frekans, yatay (horizontal) polarizasyon ve 30000 ksym/s sembol oranı (symbol rate) 5/6 FEC değerleri ile izlenebilir.

AVRUPA’DAKİ NTV İZLEYİCİLERİ İÇİN FREKANS AYARI
Avrupa’daki izleyicilerimiz için NTV BATI’nın yeni frekans bilgileri de belli oldu. Bunun için 12643 MHZ, yatay (horizontal) polarizasyon,sembol oranı(symbol rate) 5/6 FEC 4800 KSYM/S, FEC:5/6 ayarlarının yapılması gerekiyor.

Teknik destek için: 0212 630 17 00
(Pazartesi gününden itibaren)

295


Kriz milyarderlerin servetlerini eritiyor

Yazan: admin Tarih: Eki 26th, 2008 | Kategori:: Kategorilenmemiş

Kriz milyarderlerin servetlerini eritiyor.
Dünyanın en zengin yahudisi olarak kabul edilen Sheldon Adelson 20 günde 10 milyar dolar kaybetti.

Dünyanın en zengin Yahudi’si olarak kabul edilen Sheldon Adelson, sahibi olduğu Las Vegas Sands (LVS) adlı şirketinin borsa değerinin yüzde 80 düşmesinden dolayı küresel krizin çıktığı ekim ayı başından beri yaklaşık 10 milyar dolar kaybetti.
Forbes dergisindeki habere göre gazino işletmeciliğiyle bilinen şirketin bir yatırım bankasından kredi bulmaya çalıştığı belirtildi. Uzmanlar, LVS’in borsa değerinin düşmesindeki en önemli sebebin küresel krizden en çok etkilenen sektörlerin başında gelen kumar sektöründeki düşüş olduğuna işaret ediyor.
LVS’nin yüzde 70′ine sahip olan Edelson aynı zamanda İsrail Likud Partisi Başkanı Benjamin Netanyahu’nun da en büyük finansörlerinden. İsrail’de Edelson’un desteklediği pek çok yardım kuruluşu da faaliyette bulunuyor.

CİHAN

158


İşte IMF’ye göre sicili temiz ülkeler -Türkiye-

Yazan: admin Tarih: Eki 26th, 2008 | Kategori:: Kategorilenmemiş

Uluslararası Para Fonu (IMF) krizin ortasında güvenli limanları açıkladı
Uluslararası Para Fonu’na (IMF) göre, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkeler, ”iyi ekonomik sicile” sahip bulunuyor.

Fon bu nedenle, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ülkelere, özel bir kredi imkanı sunma konusunda çalışmalar yapıyor.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, IMF, bazı özel koşulları taşıyan üyelere, istemeleri halinde, kısa vadeli finansman imkanından faydalandırma planı üzerinde duruyor.

Halen görüşmeleri devam eden ve İcra Direktörleri Kurulu’nda da ele alınacak olan yeni finansman imkanı, bazı üye ülkelere, iç ve dış dalgalanmaları önlemek amacıyla, ihtiyaç duymaları halinde hızlı bir likidite sağlamayı amaçlıyor.

TÜRKİYE, ”İYİ EKONOMİK SİCİLE” SAHİP ÜLKELER ARASINDA

Edinilen bilgiye göre, IMF, Türkiye, Brezilya ve Güney Kore gibi ”iyi ekonomik sicile” sahip ülkelere kısa vadeli, döviz cinsinden özel bir kredi imkanı sunmayı planlıyor.

IMF’nin bu yeni finansman imkanının kullandırılmasında, üye ülkenin borçlanma sorununun olmaması bir ön şart olarak kabul ediliyor, bu nedenle, Türkiye, Brezilya ve Güney Kore gibi ülkelerin borçlanma sorununun olmadığı belirtiliyor.

Diğer bir koşul olarak olarak ise üye ülkenin iç yapısal bir ekonomik sorununun olmaması ve ekonomik sorunların, küresel dalgalanmanın ikincil etkisinden kaynaklanması gerekiyor.

TÜRKİYE, BREZİLYA VE GÜNEY KORE FARKLI KONUMDA

IMF yetkilileri, Türkiye, Brezilya ve Güney Kore gibi ülkelerin, Fon ile son dönemde acil anlaşma sıkıntısına giren Macaristan ve diğer ülkelere göre, daha farklı ve iyi konumda olduklarına dikkat çekiyor.

IMF’nin daha sonraki aşamada, diğer gelişmekte olan ülkelere göre nispeten daha iyi durumda bulunan ülkelere de bu imkanı sunabileceği belirtiliyor.

Fon, yeni özel kredi imkanı ile uluslararası bankaların, kredilerini dondurmaları nedeniyle ortaya çıkan sorunların aşılmasını ve bu bankalar yeniden kredi sağlayana kadar, bazı üye ülkelerin likidite sorunu çekmemesini hedefliyor.

IMF’nin hazırladığı diğer bir imkan çerçevesinde ise üye ülkelere kotaları nispetinde hızlı bir kredi kullanma imkanı sağlanacak.

Fon’un elinde 200 milyar dolarlık bir ilave kredi kaynağı bulunuyor. IMF’nin, üye ülkelere sağladığı krediler, ”ikincil etki” sağlayarak, iç ve dış borçlanma imkanlarının da artmasına katkıda bulunuyor.

http://haberturk.com/haber.asp?id=104735&cat=130&dt=2008/10/25

137


Vergi borçları taksitlendiriliyor

Yazan: admin Tarih: Eki 24th, 2008 | Kategori:: Kategorilenmemiş

Vergi borçlarında yıllık yüzde 3 gibi bir faiz ve 18 aya varan vadeyle ödeme kolaylığı getiriliyor…
Maliye Bakan Kemal Unakıtan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyükekşili ve beraberindeki
yönetim kurulu üyelerini kabul etti. Bakan Unakıtan, basına kapalı gerçekleştirilen görüşme sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, vergi borçlarıyla ilgili bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Bakan Unakıtan bu çalışma kapsamında geçiçi vergiler ve damga vergileri hariç olmak üzere tüm vergilerde yıllık bazda yüzde 3 faiz oranı ve 18 aya varan ödeme kolaylığı getirileceğini bildirdi.

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Türk Lirası’nın değer kaybetmesinin ihracatçılar için büyük bir fırsat olduğunu belirterek, ”Dışarıdan büyük miktarda ara malı ithal ediyoruz. Türk üreticiler bunları yapamadıkları için değil, rekabet edemedikleri için dışardan alıyordu. Bundan sonra Türkiye’de bunların imal edilmesi çok daha avantajlı konuma geliyor ki, bu krizden dolayı bir fırsat yakalamış oluyoruz” dedi.

Bakan Unakıtan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyükekşili ve beraberindeki TİM Yönetim Kurulu üyelerini kabul etti.

Maliye Bakanı Unakıtan, basına kapalı gerçekleştirilen görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, TİM üyelerinin kendisine ihracatla ilgili sorunlarını ve Maliye Bakanlığıyla ilgili isteklerini ilettiklerini söyledi.

Hükümet olarak reel sektörün ve ihracatçıların yanında olduklarını ifade eden Unakıtan, üretimin önemine değindi. Unakıtan, ”Dünyadaki son mali kriz de gösterdi ki, öyle sanal işlemlerle bu işler olmuyor. Gerçek üreticiyi gerçek sektörü her zaman desteklememiz lazım. Ülkemizdeki üretim artırmamız, üretimin yapısını da değiştirmemiz lazım. Bununla ilgili şimdiye kadar tedbirler aldık. Bundan sonra Türkiye olarak katma değeri yüksek, teknolojik ürünlere geçmemiz gerekiyor” diye konuştu.

-KUR SEVİYESİ-

”İhracatçılarla görüşmemde gördüm ki, Türk Lirası’nın değer kaybetmesi ihracatçılar için büyük bir fırsat olmuş” diyen Unakıtan, Türkiye’nin dışarıdan büyük miktarlarda ara malı ithal ettiğine dikkati çekti. Türk üreticilerin bu malları yapamadıkları için değil, rekabet edemedikleri için dışardan aldıklarını anlatan Maliye Bakanı, şöyle devam etti:

”Bundan sonra Türkiye’de bunların imal edilmesi çok daha avantajlı konuma geliyor ki, bu krizden dolayı bir fırsat yakalamış oluyor Türkiye. Eğer bu ara mallarını Türkiyede imal etmeye başlarsak ithalat azalacak ve buralarda çalışan işçiler dolayısıyla istihdam artacak. Bu bir fırsat olarak önümüze çıkmış. Bundan dolayı ihracatçılarımız hallerinden memnun. İnşallah onları hep memnun edecek seviyede hareket eder kurlar. Bu kadar yüksek olması ithalatçılar için iyi değil belki, ama bunun da belli bir seviyede olmasının icap ettiğini bugün daha iyi anlıyoruz.”

-KKDF ORANLARI VE VERGİ BORÇLARI-

Bakan Unakıtan, konuşmasında KKDF oranları ve vergi borçlarının tahsilatıyla ilgili kolaylık sağladıklarını da söyledi.

Yeni bir tebliğ çıkaracaklarını ifade eden Unakıtan, yıllık yüzde 3 gibi bir faizle vergi borçlarını 18 ay vadeye yayacaklarını bildirdi.

Reel sektörü sıkıntıya sokmayacak şekilde hareket etmeye çalıştıklarını vurgulayan Unakıtan, ”Geçici vergiler ve onların damga vergileri hariç bütün vergileri kapsıyor bu. Eskiden bunları alabilmek için biraz daha şahin hareket ediyorduk. Şimdi piyasaların, reel sektörün sıkıntısından dolayı reel sektörümüze bir kolaylık sağlamak için bu çalışmayı yapıyoruz” dedi.

Bakan Unakıtan ithal ürünlerde alınan KKDF ile ilgili olarak da şunları söyledi:

”KKDF, vadeli olarak getirilen ithal mallarında alınıyor, ama şu anda reel sektör bazı kredi gereksinimlerini karşı taraftan mal almak suretiyle yerine getirebiliyor. Mesela yurt dışından mal satacak kimse bizim insanımıza (Bunu kredili vereyim) diyor. Kredili verdiğinde bizim insanımız KKDF nedeniyle kabul edemiyor, çünkü KKDF maliyetleri artırıyor. Bu olmadığında daha kolay alacak, bankaya da ihtiyacı olmayacak, ama burada dikkat edilecek birkaç unsur var. Bunu tamamen kaldırdığınızda ithalatı çok fazla artırabilirsiniz ve biz ithalatı artırmak istemiyoruz. Öyle birşey yapmalıyız ki; Hem reel sektörümüzün hakiki ihtiyacı olacak, Türkiye’den karşılayamayacağı ihtiyacı olacak, hem de onun kredi gereksinimini karşılayacak durumda olacak. O bakımdan ince bir çalışma icap ettiriyor. Gelir İdaremiz bu konuda çalışıyor, ama sektör temsilcilerinin de fikirlerine ihtiyacımız var. Uzun sürmez kısa zamanda bu konuda bir karar veririz.”

Bakan Unakıtan, gazetecilerin ”yani 1 ya da 2 gibi bir oran mı belirleyeceksiniz?” şeklindeki sorusu üzerine de ”0 da yapabiliriz 1 de yapabiliriz. Bazı mallara has da yapabiliriz bunu. Çünkü ithalatımızı körü körüne artıracak şeyler var ve bunu ben yapmam. Reel sektörümüzün kredi gereksinimini karşılayacak bir şey yapmamız lazım. İhracatımızı artıracak, rekabet gücümüzü artıracak maddelerde bunu yapmamız lazım” şeklinde konuştu.

-”İSTEĞİM YERLİ ÜRETİCİYİ DESTEKLEMEK”-

Maliye Bakanı, iç tüketimi artırmak için otomotiv sektörüne yönelik bir teşvik düşünüp düşünmediklerinin sorulması üzerine de bu konunun gündemlerinde yer aldığını söyledi.

Göreve geldikleri ilk dönemde böyle bir çalışma yaptıklarını belirten Unakıtan, 20 yaş üzerindeki arabaları hurdaya ayırıp yeni arabalarda vergi indirimine gittiklerini hatırlattı. Bu çalışmanın ekonomiye ivme kazandırdığını ancak bir takım suistimallerin de olduğunu ifade eden Unakıtan, ”(Hurdaya ayıracağız) dediğimiz araba hurdaya ayrılmadı, gitti köyde çalıştı. Suistimallerin olmaması lazım” dedi.

Otomobillerin yüzde 75′inin dışarıdan getirildiğine dikkat çeken Unakıtan, bu durumun Türkiye’nin ithalatını ve döviz ihtiyacını artırdığını söyledi.

”Yerli arabalarla bunu karşılayacak şekilde bir formül getirirlerse ona da sıcak bakarız” diyen Unakıtan, kendilerinin de bu konuda bir çalışma yaptıklarını ifade etti.

Bakan Unakıtan sözlerini, ”Benim istediğim yerli üreticiyi desteklemek. Yerli üreticiyi desteklemedikten sonra ithalatçıyı desteklemek isteğim yok. (İthalatçıyı destekleyim, dışardan daha çok mal gelsin)e karşı olan bir bakanım. Yerli üreticiyi destekleyecek bir teşvik olduğu takdirde her zaman sıcak bakarım” diyerek tamamladı.

140