E-Nasıl.Com

İnternet Gündemi

Astral Seyahat’in sırrı çözüldü.

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Felsefe&Parapsikoloji

Bilim adamlarının yaptığı bir deney, nedeni açıklanamayan ve parapsikolojik olaylar arasında sayılan “beden dışı deneyim”in (astral seyahat) nasıl oluştuğuna ışık tuttu.
“Kişinin fiziksel bedeni dışında ve bilinçli bir şekilde başka mekanlara yaptığı yolculuk ve bu bedeniyle geçirdiği deneyimler” olarak tanımlanabilecek bu olayın nörolojik nedenini bulmayı amaçlayan Londra Üniversitesi ve İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü uzmanları, “astral seyahate” benzer bir deneyim yaratmak için sanal gerçekliğin kullanıldığı deneyler yaptı.
Uzmanlar, beyni şaşırtarak “fiziksel bedenin başka bir yerde olduğuna inandırmak” için, sanal gerçeklik gözlükleri kullandı. Sanal gerçeklik gözlükleriyle yaratılan görsel illüzyon ve bedenlerine gerçekten dokunulduğu hissi, deneklerde “fiziksel bedenlerinden çıktıkları” hissi yarattı.
Araştırmacılar, deney sonucunda elde ettikleri bulguların, cerrahların “uzaktan ameliyat yapması” ya da gerçeklik hissi artmış bilgisayar oyunları kurgulanması gibi pratik sonuçları da olabileceğini belirtti.
Bazı uzmanlar, astral seyahat ya da “beden dışı deneyim” olgusunun tamamen doğaçlama olarak geliştiğini öne sürerken, bazıları ise bu deneyimin “tehlike altında olmakla” ilgisi olabileceğini, ölümcül bir durumla yüz yüze gelmenin ya da alkol, uyuşturucu kullanmanın tetikleyici olabileceğini savunuyor.
Başka bir teoriye göreyse bu deneyim, kişilerin bedenleriyle ilgili olumsuz algıları olması ya da bedenleriyle yeterince “ilişki” kurmamalarından kaynaklanabiliyor.

“KENDİMİZİ GÖZLERİMİZİN OLDUĞU YERDE SANIYORUZ”

İsviçre’de yapılan deney, “beyindeki, dokunma ve görme merkezleri arasındaki bağlantı kopukluğunun” fiziki bedenin dışına çıkıldığı hissi yaratabileceği varsayımı üzerine kuruldu.
Gönüllü denekler, gözlerine sanal gerçeklik gözlükleri takarak, bir kameranın önünde ayakta durdu. Denekler, bu gözlükler sayesinde, kendi bedenlerinin üç boyutlu arkadan görüntüsünü, kendi önlerindeymiş gibi görebiliyordu. Araştırmacıların, sırtlarına bir kalemle dokunduğunu gözlükler sayesinde görebilen denekler, kalemin gerçek sırtlarına değil, önlerinde gördükleri “sanal sırtlarına” dokunması sonucu onu algılıyormuş gibi hissettiklerini söylediler.
Bir sonraki aşamada, deneklere gösterilen görüntü değiştirildi ve deneklere, sanal gözlükler aracılığıyla, gerçek bedenleri değil, bir mankenin sırtının üç boyutlu görüntüsü gösterildi. Mankenin sırtına kalemle dokunulduğunu gören denekler, buna rağmen önlerinde gördükleri bedeni “hala kendi bedenleri gibi algıladıklarını” ifade etti.
Gözlükleri çıkarılan ve birkaç adım geri yürütülen denekler, eski yerlerine dönmeleri istendiğinde ise gereğinden fazla yürüyerek fiziki bedenlerinin değil, sanal bedenlerinin eski pozisyonuna yakın yerde durdu.
Londra Üniversitesindeki ekibin yaptığı deney de benzer bir mantık üzerine kuruldu. Buradaki ekibin başkanı Dr. Henrik Ehrsson, kendi deneklerinin “sanal bedenleri tehdit altındayken, gerçekmiş gibi algılayarak psikolojik tepkiler verdiğini” saptadı.
Dr. Ehrsson, “Bu deney, beden dışı deneyimde kişinin görsel algısının çok önemli olduğunu ortaya koyuyor. Başka bir deyişle bedenimizin, gözlerimizin olduğu yerde olduğunu sanıyoruz” diye konuştu.
Bulgularını yorumlayan bilim adamları, bu deneylerin “beden dışı deneyim”i laboratuvar ortamına taşıdığını ve nasıl meydana geldiğiyle ilgili en önemli teorilerden birini sınadığını belirtiyor

ALINTIDIR

126


4. ve 5. Boyut

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Felsefe&Parapsikoloji

Cok uzundur gercekten okumak istiyenler okusunlar.Bunu okuyanlar kendi seviyelerini sözlerde anlayacaktır.

1- YÜKSELİŞ NEDİR? BİLİNDİĞİ GİBİ YARATILIMDAKİ HERŞEY ARALIKSIZ BİR GELİŞİM SÜRECİ İÇİNDE VE YİNE BİLİNDİĞİ GİBİ YARATILIM ÇEŞİTLİ BOYUTLAR VE BUNLARA TEKABÜL EDEN ÇEŞİTLİ FİZİKSEL YOĞUNLUK DERECELERİNDEN OLUŞUYOR. İŞTE BU SÜREKLİ GELİŞEN VARLIKLAR BUNU BELLİ BİR PLAN DAHİLİNDE YAPIYORLAR. YANİ ALT BOYUTLARDAKİ DENEYİMLERİNİ TAMAMLAYAN VARLIKLAR DAHA ÜST BOYUTLARA GEÇİYORLAR. BU ÜST BOYUTA GEÇİŞ İŞLEMİNE YÜKSELİŞ ADI VERİLİYOR.

[2- Yükseliş süreci ile ne kastediliyor? Yükseliş işlemi yapısı itibariyle dikkatli geçirilmesi gereken bir süreci gerektiriyor. Çünkü her iki boyut yada yoğunluk derecesi arasında çoğu zaman fiziksel ve spiritüel olarak büyük farklılıklar olduğu için bir boyut yada yoğunluk derecesinde deneyimini bitirmiş bir varlığın diğer boyut yada yoğunluk derecesindeki deneyime hazırlanması gerekiyor. İşte yükseliş sürecinden kastedilen şey bu.

3- Dünyanın Yükseliş Süreci Normalden Farklı mı? Aslında değil. Dünya 3. boyuttan önce 4. ara boyuta sonrada 5. boyuta (4. yoğunluk derecesi) ” ne yükselecek. Ama Dünyanın yükselişi birçok açıdan son derece önemli. Bulunduğumuz yaratılımın tümünü ilgilendiriyor. Yükseliş sürecindeki Dünyanın tüm yaratılımın ilgi odağı olmasının sebebi de bu. Çünkü, Dünya hesaplanamayan bir şekilde 3. yoğunluk derecesinin en alt düzeylerine kayarak bulunduğumuz yaratılımın tümünde titreşimsel bir düşüşe neden oldu. Bunun tamir edilebilmesi için de, Dünyanın yükselişinin başarıyla gerçekleştirilmesi gerekiyor.

4- Yükseliş Sürecinde Temelde Neler Oluyor? En yalın düzeyde söylenecek olursa daha üst boyutların düşük fiziksel yoğunluk ve Yüksek Işık oranına uyum sağlaması için bedendeki ışık yoğunluğu gittikçe arttırılıyor.

5- Bu Işık Yoğunluğu Arttırımı Nasıl Gerçekleşiyor? Önce varlık gelişiminin belli bir döneminde (belli bir inisiyasyon düzeyinde-daha fazla bilgi için Mesih Düzeyine Ulaşma ” ya bakınız. ) bir ışık beden oluşturmaya başlıyor. Fiziksel bedene çeşitli noktalarda bağlanan bu ışık beden zamanla gelişim sürecini takiben boyutlarını ve titreşim düzeyini arttırarak fiziksel bedenin hücrelerinde ve daha sonra da atomik yapısında değişiklikler yaratıyor. Böylece fiziksel beden yükselişe hazır hale getiriliyor.

6- Dünya ile Birlikte Dünyadaki Tüm Varlıklar da Bu Süreci Geçirecek mi? 3. boyut deneyimini bitirmiş yada bitirmekte olan tümvarlıkların bu süreci geçirip Dünya ile birlikte yükselecekleri umuluyor. En azından en güçlü olasılıklardan biri bu. Ancak yükselecek olan her varlığın bu sürecin farkına varıp yükselmeyi bilinçli olarak seçmesi gerekiyor. Yükselişe hazır olmayan ve 3. boyut deneyimini devam ettirmek isteyen varlıklar ise Dünyadan ayrılarak 3. boyut deneyimini sürdüren gezegenlerde enkarne olacaklar.

7- Dünyanın Yükselememe Olasılığı Yok mu; Varsa Bu Durumda ne Olacak? Evet böyle bir olasılık az da olsa var Bu durumda Dünya yine 3. boyut deneyimi için bir müddet uygunsuz bir hal alacak. Bu durumda insanlar 3 kategoriden birine girecek. 1. kategori Fiziksel olarak yükselebilecek varlıklar. Bunlar fiziksel yükselişi gerçekleştirerek Sirius veya Arkturus yıldız sistemlerinde yerleştirilecekler. 2. kategori fiziksel yükseliş için hazır olmayan ama 3. boyut deneyimini bitirmiş varlıklar. Bunlar tahminen en büyük kategoriyi oluşturacaklar. Bu varlıklar için ruhsal bir yükseliş planlanıyor. Zamanı gelince bedenlerini bırakarak ruhsal olarak 5. boyut evrenine alınarak oradaki sistemlerde uygun zamanlarda enkarne olacaklar. 3. kategori ise 3. boyut deneyimini bitirmemiş ve devam etmek isteyen varlıklar. Bunlar da denildiği gibi diğer 3. boyut gezegenlerinden birinde enkarne olacaklar.

8- Dünyanın Yükselişinin Ne Zaman ve Nasıl Gerçekleşmesi Bekleniyor? Dünya bahsedildiği gibi önce bir 4. boyut deneyimi geçirecek. Bunu sağlayacak şey ise foton kuşağı. Bu Dünyanın ve Güneş sistemimizin galaktik merkez çevresindeki yörüngesinde yaklaşık 26.000 yılda bir karşılaştığı son derece yüksek enerjili bir oluşum. 3. boyut atomik düzeyinde büyük oranlı değişimler gerçekleştirilebilecek yapıda. Dünya bu kuşağa 1997 yılı başında girdi. Ancak henüz tümüyle 4. boyuta geçmek için hazır olmadığı için foton kuşağı içinde koruma altına alındı ve foton kuşağının etkilerinin yavaş yavaş Dünyaya geçirilerek, Dünyanın belli bir süreç sonunda Foton kuşağına tümüyle girişi yani tümüyle 4. boyut deneyiminin başlaması için hazırlanması öngörüldü. Şu anda bu süreç içindeyiz. Foton kuşağına tam giriş tahmini çeşitli kaynaklara göre 2003- 2005 yılları arasında değişiyor. Giriş için insanlığın belli bir yüzdesinin belli bir gelişim düzeyine gelmesi gerekiyor.( Bkz. Mesih Düzeyine Ulaşma, Eski Mısır ” dan Yeni İnisiyasyonlar, 5. Boyut Farkındalığına Ulaşma ) 4. boyut sürecini bitirip 5. boyuta geçme zamanı uzun süredir 2012- 2013 yılları arasında olarak öngörülüyordu. Ancak son değerlendirmelere göre daha fazla kişiye olanak tanımak amacıyla 4. boyutta geçirilen sürecin 80 yıla kadar uzatılması planlanıyor. Ancak bu tarihlerin hiçbiri kesin değil, sadece tahmin çünkü, bu dinamik bir süreç ve her an değişim potansiyeline sahip. 1-2 sene önce bile herşeyin farklı göründüğünü bilmek gerekiyor.

9- 4. Boyutta Geçirilen Süreç Sonucu Herkes Aynı Anda mı Yükselecek? Hayır, Özellikle süreç 80 yıla kadar uzarsa gelişimini tamamlamayan her varlık sırasıyla diğerlerinden bağımsız olarak 5. boyutta yükselecek. Yükselişin 3 dalga halindeolması gibi bir kavram söz konusuysa da özellikle sürecin 80 yıla uzaması durumunda bu pek mümkün gözükmüyor.

10- Bazı Dinlerde Yer Alan Kıyamet Kavramı İle Yükselişin İlgisi Var mı? Evet. Kıyamet kavramını barındıran dinler bununla bu döneme atıfta bulunmuşlardır. Ancak bu dinler genelde korku bazlı oldukları için temelde son derece olumlu ve sevgi dolu olması gereken bu kavram da korku verici bir hal almıştır.

11- Yükseliş Sürecinin Dünyada Gözlemlenebilen Belirtileri Nelerdir? Küreselleşme denilen olgu Yükseliş sürecinin Dünya üzerindeki direkt izdüşümü.Bu süreci izleyerek Yükseliş Süreci hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.Toplum bilincinin ” Doğal Felaket ” olarak nitelendirdiği Dünya Değişikliklerinin giderek artması, kitlesel bilincin giderek daha fazla Dünya Dışı Yaşam ve Paranormal Olgularla ilgilenmeye başlaması, insanlardaki bireysel arayışın hissedilir bir şekilde artması gibi belirtiler de sürecin diğer belirtileri olarak görülüyor.

(Laurie Gilmore kanalıyla) BEN METETRON ” UM. BENDEN,PLANETİNİZ VE ÜZERİNDEKİ YAŞAM YÜKSELİRKEN İÇİNDEN GEÇİLEN DURUMLARLA İLGİLİ YARDIMCI OLACAK BİLGİLER VERMEM RİCA EDİLDİ.BU GEZEGEN VE ÜZERİNDEKİ TÜM YAŞAM TÜRLERİ YÜKSELİŞ HALİNDELER.YÜKSELİŞ,TÜM 1. VE 2. BOYUT HAYAT FORMLARININ 3.BOYUT FORMUNA GEÇECEĞİ ANLAMINA GELİR

İnsanlar ya da 3.boyut hayat formları ise evrim düzeylerine ve niyetlerine göre ya 4.boyutsal dünyalara ya da 5.boyutsal bir ” lik düzeyine mezun olacaklar. Yükseliş şu anda adım adım ilerlemekte ve herkesin arzusu bu yönde olduğu için,o ya da bu yolla ilerlemeye de devam edecektir. Normalde,gezegenler ve üzerinde enkarne olmuş hayat türlerinin yükselişi,yıkıcı afetlerin yol açtığı ölüm-yeniden diriliş döngüsüyle gerçekleşir.

İnsanlar ya da 3.boyut hayat formları ise evrim düzeylerine ve niyetlerine göre ya 4.boyutsal dünyalara ya da 5.boyutsal bir ” lik düzeyine mezun olacaklar. Yükseliş şu anda adım adım ilerlemekte ve herkesin arzusu bu yönde olduğu için,o ya da bu yolla ilerlemeye de devam edecektir. Normalde,gezegenler ve üzerinde enkarne olmuş hayat türlerinin yükselişi,yıkıcı afetlerin yol açtığı ölüm-yeniden diriliş döngüsüyle gerçekleşir.
Bu döngüde,İsa tarafından da açıklanmış olduğu gibi,afetler gezegensel ölümlere sebep olur.Bu, yükselişin genel gerçekleşme yoludur ve Evrensel Zeka düzeyinde gayet iyi bilinip anlaşılır.Bu nedenle,antik çağlardan beri ” son ” olarak nitelendirilen zamanlarla ilgili hep korkunç felaketler kehanet edilmiştir. Yeniden diriliş,daha yüksek boyutlu dünyada,yeni bir bilinç düzeyinde hayatın tekrar başladığı yükseliştir.Bu,içinde karma kavramını barındıran reenkarnasyon değildir.

Yükseliş bir olasılık haline gelmeden önce tüm karmalar temizlenmek zorundadır. Yükseliş,sadece ruhun göksel dünyalarda var olması değildir;aynı zamanda fizikseldir de.Beden ve ruh ” bir varlık ” haline gelirken,süreç fiziksel bedeni degisime uğratır.Bu varlık,fiziksel bir ışık bedeni içinde mükemmel birışık varlığı olur. Aslında,yükseliş süreci binlerce yıl önce,Musevilerin Mısır ” dan göçleriyle başladı.Musa ” nın insanlarını esaretten kurtarması hikayesi yükselişle ilgili bir metafordur.İsa ” nın enkarnasyonu bu süreçteki önemli bir dönüm noktasıdır.Çünki bir Avatar olarak İsa,tüm insanların günahlarını ya da Karma ” yı yüklenerek,bu enerjiyi ışığa dönüştürmeye muktedirdir.

O ” nun bu kefareti( yüklendiği acılarla insanları günahtan kurtarması) nedeniyle,yumuşak bir yükseliş mümkün hale geldi.Bu yükseliş,ışık varlık hali mümkün oluncaya dek adım adım gelişir. İsa ” nın Kefareti Işık Beden gelişim sürecinin başlangıç adımıdır.Bu ilk adımın,deney olarak tamamlanması yaklaşık 2000 yıl aldı.Işık Bedenle bir deney olarak tanışılması Harmonic Convergence ” den sadece 7 ay sonra,1988 ” de gerçekleşti.Bu bir deneydir çünki daha önce yükselişe hiç bu şekilde teşebbüs edilmemistir.

Bu yöntem,gezegenin ve tüm yaşam formlarının fiziksel bedenleri içindeyken,hem ışık derecesi hem de titreşim düzeyinin artışı anlamında,şimdiye kadar hiçbir evrenin yükselişinde denenmemiş bir yöntemdir. Evrensel Zihin ” de bu prosesin nasıl işleyeceğiyle ilgili teoriler vardır ama zaman içinde ulaşılan sonuçlar umulandan farklı oldu.Böyle durumlarda,yeniden düzenlemeler yapılır. Sonradan vereceğim bilgilere bir temel olması açısından,size Işık Beden sürecini açıklamalıyım.

Bu prosesi öncelikle bireysel düzeyde anlamalısınız.Bu bireysel düzey,Işık Beden ” in sizi fiziksel,duygusal ve zihinsel olarak nasıl etkileyeceğidir.Sonra,size Işık Beden ” in gezegeni ve toplum yapınızı nasıl etkileyeceği üzerinde bilgi vereceğim. Işık Bedenle ilgili en önemli ve heyecan verici tarafın,bu deneyimin sizin fiziksel kabuğunuzu yüksek benliğinizle tam anlamıyla birleşecek uygun bir araca dönüştürmesi olduğunu düşünüyorum ve bu fiziksel prosesle elele çalışarakgerçekleşir.

Bahsettiğimiz birleşme bir dizi ruh inişiyle (descension of spirit) gerçekleştirilir;hücrelerinizde tuttuğunuz ışığın miktarıyla zamanlanarak.Fiziksel hücrelerde tutulan ışığın miktarı,Işık Beden duzeyinin anahtarıdır ve bu düzey ne kadar yüksekse,beden yoğunluğu da o kadar düşer.Fiziksel bedeninizde tuttuğunuz ışık ne kadar çok olursa,bedeninizin içerebileceği ruh seviyesi de o kadar fazla olur. Sadece yükseliş yoluna devam ederek,Işık Beden sürecinin sonuna doğru Yüksek Benliğinizle tam anlamıyla birleşeceksiniz.Ruh ” un inişi,üstadlığa ait armağanları ortaya çıkartan bir mekanizmadır.

Işık Beden ” in 12 seviyesi ya da basamağı vardır ve her seviye tamamlanırken,fiziksel olarak gerçekleşen değişimler hayatın her alanıyla ve ruhla entegre olmak zorundadır. Işık Beden öyle dizayn edilmiştir ki,siz süreçte ilerlerken,insani meseleleri açığa çıkartır ve seviye yükseldikçe daha derinde kalmış bir tabaka,halledilmek üzere yüzeye getirilir.Bu sizin zihinsel,duygusal,fiziksel ve ruhsal olarak daha berrak hale gelmenize yardımcı olur. Konular yüzeye çıktığında siz ya Mesih ” in konuyu sizin için dönüştürmesine izin vermeyi ya da son 20 yılda kullanımı yaygınlaşan ışık tekniklerinden faydalanmayı seçebilirsiniz (N.L.P,rebirthing vs.) Her Işık Beden seviyesinin sonunda ego ölümü olarak adlandırdığımız bir ” boşluk alanı ” vardır ve o,depresyon ya da hiçlik duygusu olarak kendini gösterebilir.Bu ” boşluk ” yolculuğunuza devam etmeden önce kullandığınız bir dinlenme yeri,bir duraktır.

Bu boşluk alanı, içinde hiçbirşey bulunmayan enerjik bir yerdir ve burada bir sonraki adıma hareket etmeden önce kendiniz ve hayatınız için yeni bir resim oluşturabilirsiniz. ” Boşluk ” bir entegrasyon alanıdır ya da belki bir ” koza ” olarak tanımlayabilirim ki orada dinlenebilir ve bir sonraki adımdagüzel bir kelebek haline gelebilirsiniz. Işık Beden ” in ilk 6 basamağında aşamalı değişimler yapılanmıştır.Bu basamaklarda fiziksel,duygusal ve zihinsel değişimlerle süregiden düzenli ruhsal uyanış kademeleri mevcuttur. 7 den 10 uncu seviyeye kadar Işık Beden prosesi değişir ve belli bir deneyim alanı üzerine odaklanır.Örneğin,7.seviyede çoğunuz ilk ” ruh inişi ” ni deneyimlediniz ve buna belirgin bir ruhsal uyanış eşlik etti.

Bu uyanışla birlikte sizde durugörü,duruişiti,sezgi artışı vs.ortaya çıkmış olabilir. Bu seviyeyi geçmiş zaman kipinde anlatıyorum,çünki halihazırda gezegen 9.düzeyin başına erişmiş bulunuyor. Gezegenin titreşim düzeyinden daha düşük titreşim derecesine sahip olmak çok acı verici bir deneyimdir,ki 8.düzeyin altında olanların durumu budur. Bu yazıyı okuduğunuza göre,eminim ki sizler Işık Beden sürecinin 8.düzeyinin sonlarıyla 11. düzey arasında bir yerde olmalısınız.Eğer daha düşük seviyede olsaydınız,spiritüel odaklı konularla ilgilenmezdiniz.

Alıntıdır…Düzl. Tarih (2006 Temmuz)

330