E-Nasıl.Com

İnternet Gündemi

Baykal: Kutuplaşmayı gidereceğiz

Yazan: admin Tarih: Ara 7th, 2008 | Kategori:: Kategorilenmemiş

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, çarşaf açılımı ile toplumdaki kutuplaşmayı gidermek istediklerini belirterek “Amacım muhafazakar kesimle cumhuriyeti buluşturmak” dedi.

ANKARA - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal Akşam gazetesine yaptığı açıklamada çarşaflı kadınların partisine katılımını değerlendirdi.

Bunun seçim amacıyla yapılmış göstermelik bir olay olmadığını belirten Baykal buna ilişkin tavırlarının ahlaki ve insani olduğunu söyledi.

Baykal “Bu defa yaşadığımız ve yeni olan şey geniş bir desteğin bize verilmesidir. Muhafazakar insanlarımızın bize gelmeye başlamasıdır” diye konuştu.

Toplumdaki kutuplaşmayı gidermeyi amaçladıklarını da ifade eden Baykal “Bunun oy kazandırmasına yönelik bir hiçbir beklentim yok. Siyasette bu tür adımlar da hemen oya dönmez. Muhafazakar kesimleri cumhuriyetle buluşturmak, insanımızı devletle kaynaştırmak arayışındayız” dedi.

http://www.ntvmsnbc.com.tr/news/468448.asp

156


Şanliurfada’da PKK eylemi

Yazan: admin Tarih: Eki 20th, 2008 | Kategori:: Kategorilenmemiş

Abdullah Öcalan’a İmralı Cezaevi’nde fiziki saldırıda bulunulduğunu bahane ederek protesto etmek isteyen PKK yandaşları Şanlıurfa’da eylem düzenledi.
Terörist başı Abdullah Öcalan’a tutulduğu İmralı Cezaevi’nde fiziki saldırıda
bulunulduğunu öne sürerek bunu protesto etmek isteyen PKK yandaşları Şanlıurfa’da eylem düzenledi. PKK ve Öcalan lehine slogan atan grup, daha sonra polise taş ve molotof kokteyleri atarak saldırdı. PKK yandaşlarının eyleminde bir ilköğretim okulunun yanı sıra çok sayıda ev ve işyeri de zarar gördü.

Suruç İlçesi’nde de aynı gerekçeyle yürüyüş yapılırken, DTP Milletvekili İbrahim Binici, AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile Ankara’da yedikleri yemeğin daha önceden organize edilmediğini vurgulayarak, “Hükümetten beklentilerimizi söyledik” dedi.

Süleymaniye Mahallesi’nde saat 13.30 sıralarında toplanan yaklaşık 300 kişilik grup Devteşti Mahallesi’ne doğru yürüyüş başlattı. Çoğunluğunun yüzlerini poşular ile gizlediği grupta bulunan birçok kişi ellerinde Öcalan posterleri ile slogan atmaya başladı. Çocukların önde yer aldığı, aralarında kadınların da bulunduğu grup, ‘Apo’suz dünyayı başınıza yıkarız’, Kürtçe ‘Biji Serok Apo’ (Yaşasın başkan Apo) sloganları attı. Ara sokaklarda 2 kilometre yürüyen grup daha sonra Bağlarbaşı Caddesi’ne çıktı. Slogan atarak yürümeye devam eden grup, bu sırada üzerinde Türk bayrağı bulunan park halindeki 07 GM 115 plakalı minibüsü taşlayıp, tekmeledi. Birçok esnaf bunun işyerlerinin zarar görmemesi için kepenk kapattı.

Cadde üzerinde yaklaşık 1 kilometre daha ilerleyen grup, daha sonra aynı güzergahta dönerken, yüzlerini gizleyen birçok kişinin ellerinde taş ve molotof kokteylleri olduğu görüldü. Bağlarbaşı Caddesi’nin polislerce çift yönlü olarak panzerlerle kapatıldığını gören grup üyeleri bir anda ellerinde bulunan taşları çevredeki bina ve işyerleri ile polis araçlarına atmaya başladı. Bunun üzerine ‘Akrep’ ve ‘Panzer’ adı verilen polis araçları grubun bulunduğu alana gaz bombası ve biber gazı ile müdahale etmeye başladı. Bu sırada göstericilerin attığı molotof kokteyli ve taşlar polis araçları ile çevredeki birçok işyerine zarar verdi. Polisin biber gazlı müdahalesi ardından ara sokaklara dağılan grup, bir süre sonra farklı sokaklardan çıkarak taş ve molotof kokteyli ile saldırmaya devam etti. Polisin müdahalesi ile yeniden dağılan grup, Süleymaniye Mahallesi’nin ara sokaklarında sloganlar atarken, gelişmeleri yerinde izleyen Emniyet Müdürü Kutlay Çelik’in talimatı ile bölgeye de çok sayıda çevik kuvvet polisi takviye olarak gönderildi. Alınan geniş güvenlik önleminin ardından araç trafiğine kapatılan caddede polisler hazır olarak beklemeye başladı.
Ara sokaklara dağılan grup, Süleymaniye Mahallesi’nde bulunan Kanuni Sultan Süleyman İlköğretim Okulu ile TEAŞ Şebeke İşletme Bakım Müdürlüğü’ne ait trafonun güvenlik kulübesine saldırdı. Saldırıda okul ve güvenlik kulübesinin camları kırılırken içindeki malzemeler hasar gördü.

Olayı Suruç’ta öğrenen DTP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici ile DTP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani de Bağlarbaşı Caddesi’de geldi. Burada polisler ile görüşüp gelişmelerle ilgili bilgi alan iki DTP’li milletvekili, daha sonra Süleymaniye Mahallesi’nde bulunan DTP irtibat bürosuna geçerek beklemeye başladı.
Polis ile çatışıp küçük gruplar halinde ara sokaklara dağılan ve zaman zaman sloganlar atmayı sürdüren PKK yandaşlarının yeniden eylem yapma olasılığına karşı bölgede güvenlik üst seviyeye çıkarıldı. Gerginliğin sürdüğü bölgede, polis cadde üzerinde bulunanları evlerine girmeleri ve açık olan işyerlerini zarar görme olasılığına karşı kapatmaları konusunda uyardı.

SURUÇ’TA DA YÜRÜYÜŞ YAPILDI

Kent merkezinin savaş alanına döndüğü Şanlıurfa’nın Suruç İlçesi’nde de aralarında DTP milletvekilleri İbrahim Binici ile Hamit Geylani’nin de bulunduğu yaklaşık 500 kişi yürüyüş yaptı. DTP ilçe binasından çarşı merkezine kadar yürüyen grup sık sık terör örgütü PKK ve Öcalan lehine Türkçe ve Kürtçe slogan attı.
Belediye binası önünde basın açıklaması yapan Milletvekili Binici, AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile yedikleri yemeğe yönelik eleştirilere vurgu yaparak, “Bu organize edilmiş bir yemek değildi. Ancak, Türkiye’de gerekse Dengir Mir Mehmet Fırat, AKP’nin Güneydoğu Bölgesi’nde yani bizim tabirimizle açık söyleyeyim Kürdistan’da seçilen her milletvekilinin altında imzası var. Dolayısıyla son süreç ülkeyi kaosa götürüyor. Bizler siyaset yapıyoruz. Hükümetten beklentilerimizi söyledik. Dengir Mir Mehmet bey, Kürt sorununun diyalogla çözülme noktasında bazı taraftarlıklar yapması gerektiğini söyledik” dedi. Grup basın açıklamasının ardından olaysız şekilde dağıldı.

ÇOCUKLARDAN POLİSE MORAL

Şanlıurfa’da, PKK yandaşlarının gösterisine müdahale eden polislere moral için yaklaşık 100 çocuk Sülemanya Mahallesi İpek yol üzerinde giriş çıkışları abluka altına alan çevik kuvvet polisine moral vermek için ellerinde Türk bayraklarıyla polise destek oldu. İstiklal Marşı okuyup ‘Şehitler ölmez vatan bölünmez’, ‘Kahrolsun PKK’ sloganlarını attı.

118


İstanbul’da canlı bomba yakalandı

Yazan: admin Tarih: Eki 12th, 2008 | Kategori:: Kategorilenmemiş


İstanbul polisi bir kadın teröristi Şişli’de 20 kilogram patlayıcıyla yakaladı.

İstanbul hain saldırıdan son anda kurtuldu. Şişli’de Halide Edip girişinde 30-35 yaşlarında olduğu tahmin edilen kadın canlı yakalandı.

İstanbul faciayı polis ekiplerinin dikkati sayesinde ucuz atlattı. Bir istihbaratı değerlendiren İstanbul polisi takibe aldıkları kadın canlı bombayı Şişli’de kıskıvrak yakaladı. Eylem hazırlığında olduğu anlaşılan canlı bomba teröristin üzerinde 20 kg patlayıcı bulundu. Polis bölgede geniş çaplı operasyon başlattı. Kadın teröristin siyah kabarık saçlı ve kot pantolonlu olduğu belirtilirken polisin uzun bir süredir kadın teröristi takip ettiği açıklandı.

Canlı bomba hamile süsü vermiş
İstanbul Valisi Muhammer Güler, Şişli’de 10 kilo bomba ile yakalanan kadının canlı bomba olduğunu ve bölücü terör örgütü PKK üyesi olduğunu açıkladı.
Reklam

İstanbul Valisi Muammer Güler, ele geçirilen kadının hedefinin masum insanlar olduğunu ve PKK üyesi olduğunu söyledi. Canlı bpmbanın böyle bir eylem içinde olduğunu kısa bir süre önce tespit edildiğini ifade etti.

14 fünye, bie el butonu ve vbir de plastik patlayıcı ele geçirildiğini söyleyen Güler, kadının hamile görüntüsü verdiğini sözlerine ekledi.

136


Geissler Tüpü

Yazan: admin Tarih: Eki 11th, 2008 | Kategori:: Bilim Ve Teknoloji Terimleri

1858′de H. Geissler buldu. Bu buluş günümüzdeki elektron tüpünün atası sayılır. Düşük basınçta bir gaz içeren bu cam tübün iki ucundaki elektrodlara voltaj uygulandığında gaz karakteristik bir renkle ışıldar. Bu tüpün değişik şekilleri spektroskoplarda ve neon ya da argon reklam tüplerinde ışık kaynağı olarak kullanılır.

199


Kafasını parçacık hızlandırıcısına sokan adam

Yazan: admin Tarih: Eki 11th, 2008 | Kategori:: Bilim

Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’ndeki kazadaki bilim adamının başına neler geldi? Nasıl yaşamaya devam etti? Nükleer çağın gizli mirasları…

Sovyetler Birliği’nde Soğuk Savaş döneminde bilimsel araştırmalar sırasında meydana gelen ve komünist rejimin baskıcı siyaseti nedeniyle yaşananlar yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor. Bunlardan biri de The Wired’a konu olan Anatoli Bugorski’nin hikayesi.

Süper güç olma amacıyla Sovyetler Birliği’nde kurulan 60’dan fazla bilimsel kasabalardan Protvino’daki parçacık hızlandırıcısında çıkan sorunu gidermek için eğilen Bugorski’nin kafasının içinden proton demeti geçer. Bugorski hiçbir acı hissetmez. Tek gördüğü: Binlerce güneşten daha parlak bir ışık.

Parçacık hızlandırıcısı içerisindeki proton demetinin radyasyon seviyesi 200 bin rad kadar. Çıktığı zamansa ölçülen yaklaşık 300 bin. Bunun nedeni, yine Sovyetlerden bir benzetmeyle anlatılabilir: İki Sovyet Fiat’ını kafaya çarpıştırınca bir otobüs ve bir Mercedes Benz 600 elde ediliyor. Protonlar çarpıştırılınca ortaya muonlar ve ağır parçacıklar ortaya çıkar.

Sol tarafı yaşlanmadı

Normalde bir insan için 600 rad. ölümcül olduğu kabul edilir. Bunun 50 bin katı radyasyona maruz kalan Bugorski’nin sol yüzü tanınmayacak kadar şiştikten sonra Moskova’da bir hastaneye yatırılmış, böylece doktorlar ölmeden önce böylesi bir radyasyonun insan vücudundaki izlerini araştırabilsinler.

Kazadan birkaç gün sonra kafatasının arka tarafındaki ve sol burun deliğinin hemen yanındaki deri proton ışının izlediği yolu görmek için kaldırılmış. Işın deriyi, kafatasını ve beyin dokusunu eritmiş. Kafasının içi de yanmaya devam etmiş. Kazayı izleyen iki sene içerisinde sol tarafındaki tüm sinir dokusu yok olarak felç olmuş ancak Bugorski yaşamaya ve hatta bilim yapmaya devam etmiş.

Bugorski bugün yaşıyor. Yüzünün sağ tarafı yaşlanırken sol tarafı bundan 19 yıl önce olduğu gibi donuk. Konsantre olduğunda sadece alnının sağ tarafı kırışıyor. Sovyetler Birliği’nde nükleer araştırmalar üzerindeki yasaklar nedeniyle hikayesi bilinmiyor. Senede iki defa kendi gibi nükleer kazalara uğramış arkadaşlarıyla beraber kontrole gediyor. Aradan geçen tüm o yıllardaki küçük epilepsi nöbetleri son zamanlarda şiddetlenmeye başlamasının üzerine hükümete başvurarak tedavisinin ücretsiz olması için özürlü kabul edilmesini istemiş.

Haritada olmayan kasabalar

Artık onun hikayesi biliniyor. Batılı araştırmacılar tarafından da incelenmeyi istiyor. Ancak kasabadan ayrılıp Batı’ya gidecek parası yok. Bugorski, “proton silahının istenmeyen testi oldum” diyor. Ayrıca durumunun insanın hayatta kalma isteğinin önemli bir örneği olduğuna inanıyor.

1940’lar ve 1980’ler arasında Sovyetler Birliği’nde Bugorski’nin çalıştığı gibi 60 kasaba inşa edildi. Bunlardan bazılarında gizli atom silahları denenirken bazılarında da barışçıl nükleer araştırmalar yapıldı. Bunlara özel izinle ve istihbarat servislerinin takibiyle ziyaretler yapılabiliyor. Ancak bu kasabalardan bazılarının haritada bile yerleri henüz belli değil.

Timeturk

130


3 yaşında tanrıça oldu

Yazan: admin Tarih: Eki 8th, 2008 | Kategori:: Kategorilenmemiş

Nepal’de 3 yaşındaki bir kız çocuğu, ülkenin yeni ‘yaşayan tanrıça’sı (Kumari) oldu.

Matina Şakya adlı kız çocuğu, gelecek 7-8 yıl daha sürdüreceği ‘yaşayan tanrıça’ unvanını aldı.

Matina, ergenlik çağına gelen ve artık tanrıçalığı bırakması gereken 11 yaşındaki Preeti Şakya’nın yerine geldi.
Nepal’de Budist rahipler, Katmandu vadisinden 3 ya da 4 yaşlarındaki kız çocuklarını ‘yaşayan tanrıça’ olarak seçiyor ve bu çocuklar ergenliğe kadar tapınakta ‘kumari’ olarak yaşıyorlar.

Yaşayan tanrıçalara hem Budistler hem de Hindular tapıyorlar. Bu tanrıçalar 2 ila 4 yaşlarındayken, birçok sınavdan geçerek seçiliyorlar. Kumarilerin mükemmel bir tene, saça, gözlere ve dişlere sahip olması, vücutlarında herhangi bir leke veya yara bulunmaması ve karanlıktan korkmamaları gerekiyor.

143