E-Nasıl.Com

İnternet Gündemi

Geçitlerdeki buzullar ilk kez birlikte eridi

Yazan: admin Tarih: Eki 7th, 2008 | Kategori:: Bilim

Kuzey Kutbu’ndaki kuzeybatı ve kuzeydoğu geçitlerindeki buzlar geçen yaz döneminde eridi ve bu iki geçit ilk kez aynı dönemde gemiyle geçilebilecek duruma geldi.

Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) açıklamasına göre, Amerika kıtasının kuzeyinden geçen Kuzeybatı Geçidi ve Rusya tarafındaki Kuzeydoğu Geçidi’nde geçen yaz gemilerin geçmesine olanak sağlayacak kadar eriyen buzul yazdan sonra yeniden oluştu.

Geçtiğimiz ağustos ayında Kuzey Kutbu’ndaki buzulda uydudan gözlemlerin başladığı 1970’lerden beri yaz aylarındaki en büyük ikinci incelme meydana geldi ve eylül ayı başlarında 2 geçitteki buzul da eridi.

Amerikan Ulusal Buzulbilim Merkezi uzmanlarından Pablo Clemente-Colon, “Kayıtlarımıza göre bu 2 tarihi geçit ilk kez aynı yılda birlikte açık duruma geldi” diye konuştu. İki geçit, 22 Eylül’de buzulun yeniden oluşmasıyla tekrar kapandı.

Uydu görüntülerine göre, Kuzeybatı Geçidi’nin en uzun kolu olan Kanada yakınlarındaki Amundsen Yolu, temmuz ayında gemilerin geçebileceği duruma geldi, daha kestirme olan biraz daha kuzeydeki kol da 18 Ağustos’ta açıldı. Kuzeydoğu geçidindeki Vilkitski Körfezi de aynı dönemlerde açık duruma geldi. Bu geçitlerin açılması, Avrupa ve Asya arasında çalışan ticaret gemilerine yakıt ve zaman kazandırıyor.

ESA’ya göre, 26 Ağustos’ta yapılan ölçümlerde Kuzey Kutbu’ndaki buzulun yüzölçümünün 5.26 milyon kilometrekareydi, iki yıl önce aynı dönemde buzul 5.32 milyon kilometkare yüzölçümüne sahipti.

102


Hidrokinezi - Hydrokinesis - Su Kontrolü

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Felsefe&Parapsikoloji
Hidrokinezi - Hydrokinesis - Su Kontrolü

Sıvı durumdaki bir maddenin moleküllerine nüfuz etme yeteneğidir. Pyrokinezinin aksine burada su oluşturmaktan bahsedemeyiz. Varolan su kütlesinin biçimini değiştirmek yani manipule etmek esas amaçtır.
Başlangıç itibariyle geliştirme teknikleri telekineziye benzeyebilir. örnek verecek olursak, bir su kütlesinin ortasındaki mantar tıpayı hareket ettirmek. Fakat dikkat edin, mantara odaklanmak değil, suya etki ederek mantarı oynatmak. Tıpkı girdaba yakalanan bir geminin sürekli dönmesi gibi.
burada “Bu zaten suya telekinezi uygulamak değil midir?” diyebilirsiniz. Evet aslında olabilir. fakat suyla gerçek bir bağlantı kurmlısınız, sadece maddeye yönelik bir fizik değil elemetin kendisiyle bir olmalısınız. Eğer gerçek yeteneğiniz suysa zaten egzersiz sıklığınıza göre, kısa bir sürede ilerleme kaydedebileceksiniz. Su hariç bir şey düşünmeden meditasyon yapın, yoğunlaşın. bütünüyle suyla kaplandığınızı, gerektiğinde suyun derinliklerinize daldığınızı hissedin. Su olun.

Egzersizler için:

İçi su dolu orta ya da büyük boy camdan bir kase alın. Camdan, çünkü suyun tamamını görebilirsiniz. Mantar tıpa gibi su üstünde kolayca yüzebilen bir nesneyi üzerine yerleştirin. (Telekinezi alıştırmalarında önerilen iki ucuna kibrit çöpü batırılmış iğne gibi)
Şimdi sıra geldi işin en çok pratik ve imajinasyon isteyen bölümüne: Kasenizin karşısında gözlerinizi kapayın. Suyun enerjisini, serinliğini, titreşimlerini hissedin. Onun enerjisiyle kendinizinkini birleştirin. Zihninizde, suyla kurduğunuz enerji bağını hayal edin. Suyun sesini zihninizde duyun, zerafetini hissedin. Bu düşüncelerinizi zihninize kopyalayın ve suyla bir olun. Kendinizi hazır hissettiğiniz zaman gözleriniz açın. Fakat suyla kurduğunuz bağlantıyı kaybetmeyin. O senin bir parçan ve sen de onun. Enerjiyi, zihninizde tutun. Su hareketlenecektir… Ve şimdi, Sudan bir parçasın.. Ona istediğin emri verebilirsin. Kasenin içinde bir girdap oluşturduğunu hayal et. Gittikçe büyüyor ve sürekli hız kazanıyor. İşte o sensin… Bunu yapmayı başardığını hissettiğin ana kadar yapmaya devam et… Sabırlı ol, ilk bir kaç denemede olmuyorsa, ki olmaması muhetemeldir, daha çok egzersiz yap.

Ve sonra zihnini dinlendir.

Alıntıdır…

149


Küresel ısınmayı yavaşlatmak

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Bilim

Alman coğrafya profesörü Hans Joachim Fuchs, küresel ısınmanın yarattığı olumsuzluklardan biri olan buzulların erimesini engelleyebilecek engelleme olmasada en azından erime sürecini yavaşlatacak bir sistem geliştirdi.

Prof. Fuchs, geliştirdiği “rüzgâr yakalama ” sistemi sayesinde dağlık bölgelerdeki soğuk hava akımını “buzulların üzerinde estiriyor”. Başka deyişle buzulu “serin tutarak” erimenin önüne geçmeyi hedefliyor.

Gelişmiş teknolojiyle donatılmış rüzgâr panellerine soğuk hava akımı aktarıp buzullara doğru yönlendiren Prof. Fuchs ve 27 öğrencisi İsviçre ‘deki “Rhona” buzulunda ilk denemelerine başladı.

Yılda yedi metrelik erime gözlenen buzuldaki erimeyi durduramasalar bile yavaşlatacağından emin olduğunu belirten Prof Fuchs, “Bu yeni bir fikir. Şimdiye kadar buzulların aşırı sıcak nedeniyle erimesine çare olarak tek yapılan şey belirli bölgeleri güneş ışınını geri teptirecek şekilde kaplamaktı” dedi ve Avrupa’daki buzulların boyutunu düşünerek geliştirdiği sistemin başarılı olursa daha da geliştirilebileceğini söyledi.

Alman ekibinin çalışmasına sıcak bakanlar olduğu kadar eleştiren de var. İsviçre’deki Zürih Teknik Enstitüsü ‘nde çalışan buzul uzmanlarından Martin Funk, “Buzulları serin tutarak korumak çılgın bir fikir” diyerek kaplama yönteminin daha geçerli olduğunu savunarak Alman ekibin çalışmasını eleştirdi.

Uzmanlar, önlem alınamazsa 2100 yılına kadar Avrupa’nın buzullarının tamamen yok olacağını tahmin ediyor.

112