E-Nasıl.Com

İnternet Gündemi

İsrail’e Atatürk meydanı!

Yazan: admin Tarih: Eki 26th, 2008 | Kategori:: Kategorilenmemiş

İsrail’e Atatürk meydanı!

Türkiye’de dini duyguları istismar edenler olduğu gibi Atatürk’ün manevi hatırasını da istismar edenler çok… Atatürk Türkiye’nin kalbini çalmak için en önemli sembollerden birisi. Galiba İsrail bunu kavramışa benziyor. Büyük bir meydana Atatürk ismi verilirken, ortasına bir de büst yerleştiriliyor.

İsrail’in ilk Atatürk Meydanı, ülkenin güneyindeki “Necef’in başkenti” olarak bilinen Ber Şeva’da açılıyor. İsrail’in dördüncü büyük kenti ve 200 bin dolayında nüfuslu Ber Şeva’da, Mustafa Kemal Atatürk Meydanı ile meydanda Şehitler Anıtı’nın bulunduğu alana yerleştirilecek “Atatürk Büstü” 31 Ekim’de törenle açılacak.

Türkiye’nin Tel Aviv Büyükelçisi Namık Tan ile Ber Şeva Belediye Başkanı Yaakov Terner, meydan ve anıtın son düzenleme çalışmalarını yerinde izlediler.

Atatürk büstünün konulacağı kaidenin beton dökümü tamamlanırken, alandaki düzenlemeler sürüyor. Atatürk büstü, Türkiye’de yapılarak Ber Şeva’ya getirildi.

Ber Şeva Belediye Başkanı Terner, Türk halkına çok derin ve sıcak duygular beslediğini belirterek, yıllar önce, genç bir İsrail Hava Kuvvetleri pilotu olarak görev yaparken Türkiye’ye gittiğini, İzmir Gaziemir ve Konya’da bulunduğunu anlattı.

Terner, o günlerden bu yana Türkiye’ye karşı her bakımdan yakınlık hissettiğini kaydederken, kentin Osmanlı döneminden birçok iz taşıdığını hatırlattı.

Ber Şeva’da “Eski Kent” olarak bilinen çarşının yanı sıra Osmanlı döneminden kalma evler ve binaların bulunduğunu ifade eden Belediye Başkanı, Atatürk büstü ve meydanıyla kentin Türk geçmişiyle birlikte yaşatılacağını kaydetti.

Büyükelçi Namık Tan da meydan ve Atatürk büstünün, iki ülkenin iyi ilişkilerinin bir sembolü olacağını ifade etti. Tan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk askerlerinin savaştığı yerlerde isminin bulunmasının ve bir büstünün yer almasının önemine dikkati çekti.

Tan, Ber Şeva Belediye Meclisi ve Belediye Başkanı’nın bu kararlarından dolayı çok memnun olduklarını da dile getirdi.
Birinci Dünya Savaşı sırasında, 1914 ile 1918 arasında Ber Şeva cephesinde şehit düşen 298 Türk askerinin anısına, kentteki Osmanlı dönemi eski Hicaz Demiryolu’nun istasyonunun hemen yanında bir Şehitler Anıtı bulunuyor. 21 Ekim 2002′de, Türkiye ile Ber Şeva Belediyesi tarafından yaptırılan anıtın bulunduğu meydana “Atatürk meydanı” adının verilmesi fikrinin öncülüğünü ise Ber Şevalı bir Yahudi olan İzak Şatil yaptı.

İzak Şatil, adı “Mustafa kemal Atatürk Meydanı” olarak konulan, anıt ve büstün yer alacağı alana bakan evinin balkonundan, her gün çalışmaları adım adım takip ettiğini söylüyor.

Şatil, İsrail’de her kent ve kasabada olduğu gibi, Ber Şeva’da cadde ve sokakları, bahçeleri isimlendiren komisyonda üye. “Bu meydana Atatürk isminin verilmesinin çok uygun olacağını düşündüm” diyen Şatil, geçen yılbaşında bu düşüncesini hayata geçirmek üzere harekete geçmiş… Önerisiyle 14 Ocak’ta İsimler Komisyonu’ndan bu konuda karar çıktığını, kararın daha sonra Belediyece de onaylandığını ifade eden Şatil, bu konuda Belediye Başkanı Yaakov Terner’den de büyük destek aldığını dile getirdi.

Şatil, “Burada (Ber Şeva) Kennedy, Roosvelt isimleri yok… Ama artık Atatürk’ün adı var…” dedi ve Atatürk’ün çocukluğundan bu yana kendisi için bir “kahraman” olduğunu vurguladı.

7-8 yıl önce ilk kez Türkiye’ye gittiğinde, otellerine doğru yol alırken, insanların büyük bir coşku içinde kutlama yaptıklarını gördüğünü, her tarafta bayrakların asılı olduğunun dikkatini çektiğini söyleyen Şatil, bunun ne olduğunu sorduğunda, “Cumhuriyet kutlamaları” cevabını almış.

Bunun kendisini çok etkilediğini ve o günden sonra İsrail’e dönüşünde, hem Şehitler Günü’nün anma törenleri sırasında, hem de Cumhuriyet bayramından iki gün önce balkonuna Türk Bayrağı astığını ifade eden İzak Şatil, “Türk halkına büyük saygım var” dedi.

Şatil, Ber Şeva’daki Atatürk büstü ve meydanın açılışı öncesi kalp ameliyatına girecek. O günün öncesinde ayakta olmayı hedefliyor ve ekliyor: “O gün ben hastanedeysem, bütün hastane benimle birlikte buraya gelir.”

Ber Şeva cehpesinde hayatlarını yitiren Türk askerlerinin anısını yaşatan anıtın birkaç yüz metre ilerisinde, o dönemde yine aynı bölgede ölen Anzak ve İngiliz askerlerinin bulunduğu bir mezarlık ile anıt da yer alıyor. Ber Şeva’da Anzak askerleri için “Anzak Parkı” da var.

AA

Kaynak Alıntı; http://www.iyibilgi.com//haber.php?haber_id=93636

110


Siyonizm

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Makaleler

Siyonizm; Tüm Yahudilerin Filistin’e dönüp, burada bağımsız bir devlet kurmaları.Ve orada tüm kurumları ile dirilmesini amaçlayan evrensel bir hareket olarak tanımlanabilir. Siyonizm veya Zionizm, Yahudilerin Kudüs’ün kutsal bir kısmı saydıkları Zion’dan gelmekle beraber, zamanla Zion (Siyon), Kudüs için kullanılan kutsal bir isim olmuştur.

Siyonizm, anti-semitizmin doğurduğu, getto sistemiyle hız bulmuştur. Bu sistem ki 1179 yılında Üçüncü Lateron Konsülünün Yahudilerle birlikte yaşamaya cüret eden Hristiyanların aforoz edileceğine dair kararı ile oluşmuştur

Yukarıda belirttiğim getto sistemi ; Yahudilerin şehrin diğer kesimlerinden duvarlarla ayrılmış bölgelerde yaşamaya zorlayan ve bu bölgelerden çıkışı ancak belli zamanlarda özel izinlere bağlanan sistemdir.

Siyoizm; adını bile dini efsanelerden alan herşeyden önce “dine dayalı bir milliyetçilik”tir. En az son 19 yüzyıldır Yahudiler dünyanın çeşitli ülkelerine yayılıp oraların halkları ile karıştıkları için Diaspora’yı birbirine bağlayan, milli karakter değil, din bağı olmuştur. Dine dayalı milliyetçilik ise ilk olarak birer din adamı olan Haham Alkalai ve Kalischer’in Tanrı Yahuda’nın kutsal toprakları (Kudüs ve Nil’den Fırat’a kadar uzanan bölge) Yahudilere adaması inancını hiçbir zaman benliklerinden çıkarmayan ve dünyanın dört bir yanına dağılmış Musa ümmetini Kral Davud’un altı köşeli yıldızı altında toplama idealini hep kalplerinde taşıyan Yahudilere bu geri dönme harekatını başlatarak, dini inançlarını siyasi çizgi ile birleştirilmesinde görülmüştür

Göçlerin dışında, Siyonizm’i ve Yahudilerin dünya çapında teşkilatlanması hareketini hızlandıran bir hadise de, Fransada Yahudi düşmanlığının bir gösterisi haline gelen “Dreyfus Hadisesi” ve Thedor Herzl’in ortaya çıkışıdır.

Ne var ki, Dreyfus Hadisesi Fransa’da yeni bir anti-semitizm dalgasının patlak vermesine de sebep oldu. Bütün bu hadiseler ve gelişmeler Dreyfus davasını takip eden Avusturyalı gazeteci Theodor Herzl’i çok etkiledi. Aslen 1897 Macar doğumlu bir Yahudi’dir.

Herzl’e göre Filistin’de Yahudi devletinin kurulabilmesi için, herşeyden önce, dünyadaki bütün yahudilerin teşkilatlanması gerekliydi. Bu amaçla 27 Ağustos 1897’de İsviçre’nin Basel kentinde Herzl’in katkılarıyla üç gün sürecek olan Birinci Siyonist Kongrenin toplanması büyük başarı olmuştur. Bence bu bir İsrail devletinin kurulmasının ilk ve en önemli aşamasını oluşturmuştur.

Basel Kongresin’de kurulan Dünya Siyonist Teşkilatı Filistin’de Yahudi Devleti kurulması değil, bir yurt edinilmesi kararına varmıştır

Planlı Siyonist bir politikanın neticesinde 2 Kasım 1917’de İngiltere’de yayınlanan Balfour Bildirisi ile Filistin’de Yahudilere “Ulusal bir yurt” sözü verilmiştir. Milletler Cemiyeti’nin de “manda” yönetimi sağlanmıştır

Baron de Rothschild gibi zengin Yahudilerden toplanan paralarla, 60.000 Yahudi, Arap toprak ağalarından aldıkları topraklar üzerine Filistine yerleşmeye başladılar.Göçlerle Filistin’e gelerek yerleşen nüfus zamanla çoğaldı ve 1939’da 500.000’ne ulaştı. Böylece İngiliz mandası denetiminde İsrail devletinin kuruluşu için gerekli alt yapı gerçekleşmiş oldu.

1937 Ağustosunda toplanan 20. Siyonist Kongresinde Yahudilerin kafalarındaki net bir şekilde ortaya çıkmıştır. Buna göre; Yahudi milli yurdunun kurulmasının öngörüldüğü Filistin “tarihi Filistin’in tamamıdır” ve buna Ürdün toprakları da dahildir. Yani Şeria Nehri’nin iki tarafını da kapsamaktadır.

Nihayetinde ilk Amerika’nın tanımasıyla 15 Mayıs 1948’de İsrail Devleti kurulmuştur. Yahudiler dini inançlarının başlattığı ve yoğurduğu Siyonizm ile hedeflerine yüzyıllar sonra yine kavuşmuşlardır.

201


Büyük Ortadoğu Projesi ( Genel Hatları İle )

Yazan: admin Tarih: Eki 5th, 2008 | Kategori:: Makaleler

Emperyalist güçlerin çıkarları doğrultusunda dünyayı şekillendirdikleri bir devirde gün geçmiyor ki devletler arasında bir gün anlaşmazlık çıkmasın, işgal altında bulunun yerlerde kan dökülmesin. Daha düne kadar Osmanlı sınırları içerisinde insanlar farklı ırklardan da olsalar huzur içinde yaşıyorlardı. Ama bugün o bölgelerdeki halklar için bunları pek söylememiz mümkün değil. Özellikle de Ortadoğu’da. Her zaman öne sürülecek bir taş olarak kullanılan Ortadoğu bugün İsrail ve Amerika’nın, resmi belgelerinde yer almayan fakat uygulamaya çoktan geçmiş oldukları Büyük Ortadoğu Projesi’ni o bölgenin haklına empoze etmeye çalışıyorlar. ABD Dış İşleri Bakana Rice tarafıdan ilk önceleri adı “Greater Middle East Project-Büyük Ortadoğu Projesi” olarak ilan edilen, 21. Yüzyılın sömürücü ve siyonist planın hareket alanı Tevrat’ta vaad edilen kutsal topraklardır.

150